Danıştay Kararı 12. Daire 2018/1663 E. 2022/5113 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/1663 E.  ,  2022/5113 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1663
Karar No : 2022/5113

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, “657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. …..” şeklindeki düzenlemenin ve aynı maddenin son (dördüncü) fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ile anılan Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi….. 20” şeklindeki 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : 4688 sayılı Kanun’un dördüncü kısım birinci bölümünde “Sendika ve Konfederasyonların Yetki ve Faaliyetleri” başlığı altında düzenlenen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde verilen yetki kullanılarak bu davanın açıldığı, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesi ile, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (C) fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı, anılan Kanun Hükmünde Kararname ile 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. madde kapsamında 4/C kapsamındaki geçici personelin 02/01/2018 tarihinden itibaren 90 gün içerisinde 4/B statüsüne geçirilmesinin hüküm altına alındığı, anılan düzenleme kapsamında Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 02/04/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiği, ancak dava konusu Bakanlar Kurulu kararındaki bazı hükümlerin, Anayasa’ya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na ve bu Kanun’un 28-32. maddelerine dayanılarak düzenlenen Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin geçici personelle ilgili maddelerine ve sair mevzuata aykırı olduğu ve bu nedenle hukuka aykırı şekilde düzenlenen hükümlerin iptalinin gerektiği ileri sürülmüştür.
26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesiyle eklenen,
1- Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, ”657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasında göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır….” şeklindeki düzenleme yönünden;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesinde düzenlenen geçici personel statüsünde bulunanların 24/12/2017 tarihinden itibaren 90 gün içerisinde 4/B statüsüne geçirilmesinin düzenlendiği ve 4/C maddesinin mülga hale geldiği, davaya konu Esaslar’a eklenen Geçici 11. madde ile de bu geçişe ilişkin düzenleme yapılarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanacağının hükme bağlandığı, ancak ilgili bu geçişte tüm eğitim ve öğrenim durumu hiçe sayılarak sadece yükseköğrenim mezunu olup olmadığına yönelik bir ayırım yapılmadığı, kişilerin eğitimlerine uygun bölümlerin değerlendirmeye alınmadığı, yükseköğrenim mezunu olanların tamamının “idari büro görevlisi”, yükseköğrenim mezunu olmayanların tamamının ise “idari destek görevlisi” olarak atanacağının belirtildiği, bu durumun Anayasa’nın eşitlik ilkesine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan sınıflandırma, kariyer ve liyakat ilkelerine açıkça aykırı olduğundan iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
2- Geçici 11. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, ”…657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme yönünden,
Söz konusu madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere; 4/C statüsünden geçen personele, yeni bir statüde istihdam imkanı tanınmakta ancak, kendi içerisinde ayrıma giderek, çalışma sürelerinin emeklilik ile kısıtlandığı, aynı statü içerisinde yer alan kişilerin farklı uygulamaya tabi tutulmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3- Anılan Bakanlar Kurulu Kararı’nın 6. maddesi ile, Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karara ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”ne 17. sırasından sonra gelmek üzere “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi ….20” şeklindeki 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istemi yönünden,
Söz konusu düzenleme ile, Geçici 11. madde kapsamında yükseköğrenim mezunu olanların tamamının idari büro görevlisi, yükseköğrenim mezunu olmayanların tamamının ise, idari destek görevlisi olarak atanacağı, 4/B statüsüne geçenlerin ise bu ayırıma dahi tabi tutulmaksızın ek ödeme oranının %20 olacağı, 4/C statüsünde görev yapıp 4/B statüsüne geçen ilkokul mezunu personel ile 4 yıllık lisans mezunu personelin aynı ek ödeme oranından faydalanacağı, dava konu Esaslar ile 4/C statüsünde görev yaparken 4/B statüsüne geçen personelin ek ödeme miktarının,, en düşük 4/B’li personelden %50 daha düşük tutulduğu, bu durumun Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür.

