Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/2380 E. , 2022/4646 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2380
Karar No : 2022/4646
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : Kendi adına asaleten … ve
… adına velayeten
…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların murisinin … İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken 14/04/2014 tarihinde işlenen bir suçun faillerinin yakalanması amacıyla gerçekleştirilen bir operasyon sırasında düşüp yaralanarak hayatını kaybetmesi olayında idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek, müteveffanın eşi … için 75.000,00 TL (miktar artırım sonrası 343.347,81 TL) maddi ve 75.000,00 TL manevi, kızı … için 5.000,00 TL (miktar artırım sonrası 60.872,64 TL) maddi ve 50.000,00 TL manevi, kızı … için 5.000,00 TL (miktar artırım sonrası 118.063,11 TL) maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının önceden öngörülemeyen ve idarenin bilgisi dahilinde olmayan bir sağlık sorunu sebebiyle aniden fenalaşarak yere düşüp başını kaldırıma çarparak yaralanması sonucu gerçekleşen ölüm olayı ile idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunmadığından, davalı idarenin olayda kusursuz sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, olayda, davacılar yakının ölümü ile neticelenen olayın görevin ifası sırasında meydana geldiği görülmekte olup, görevin sebep ve etkisinden kaynaklanan ve idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin doğrudan sonucu olan, nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağandışı zararın kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmini gerektiği, ölenin desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle uğramış oldukları zararın tespiti bakımından Bölge İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi karara esas alınarak davacılar istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü, kısmen davanın reddi suretiyle; davacılardan … için 319.341,36 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, … için 35.632,54 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, … için 111.634,98 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın; 185.000,00 TL’lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 27/11/2014 tarihinden itibaren, kalan 381.608,88 TL’lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 03/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat ve faiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacılara vefat yardımı yapıldığı, nakdi tazminat ödendiği, vazife malulü aylığı bağlandığı, ölüm yardımı yapıldığı, dolayısıyla zararlarının karşılandığı, manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğu, nispi karar harcına hükmedilmemesi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile maddi tazminata ilişkin kısmının bozulmasına, kısmen reddi ile manevi tazminat isteminin onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, davacılardan …’ın eşi ve … ile …’ın babası olan, … İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 2. sınıf emniyet müdürü …’ın, 14/04/2014 tarihinde Edirne İli Merkez İlçede bir şahsın evinin camına taş atılması olayı ile ilgili olarak şahsın şikayeti üzerine başlatılan operasyon sırasında birden yere düşerek başını kaldırımın köşesine çarptığı, bilincini yitirdiğinin ve alnından kan geldiğinin anlaşılması üzerine hastaneye götürüldüğü, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılmayarak vefat ettiği, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ile kalp krizi neticesinde vefat ettiği anlaşılan davacılar yakını nedeniyle varislerine 2330 sayılı Kanun uyarınca 73.148,00 TL nakdi tazminat ödendiği, yine davacılara, 5434 sayılı Kanuna göre 1. derece vazife malüllüğü aylığı bağlandığı, davacılar tarafından davalı idareye yapılan 27/11/2014 tarihli tazminat istemli başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I. Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulü Yönünden İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II. Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İstemlerine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden, Bölge İdare Mahkemesi kararına esas alınan 01/02/2018 havale tarihli bilirkişi raporunun, kullanılan hesaplama yönteminin Dairemizin yerleşik kararlarında öngörülen hesaplama yöntemine uygun olmaması nedeniyle, hükme esas alınması mümkün değildir.
Olayda, 2. sınıf emniyet müdürü iken, yürüttüğü operasyon sırasında kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren …’ın eşi ve çocukları olan davacılara, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun vazife malüllüğü hükümlerine göre vazife malüllüğü aylığı bağlandığı ihtilafsız olmakla birlikte, bağlanan aylık ve yapılan ödemelerin uğranılan maddi zararı tam olarak karşılamadığını ileri süren davacıların uğradıkları destekten yoksun kalma zararlarının belirlenebilmesi için bilirkişi tarafından aşağıda belirtilen şekilde hesaplama yapılması gerekmektedir.
Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali polis memurunun aylar itibariyle aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.
Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali polis memurunun aylar itibariyle alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek vazife malulüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.
Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile TRH 2010 tablosuna göre belirlenecek muhtemel ömrünün sonuna kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alanarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.
Öte yandan, davacılara ilgili kanunlar uyarınca başkaca herhangi bir ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde, bu ödemenin de Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazminat hesabının yapılması, yarar olarak değerlendirilmesi halinde rapor tarihindeki güncel değerinin hesaplanarak zarar tutarından indirilmesi gerektiği, kamu kaynağı kullanılmak suretiyle ve ifa amacı taşıyarak yapılan ödemelerin yarar olarak değerlendirilmesi, kamu kaynağı kullanılmadan ifa amacı taşımaksızın sosyal yardım niteliğinde yapılan ödemelerin ise yarar olarak değerlendirilmemesi gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; 2330 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kurulan Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu’nun … tarih ve … sayılı kararı gereğince davacılara 73.148,00 TL nakdi tazminat ödendiği; öte yandan Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısından da, davacılara 5434 sayılı Kanun’un Ek 79. maddesi uyarınca tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği anlaşılmakta olup; 2330 sayılı Kanun uyarınca davacılara ödenen nakdi tazminat ile 5434 sayılı Kanun’un Ek 79. maddesi kapsamında ödenen tütün ikramiyesinin ve kamu kaynağı kullanılmak suretiyle ifa amacı taşıyarak yapılan ödemelerin; hesaplanan maddi zarar tutarından, rapor tarihindeki güncel değerleri hesaplanmak (ilgili idarelerden sorularak tespit edilmek) suretiyle düşülmesi gerekmektedir.
Bu durumda, temyize konu İdare Mahkemesi kararının davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek rapora göre davacıların maddi tazminat istemi hakkında yeni bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, temyize konu karar davacılar tarafından temyiz edilmemiş olduğundan, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde Mahkemece yaptırılacak olan hesaplama neticesinde, davacılar lehine hükmedilecek olan maddi tazminat tutarının, aleyhe bozma ve hüküm verme yasağı gereği, temyize konu karar ile davacılara ödenmesine karar verilen tutarları (… için 319.341,36 TL, … için 35.632,54 TL , … için 111.634,98 TL) aşamayacağı da açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …18 tarih ve E:…, K:… sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.