Danıştay Kararı 5. Daire 2018/5263 E. 2022/7469 K. 24.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/5263 E.  ,  2022/7469 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5263
Karar No : 2022/7469

Temyiz Eden (Davacı) : …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı hakların iadesine, maddi ve manevi zararlarının giderilmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hiç kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, adil yargılanma hakkına aykırı hareket edildiği, savunma hakkı tanınmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, İdare Mahkemesince davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesince ”…dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, GATA imamı olarak adlandırılan … isimli kişiyle operasyonel hat üzerinde irtibat kurduğu, 01.01.2014 tarihinden sonra FETÖ/PDY terör örgütü finansmanı olan … Bankası’nda hesap açtığı…” hususu hükme esas alınmış ise de; tüm dosya kapsamının incelenmesinden, GATA imamı olarak adlandırılan ….’nın irtibatları arasında yer alan sivil imam olarak adlandırılan … isimli kişinin farklı operasyonel hat kullanmak suretiyle 2011-2013 yıllarında Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve MSB Sağlık Dairesinde görev yaptıkları dönemde irtibatlı olduğu tabip subaylar arasında davacının da isminin yer aldığı, söz konusu Bank Asya hesabının ise davacının kardeşi …’ye ait olduğu görülmüş, bu hususların İdare Mahkemesi kararına sehven yazıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, Bank Asya hesabının davacının kardeşi …’ye ait olduğu anlaşıldığından, bu durumun davacı aleyhine değerlendirilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmakla birlikte, bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir. Bununla birlikte, davacının sivil imam olarak adlandırılan … isimli kişiyle operasyonel hat üzerinden irtibat kurması ve bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.