26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesiyle eklenen,
1- Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, ”657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasında göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır….” şeklindeki düzenleme yönünden;
657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesiyle sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişi yapılan personelin “geçici personel” olduğu, söz konusu personelin istihdamının 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafında düzenlendiği, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan mevzuat değişikliklerinden önce, 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar”a tabi oldukları, özelleştirme uygulamaları sonucunda iş sözleşmesi sona eren işçilerden 4046 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre nakil hakkı bulunmayan personelin bu kapsamda istihdam edildiği, bu personele ilişkin farklı pozisyon unvanlarının bulunmadığı, tümünün “geçici personel” adı altında istihdam edildiği, bunlara ilişkin brüt ücretlerin öğrenim durumları esas alınarak; yükseköğrenim mezunu, lise ve dengi okul mezunu ve ilköğretim mezunu (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) olanlar için ayrı ayrı belirlenerek gösterge rakamlarının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucunda bulunacak tutar üzerinden belirlendiği, buna ilave olarak toplu sözleşmede öngörülmesi halinde ayrıca ek ödeme yapıldığı, söz konusu personelin, sözleşmeli personel pozisyonlarına geçişinin, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinde de vurgulandığı gibi halen yapmakta oldukları işleri aynı şekilde yerine getirmek üzere gerçekleştirildiği, geçişi yapılacak personelin hizmet gereğinde herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı, geçici personelin sözleşmeli personel pozisyonuna geçişte de “idari büro görevlisi” unvanında istihdam edilecekler için yükseköğretim mezuniyeti şartının arandığı, bu şartı taşımayanlar için “idari destek görevlisi” pozisyonunun öngörüldüğü, söz konusu pozisyonların brüt ücretlerinin belirlenmesinde, geçici personel olarak çalışılmaktayken belirlenmiş olan öğrenim durumuna göre ücret dengesinin de korunduğu, “idari büro görevlisi” pozisyon unvanında istihdam edilenler için yükseköğretim mezuniyetine göre belirlenmiş olan geçici personel ücretlerinin, “idari destek görevlisi” pozisyon unvanı için de lise ve dengi okul mezunu ve ilköğretim mezunu (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) olanlar için belirlenmiş olan geçici personel ücretleri esas alınarak belirli oranda artırıldığı, aralarındaki oransal farkın da korunduğu, bu şekilde, “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” olarak iki farklı unvan belirlemesi yapılırken kişilerin hak kaybına sebebiyet verilmediği, aksine mevcut ücretlerinde genel ücret artış oranının üzerinde artış sağlandığı, “idari büro görevlisi” ve “idari destek görevlisi” pozisyon unvanlarının, 7/15754 sayılı Esaslara ekli asgari nitelikleri gösterir cetvelde de belirtildiği üzere anılan Esaslar’ın Ek 9. maddesi kapsamında bundan sonra da kullanılmaya devam olunacak, süreklilik arz eden pozisyonlar olduğu, kamu istihdamına ilişkin kadro ve pozisyonların kamu hizmet gereklerine göre belirlenmekte olup bunun dışında öğrenim durumuna göre kadro veya pozisyon unvanı belirlenmesinin kamu hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı, kaldı ki; gerek işçi, gerekse memur kadrolarında bulunan pek çok personelin mezuniyet alanlarından ve düzeylerinden bağımsız olarak işe alınmalarının ve kamu hizmetinin gereği olan kadro veya pozisyon unvanlarında görev