Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3870 E. , 2022/3841 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3870
Karar No : 2022/3841
DAVACILAR : 1. … Derneği
2. … Sanayi ve Ticaret A.Ş.
3. … Elektrik Üretim A.Ş.
4. … Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVACILAR YANINDA) : … Elektrik Üretimi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …, Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … A.Ş. (…) Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan indirim teşvikinin, sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedellerine uygulanacağına yönelik 17/09/2020 tarih ve 9548 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI :
Dernek üyesi şirketlerin menfaatlerini korumak amacıyla bu davanın açıldığı, 6446 sayılı Kanun’da iletim sistem kullanım bedellerine ilişkin üretim ya da tüketim yönlü bir ayrıma yer verilmediği, üst hukuk normuna aykırı olarak düzenleyici işlem niteliğinde dava konusu Kurul kararının tesis edildiği, anılan Kurul kararının geçmişe yönelik olarak uygulanacağının öngörülmediği, buna karşın geçmişe yönelik olarak işlem tesis edilmesinin hukukî güvenlik ve kazanılmış hak ilkelerini ihlâl ettiği ileri sürülmektedir.
DAVACILAR YANINDA MÜDAHİLİN İDDİASI:
Dava konusu Kurul kararına istinaden, TEİAŞ tarafından şirketleri adına geriye dönük faturaların düzenlenmesi nedeniyle şirketlerinin mağduriyet yaşadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davanın süresi içerisinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise, 6446 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin üretimi/arzı teşvik etmek amacıyla düzenlendiği, herhangi bir tüketim teşvikine yol açacak uygulamanın bu maddenin sahip olduğu amaca uygun düşmeyeceği, aynı baraya bağlı tüketim tesisleri için tüketim yönlü teşvik vermenin kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulmasına aykırılık teşkil edeceği, iç ihtiyaç için de olsa yapılan elektrik enerjisi tüketiminin teşvik indiriminden yararlanamayacağı savunulmaktadır.
DAVALI İDARE YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI:
Tüketim yönünde iletim sistem kullanım bedellerine uygulanan teşvik indiriminin 6446 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesine aykırı olduğu, teşvik indiriminden her iki yönlü yararlanan üretim lisanslı tesisler için dava konusu Kurul kararına istinaden sadece üretim yönlü sistem kullanım bedellerinde teşvik uygulanmaya başlandığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’İN DÜŞÜNCESİ:
Dava, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan indirim teşvikinin, sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedellerine uygulanacağına yönelik 17/09/2020 tarih ve 9548 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istemiyle açılmıştır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu; Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla, 31/12/2015 tarihine kadar ilk defa işletmeye girecek üretim lisansı sahibi tüzel kişilere, fıkrada sayılan teşviklerin sağlanacağı, bu sürenin beş yıla kadar uzatılmasına Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğu; aynı fıkranın (a) bendinde, üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen düzenleme ile, elektriğin üretildiği tesisler olan üretim tesislerinden lisanslı olarak üretim yapan tesislere işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik indirimi uygulanacağı öngörülmüş, teşvik indiriminin uygulanacağı beş yıllık süre 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14/12/2015 tarih ve 2015/8317 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın 2. maddesiyle 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır.
Kanun’un Geçici 4. maddesindeki kural ile, arz sürekliliğinin yeterli düzeyde sağlanması için, elektrik üretimine yönelik yapılan yatırımların hızlanması ve teşvik edilmesi amaçlanmış olup, herhangi bir tüketim teşvikine yol açacak uygulamanın bu maddenin getiriliş amacıyla bağdaşmayacağı açıktır. Aksi bir düşüncenin kabulü, üretim tesislerinin, salt iç tüketimlerini karşılamak üzere Kanun’un tanıdığı teşvikten yararlanması sonucunu doğuracağından, bu durum teşvik mekanizmasının amacıyla bağdaşmadığı gibi Kanun’un Geçici 4. maddesinde yer alan ve “gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması” şeklinde ifade edilen amaca da aykırılık oluşturacaktır.
Dava konusu Kurul kararıyla, Kanun’un ve teşvik mekanizmasının amacı doğrultusunda üretim tesislerinin üretim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden indirim teşvikinin uygulanacağı belirtilerek, arz güvenliği ve sürekliliği çerçevesinde yatırımcılara teşvik verildiği vurgulanmıştır. Böylelikle olası arz sıkıntısına karşı tedbir olarak mali kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasına da olumlu yönde katkıda bulunacaktır.
Bu durumda, sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan indirim teşvikinin, üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanmasına yönelik Kurul kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 25/10/2022 tarihinde, davacılar ve davacılar yanında müdahil vekili Av. …’un ve davalı vekili Av. … ile davalı yanında müdahil vekili Av. …’ın geldikleri, Danıştay Savcısı’nın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ :
Aynı baraya bağlı tüketim tesisi bulunan üretim lisansı sahipleri için 6446 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ne şekilde uygulanacağına ilişkin 17/09/2020 tarih ve 9548 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazı geçerli bulunmamıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu; Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla, 31/12/2015 tarihine kadar ilk defa işletmeye girecek üretim lisansı sahibi tüzel kişilere, fıkradaki sayılan teşviklerin sağlanacağı, bu sürenin beş yıla kadar uzatılmasına Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğu; aynı fıkranın (a) bendinde, üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
6446 sayılı Kanun’da elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli olarak kullanıcılara ulaştırılmasını teminen arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak çeşitli teşvikler öngörülmüştür. Bu kapsamda, 6446 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinde, lisanslı olarak üretim yapan tesislere işletmeye giriş tarihlerinden itibaren 5 yıl süreyle iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik uygulanacağı belirtilmiştir. Teşvik indiriminin uygulanacağı 5 yıllık süre 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14/12/2015 tarih ve 2015/8317 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın 2. maddesiyle 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır.
