Danıştay Kararı 3. Daire 2020/983 E. 2022/4000 K. 24.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/983 E.  ,  2022/4000 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/983
Karar No : 2022/4000

TTEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Telekomünikasyon Fiber İletişim Hizmetleri Elektrik Elektronik İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin; 2011 yılı kurumlar vergisi, aynı yılın Ekim-Aralık dönemine ait gelir (stopaj) vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Telekomünikasyon Fiber İletişim Hizmetleri Elektrik Elektronik İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 17/10/2011 ila 12/08/2016 tarihleri arasında şirketin ortağı olan davacı adına şirketin ödenmeyen kamu borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin dava konusu edilen kısmına ilişkin kamu alacağı, 7020 sayılı Kanun kapsamında 30/06/2017 tarihinde yapılan yapılandırma işlemiyle birlikte nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiğinden, yapılandırma tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin ortağı olmayan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle ödeme emrinin dava konusu edilen kısmı iptal edilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin
reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 17/10/2011 ila 12/08/2016 tarihleri arasında ortağı olduğu … Telekomünikasyon Fiber İletişim Hizmetleri Elektrik Elektronik İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği, bir kısım hasılatını beyan dışı bıraktığı yolundaki saptamaları içeren 05/02/2016 tarihli vergi inceleme raporu uyarınca 2011 yılı için kurumlar vergisi tarhiyatı ile aynı yılın Ekim-Aralık dönemine ait gelir (stopaj) vergisi tarhiyatının yapıldığı ve ayrıca özel usulsüzlük cezasının kesildiği, sözü edilen vergi ve cezalardan oluşan borcun kesinleştiği halde ödenmemesi üzerine tahsili amacıyla ortak sıfatıyla adına ödeme emri düzenlendiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un limited şirket ortaklarının limited şirketlerin amme borçlarından sorumluluğuna ilişkin 35. maddesinin birinci fıkrasında, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında sorumlu oldukları; ikinci fıkrasında, payını devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları; üçüncü fıkrasında, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 30/06/2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 1 No’lu Tahsilat Genel Tebliği’nin “Limited Şirketlerin Amme Borçları” Başlıklı bölümünün 7. maddesinde, ödeme emri düzenlenmeden önce hisse devrinin söz konusu olduğu hallerde, devralan şahsın devir tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş şirket borçlarından sorumlu tutulacağı tutarın tespit edileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mükellefler tarafından belli dönemlerde beyan edilen matrah üzerinden hesaplanarak veya idarece bulunan matrah veya matrah farkından dolayı re’sen veya ikmalen tarh edilen verginin tahakkuk etmesi ile doğan vergi, vergiyi doğuran olayların gerçekleştiği döneme ait olsa da ancak tahakkuk etmekle 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emri ile takip ve tahsil edilecek hale gelmektedir.
Yukarıda değinilen yasal düzenlemede yer alan “devir öncesine ait amme alacakları” kavramı devirden önce tahakkuk etmiş ancak vadesinde ödenmemiş amme alacaklarına ilişkindir.
Buna göre, limited şirket ortaklarıyla ilgili olarak, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait kamu alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulmaları hususu, 6183 sayılı Kanunun 5766 sayılı Kanunla değişik 35. maddesi hükmü gereği olmakla birlikte, 17/10/2011 tasdik tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirket ortaklığı sıfatının kazanıldığı uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emirleri içeriği belirtilen tarih öncesi dönemlere ait kamu alacaklarının doğduğu zamanın, şirket ortaklığı sıfatının kazanıldığı 17/10/2011 tarihinden sonrasına rastlaması sebebiyle, davacının belirtilen borçlardan sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk görülmediğinden, ödeme emrinin, davaya konu edilen kamu alacağına ilişkin kısımları yönünden yazılı gerekçeyle iptali yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.