yapmaya devam ettikleri, ayrıca, dava dilekçesinde öne sürüldüğü üzere mühendislik fakültesi mezunu personel ile yönetici asistanlığı mezunu olan personelin her ikisinin de geçici personel statüsünde çalışıyor olmasının bu kişilere mezuniyetine göre pozisyon unvanı belirlenmesi hakkını tanımadığı, kamu kurum ve kuruluşları adına “mühendislik” görevi için ihdas veya vize edilmiş kadro ve pozisyonlar bulunmakta olup bunların nitelik ve sınav şartlarının ilgili mevzuatlarında belirlendiği, gerekli nitelikleri taşıyanlardan öngörülen sınavlarda başarılı olanların bu pozisyonlarda istihdam edilebildiği, bu şartlar yerine getirilmeksizin sadece geçici personel olarak istihdam ediliyorken halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkı tanınmasının, kişilere öğrenim durumuna göre belirlenecek pozisyon unvanına atanma hak ve imkanını tanımadığı, söz konusu personelin mezuniyet alanlarına ve düzeylerine uygun pozisyon unvanlarına geçirilmesinin, idarelerin görev alanları ve yürüttükleri kamu hizmetinin gerekleriyle hiçbir bağlantısı olmayan pozisyon unvanlarında personel istihdam etmeleri gibi bir sonucu da beraberinde getireceği, ayrıca, kamuda öğrenim alanları ve düzeylerinden farklı kadro ve pozisyon unvanlarında çalışmakta olan kamu personelinin unvan değişikliği, kamu idarelerinin hizmet gereklerine göre daha önceden belirlenmiş bulunan kadro ve pozisyon unvanları için bu alanda ihtiyaç duyacağı sayıyla sınırlı olarak açılacak görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavlarıyla mümkün olabildiği, kamu personelinin kendi alanları ve düzeylerine uygun kadro ve pozisyon unvanında çalıştırılmasının başta sınav olmak üzere belirli şartların varlığına bağlı olup sırf geçici personel olarak çalışmaktayken sözleşmeli personel statüsüne geçiş imkanı sağlanmış olanlara öğrenim alanlarına göre pozisyon unvanı verilmesinin personel uygulamaları arasında adaletsizliğe neden olacağı savunulmuştur.
2- Geçici 11. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, ”…657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme yönünden,
Bu madde hükmünde, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçişine dayanak teşkil eden 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasına paralel bir düzenleme yapıldığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önceki mevcut mevzuatında da (657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (C) fıkrasında) aynı düzenlemeye yer verilmiş olup, kişilerin sosyal güvenliklerinde herhangi bir hak kaybının söz konusu olmadığı, 657 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, idareye herhangi bir takdir hakkı bırakmaksızın objektif ve öngörülebilir bir kural çerçevesinde, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılmasını öngördüğü, dolayısıyla bu hükmün Anayasa’ya herhangi bir aykırılık içermediği, ayrıca, 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilenlerin; geçiş işleminden önce 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrası uyarınca vize edilen geçici iş pozisyonlarında geçici personel olarak istihdam edildikleri ve 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın 15. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, geçici personelin hizmet sözleşmelerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona ereceğinin açıkça düzenlenmiş olması sebebiyle; bu geçiş işleminden ötürü ilgililerin kazanılmış haklarına müdahale edilmediği, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
3- Kararın 6. maddesinde yer alan, “03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13. sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 inci sıra eklenmiştir.”