Mezkûr Kanun’un Geçici 4. maddesi, üretim tesisi yatırımlarını desteklemek suretiyle arz güvenliğinin yeterli miktarda yedekle birlikte oluşturulmasını sağlamayı amaçlamıştır. Kanun koyucunun işaret ettiği bu amaç doğrultusunda arz sürekliliğinin yeterli düzeyde sağlanmasına yönelik olarak elektrik üretimine ilişkin yatırımların hızlanması ve teşvik edilmesi benimsenmiştir.
Nitekim, Geçici 4. maddede yer verilen “kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması” ibaresinden iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden öngörülen teşvikin amacı anlaşılmaktadır. Yeterli arz kapasitesinin oluşturulabilmesi için teşvik indiriminin üretimi ve üretim tesisi yatırımlarını arttırmaya mâtuf üretim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanması gerekmektedir. Aksi bir kabul hâlinde ise, üretim tesislerinin, salt iç tüketimlerini karşılamak üzere Kanun’un tanıdığı teşvikten yararlanması gerekir ki, bu durum teşvik mekanizmasının amacıyla bağdaşmamaktadır. Başka bir ifadeyle, üretim tesislerinin elektrik üretimi yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu iç tüketim de dâhil olmak üzere herhangi bir tüketimi karşılığında ödemesi gereken iletim sistem kullanım bedellerinden indirim yapılmaması gerekmektedir.
Dava konusu Kurul kararıyla da, Kanun’un ve teşvik mekanizmasının amacı doğrultusunda üretim tesislerinin üretim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden indirim teşvikinin uygulanacağı belirlenmiş olup, arz güvenliği ve sürekliliği çerçevesinde yatırımcılara teşvik verildiği vurgulanmıştır. Böyle bir nitelemenin, elektrik enerjisi talebinin artması ve bu artışın devam edeceği öngörüsü dikkate alındığında, olası arz sıkıntısına karşı tedbir olarak mâlî kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılması amacına olumlu yönde katkıda bulunacağı açık olduğunundan, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, fazla yatırılan …-TL harcın istemi hâlinde davacılara iadesine,
3. …-TL müdahil yargılama giderinin davacılar yanında müdahilin üzerinde bırakılmasına,
4. …-TL müdahil yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,
5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
6. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara ve müdahillere iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu Kurul kararıyla, 6446 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi kapsamında iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan teşvik indiriminin üretim tesislerinin üretim yönlü iletim sistemi kullanımıyla sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla, 31/12/2015 tarihine kadar ilk defa işletmeye girecek üretim lisansı sahibi tüzel kişilere, fıkrada sayılan teşviklerin sağlanacağı, bu sürenin beş yıla kadar uzatılmasına Cumhurbaşkanı’nın yetkili olduğu; aynı fıkranın (a) bendinde, üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Söz konusu maddede, elektriğin üretildiği tesisler olan üretim tesislerinden lisanslı olarak üretim yapan tesislere işletmeye giriş tarihlerinden itibaren 5 yıl süreyle iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik uygulanacağı düzenlenmiştir. Teşvik indiriminin uygulanacağı 5 yıllık süre 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14/12/2015 tarih ve 2015/8317 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın 2. maddesiyle 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır.
Yukarıda aktarılan kuralda, üretim tesislerine iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik indiriminin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu kapsamda, üretim tesislerinin elektrik üretimi yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu iç tüketim üretim aşamasının bir unsuru olduğundan sadece üretim için gerekli olan iç tüketimin de maddede belirtilen teşvik indiriminden yararlanması gerekmektedir. Zira bahse konu iç tüketim, arz güvenliği ve sürekliliğini sağlamak amacıyla elektrik üretimi için zorunludur.
Öte yandan, söz konusu iç tüketim üretim tesislerinin üretim amacı dışında diğer ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir tüketim değildir. Aksine iç tüketim, üretim lisansı sahibi şirketlerin elektrik üretimi yapabilmek, emre amade kapasiteyi sağlayabilmek veya bakım/arıza dönemlerinde zorunlu nedenlerle şebekeden ihtiyaç duyduğu elektriği çekebilmek amacına yönelik bir tüketimdir.
Kaldı ki, mülga 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, üretim tesisleri teşvik mekanizmasından üretim ya da tüketim yönlü herhangi bir ayrım yapılmadan 26/07/2008 tarihinden itibaren yararlanılmaktadır. Kanun koyucu, üretim tesislerinin teşvik indiriminden yararlanabileceğini belirtmekle yetinmiş, elektrik üretimi için gerekli olan iç tüketimi teşvik mekanizmasından yararlanmanın bir istisnası olarak düzenlememiştir. 6446 sayılı Kanun’un amacının üretimi teşvik etmek olduğu ve uygulamaya üretim/tüketim yönlü ayrımı yapılmadan süreklilik kazandırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu Kurul kararı ile teşvik sistemi kanuna aykırı olarak değiştirilmiş ve kanun ile tanınan bir hak idarî bir işlem olan Kurul kararıyla daraltılmıştır. Ayrıca, söz konusu teşvik uygulaması yaklaşık 12 yıldır uygulanmakta iken bu uygulamanın değiştirilmesi gerekliliğine ilişkin de haklı ve hukuken geçerli bir gerekçede ortaya konulamamıştır. Bu durum, “Hukukî Güvenlik İlkesi”ne de aykırılık oluşturmaktadır.
Bu itibarla, 6446 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi ile verilen hakkı, teşvik indiriminin kapsamı dolayısıyla daraltan dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile davanın reddi yolundaki karara katılmıyorum.