18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi

20

düzenlemesi yönünden;
657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca geçici personel olarak çalışmaktayken sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılan personelin, geçişten önceki ve sonraki aylık brüt ödemeleri ile yıllık ortalama net ödemeleri incelendiğinde; yükseköğrenim mezunu olan geçici personele, sözleşmeli personel pozisyonuna geçmeden önce brüt 2.801,46-TL ücret ile buna ilave brüt 260,52-TL ek ödeme olmak üzere toplam brüt 3.061,98-TL ve yıllık ortalama net 2.297,28-TL ödenmekte olduğu, söz konusu personele sözleşmeli personel statüsüne geçişinden sonraki pozisyon unvanında brüt 3.098,80-TL ücret ile buna ilave olarak brüt 206,25-TL ek ödeme olmak üzere toplam brüt 3.305,05-TL ve yıllık ortalama net 2.527,01-TL ödenmeye başlandığı, sonuç itibarıyla söz konusu personelin brüt ücretinde %10,6’lık artış oranıyla 297,34-TL, ek ödeme dahil toplam brüt ödeme tutarında ise %7,9’luk artış oranıyla 243,07-TL tutarında artış gerçekleşirken; yıllık ortalama net ücretinde ise %10’luk artış oranıyla 229,74-TL tutarında artış gerçekleştiği, benzer artışların lise ve dengi okul mezunu olanlar ile ilköğretim mezunu olan (İlkokul mezunu veya okur-yazar dahil) geçici personelin sözleşmeli personel pozisyonuna geçişinde yapılan ücret ve ek ödeme belirlemeleri için de geçerli bulunduğu, kamu personel ücretlerinde 01/01/2018 tarihi itibarıyla yapılan artış oranı %5,69 olup, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçişinde yapılan artışın bu oranın da üzerinde olduğu, ek ödemenin, diğer kamu personelinde olduğu gibi sözleşmeli personel uygulamasında da sözleşme ücretinden bağımsız belirlenen bir ödeme unsuru olmadığı, sözleşmeli personel ücret sisteminde, ücret dengesinin sağlanmasında önemli bir işlev gördüğü savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin Anayasa’ya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ve diğer ilgili mevzuata aykırılık teşkil etmediği, kamu yararına, hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesindeki, “657 sayılı Kanunun Geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar ‘anketör’ unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar ‘idari büro görevlisi’ unvanlı, diğerleri ise ‘idari destek görevlisi’ unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır.” şeklindeki düzenleme ile aynı maddenin son fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenlemenin ve anılan Kararın 6. maddesiyle Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline 17 nci sırasından sonra gelmek üzere “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi 20” olarak eklenen sıranın iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 43. maddesinde, “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler. … 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.
30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 11587 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 3. maddesiyle eklenen Geçici 11. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde, “657 sayılı Kanunun Geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır.”, aynı maddenin 4. fıkrasında, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlarda bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” hükmü, kararın 6. maddesiyle Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline 17 nci sırasından sonra gelmek üzere eklenen “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi 20” hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarece; mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, “657 sayılı DMK’nun 4/C maddesi kapsamında geçici personel olarak görev yapanlardan, 696 sayılı KHK’nin 18. maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen Geçici 43. maddesi uyarınca, 4/B’li kadroya geçirilecek personel” ile ilgili olarak usul ve kriterler belirlenmek suretiyle hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etme amacına yönelik olarak Maliye Bakanlığının 26/03/2018 tarihli ve 2452 sayılı yazısı üzerine hazırlanıp yürürlüğe konulan uyuşmazlığa konu “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar”ın yürürlüğe konulması hakkındaki (6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Kararnameye ek) Bakanlar Kurulunun 26/03/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı kararıyla yapılan düzenlemenin, Anayasa’ya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü ve ilgili diğer mevzuata aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen söz konusu düzenlemede, hak ve adelet ilkeleri ile hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesi ve Onikinci Dairesince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek-1. maddesi uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Sendika tarafından, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, “657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. …..” şeklindeki düzenlemenin ve aynı maddenin son (dördüncü) fıkrasında yer alan, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme ile anılan Karar’ın 6. maddesi ile, 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveline “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi….. 20” şeklinde 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş olup, davanın 29/05/2018 tarihinde süresinde açılmış olduğu görüldüğünden bu itirazı yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın “Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler” başlıklı 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekte oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği; (B) fıkrasında, Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olduğu belirtilmiş; (B) fıkrasının 4. bendinde, sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnalarının, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarının, kullandırılacak izinlerin, pozisyon unvan ve niteliklerinin, sözleşme fesih hallerinin, pozisyonların iptalinin, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin, Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği; 5. maddesinde ise, bu Kanuna tabi kurumlarda, 4. maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştırılamayacağı kurala bağlanmış, aynı maddenin mülga (C) bendinde de, geçici personel, “bir yıldan az süreli veya mevsimlik olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kişilerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.
24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesiyle 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi yürürlükten kaldırılmış; birinci fıkrasının (B) bendinde yapılan değişiklik ile geçici personelin bu fıkra kapsamında istihdamına olanak sağlanmıştır. Söz konusu değişiklik ile,
”(Ek paragraf): Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.
(Ek paragraf): Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesiyle 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 43. maddesinin birinci fıkrasında, “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler.”, altıncı fıkrasında, “4 üncü maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” hükümlerine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlilerinin ücretlerinin, hak ve yükümlüklerinin belirlenmesine ilişkin 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
11/10/2011 tarih ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen ve 15/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren Ek 9. maddenin birinci fıkrasında, “Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.” düzenlemesine yer verilerek bazı kamu personeline ek ödeme verilmesi öngörülmüş; dokuzuncu fıkrasında, “Kadro karşılığı sözleşmeli personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personel hariç olmak üzere, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, statüleri ile mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarları gibi kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak bu madde hükümleri çerçevesinde ek ödeme yapılıp yapılmayacağını, yapılacak ek ödeme oranını sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin belirlemeye, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu ödeme tutarı damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.” kuralına yer verilmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla verilen söz konusu yetkiye istinaden 10/01/2012 tarih ve 28169 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’ın “Ek ödeme” başlıklı 1. maddesinde, “Sözleşme ücretleri 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ile üçüncü fıkrası kapsamında belirlenenler, idarelerin yurt dışı teşkilatlarında istihdam edilenler ile ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında;
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre usulüne uygun olarak vizesi yapılmış sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilen sözleşmeli personele, bu Karara ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nde yer alan pozisyon unvanlarına karşılık gelen oranların,
b) Belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personele, bulunduğu pozisyonda geçen hizmet yılı esas alınarak, sözleşmeli çalıştırılmasına esas alınan kadro unvanları için 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı Cetvelde belirlenen oranları geçmemek üzere, il özel idareleri ve belediyeler ile mahalli idare birliklerinin meclisleri veya büyükşehir belediyeleri bağlı kuruluşlarının yönetim kurulları tarafından belirlenecek oranların,
c) 11/8/1983 tarihli ve 2876 sayılı Kanunun 97 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi, 23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ve 7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personele (bilimsel projelerde proje süresi ile sınırlı sürede istihdam edilenler hariç), bulundukları pozisyon unvanlarına, bu Karara ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nde yer alan pozisyon unvanlarına karşılık gelen oranların,
en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil) uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılır.” kuralına yer verilmiştir.

30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında, “657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır. Bu kapsamda atanacaklarda (4) sayılı Cetvelde yer alan nitelikler aranmaz.”, dördüncü (son) fıkrasında, “657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” kuralına yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin verdiği yetkiye istinaden 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar 10/01/2012 tarih ve 28169 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla anılan Karar’da değişiklik yapılmıştır. Söz konusu Karar’ın 6. maddesinde, “03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’a ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”nin 13. sırasına “Zabıt Katibi” ibaresinden sonra gelmek üzere “İcra Katibi” ibaresi ve aynı Cetvele 17 nci sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki 18 inci sıra eklenmiştir.”

18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi
20

şeklindeki düzenleme yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesiyle eklenen,
1- Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, ”657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçiş hakkına sahip olup; anılan Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasında göre Türkiye İstatistik Kurumunda çalışanlar “anketör” unvanlı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan yükseköğrenim mezunu olanlar “idari büro görevlisi” unvanlı, diğerleri ise “idari destek görevlisi” unvanlı pozisyonlara idarelerince atanır….” şeklindeki düzenleme yönünden incelendiğinde;
Yukarıda belirtilen mevzuat ışığında, Türk kamu personel sisteminin istihdam şekillerinden biri olan ve 657 sayılı Kanun’un 4/C maddesinde düzenlenen geçici personel statüsü, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılmış ve kamuda bu kapsamda çalışan personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesiyle kamuda geçici personel çalıştırılması uygulamasına son verilmiştir.
Bu kapsamda, söz konusu geçiş sürecinin sınırları 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. ve 44. maddesinde getirilen düzenlemelerle çizilmiş ve mülga 4/C maddesi kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanların halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirileceği düzenlemesi ile söz konusu personelin bir hizmet sınıfı bulunmadığından aynı görevleri yerine getirecek şekilde istihdamının sağlanması suretiyle kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak bu personelin en etkin şekilde çalıştırılması amaçlanmış ve dava konusu edilen Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın Geçici 11. maddesi ile ilgili personelin öğrenim durumları itibarıyla bir ayrıma gidilerek, yükseköğretim mezunu olanların “idari büro görevlisi”, bunun dışında kalan personelin ise, “idari destek görevlisi” pozisyonlarına atacakları düzenlemesi getirilerek anılan geçiş sürecinde yeknesaklığın sağlanması amaçlanmıştır.
Bu durumda, 657 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli personelin pozisyon unvan ve niteliklerini belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna ait olduğundan, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan idarece, mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, 4/C’li geçici personelin, 4/B’li sözleşmeli personel statüsüne geçiş sürecinde yeknesaklığın sağlanması amacıyla dava konusu edilen Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a eklenen düzenlemeler ile hizmet sınıfı olmayan geçici personelin öğrenim durumları da dikkate alınarak çalışacakları pozisyonların belirlendiği, söz konusu düzenlemenin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 657 sayılı Kanun’a eklenen 43. maddeye aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

2- Geçici 11. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, ”…657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan bu madde uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. Söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” şeklindeki düzenleme yönünden incelendiğinde,
657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinin altıncı fıkrasında, 4. maddenin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında yer alanlardan sözleşmeli personel pozisyonlarına atananların istihdam sürelerinin hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemeyeceğinin hükme bağlandığı ve bu kanun hükmüne paralel olarak düzenleme yapıldığı, geçici personelin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeden önceki mevcut mevzuatında da (657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) fıkrasında) aynı düzenlemeye yer verilmiş olup, 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrası ve Geçici 43. maddesinde sözleşmeli personel olarak çalışanların istihdam ilişkilerinin, sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarih itibarıyla sonlandırılması öngörüldüğünden, anılan düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.
3- Anılan Bakanlar Kurulu Kararı’nın 6. maddesi ile, Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karara ekli “Sözleşmeli Personel Ek Ödeme Oranları Cetveli”ne 17. sırasından sonra gelmek üzere “18- Anketör, İdari Büro Görevlisi, İdari Destek Görevlisi ….20” şeklindeki 18. sıranın eklenmesine ilişkin düzenleme yönünden incelendiğinde,
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesinin birinci fıkrasında memur, akademik ve askeri personele mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla hesaplanan tutarda ek ödeme yapılması öngörülmüş, dokuzuncu fıkrasında ise, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin ek ödeme yapılması ve yapılacak ek ödeme oranının belirlenmesi hususunda Bakanlar Kuruluna takdir ve düzenleme yetkisi verilmiştir. Söz konusu yetkiye istinaden 03/01/2012 tarih ve 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Karar’ın 1. maddesinde; belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde istihdam edilen sözleşmeli personele, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılması kurala bağlanmıştır.
Buna göre, kamu personeline ek ödeme uygulamasının aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesinin sağlaması amacıyla diğer ödeme unsurlarından kaynaklanan eşitsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla yürürlüğe konulduğu ve sözleşme ücretinden bağımsız belirlenen bir ödeme unsuru olmadığı, ayrıca 657 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesi uyarınca sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılan personelin, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere istihdamının sağlandığı hususları göz önüne alındığında, Bakanlar Kuruluna verilen takdir yetkisinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ve üst hukuk normlarına uygun olarak kullanıldığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.