Danıştay Kararı 10. Daire 2019/5880 E. 2022/4635 K. 24.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/5880 E.  ,  2022/4635 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5880
Karar No : 2022/4635

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Bakanlığı
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asalaten … , … , … ve … ‘a velayeten …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 08/08/2016 tarihinde, Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, … köyü, … Mezrası, … Köprüsü mevkiinde murisleri … ‘ın araç ile seyir halinde iken bölücü terör örgütü mensuplarınca yola tuzaklanmış el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu hayatını kaybetmesi sebebiyle uğranıldığı iddia edilen manevi zararlarına karşılık müteveffanın eşi … için 75.000,00 TL, çocukları … , … , …, … ‘ın her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL, annesi … ve babası … ‘ın her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL, kardeşleri …, …, …, …, …’ın her biri için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; yaşanan olayın bir terör eylemi olduğu, insanların sürekli kullanımında olan yol güzergahında olduğu, aynı zamanda bölgenin insanların can ve mal güvenliğine tehdit oluşturan terör örgütü eylemlerine sık sık maruz kalınan bir bölge olduğu dikkate alındığında, davalı idarenin yol emniyetinin sağlanması açısından azami ölçüde dikkatli olması ve önlemleri alması gerektiği, bu açıdan gerekli önlemlerin tam olarak alınmaması ya da alınamaması nedeniyle güvenlik hizmetlerinin sağlanması noktasında davalı idarenin ihmal ve/veya kusurunun bulunduğu, gerçekleşen zararın davalı idarece tazmini gerektiği, genel arama ve tarama faatliyetlerinin yürütülmesi ve yol emniyetinin sağlanması hususunda idarenin kusuru, olayın vuku buluş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek, idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak düzeyde olması gerektiğinden müteveffanın eşi için 25.000,00 TL, çocukları için ayrı ayrı 20.000,00 TL, annesi ve babası için ayrı ayrı 20.000,00 TL, kardeşleri için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 195.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince; dava konusu olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle karar verilmiş ise de sosyal risk ilkesi çerçevesinde davacıların bu süreçte duyduğu elem ve ızdırabın dindirilmesi amacıyla manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, olayda idarelerinin kusurlu veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyize konu kararın, davacılardan … dışındaki davacılar yönünden incelenmesi;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, … dışındaki davacılar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, davacılardan … yönünden incelenmesi;

İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinde, “Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin “yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükmünden kastedilen münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılardan …’ın 03/08/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Mahkemece, davacılardan …’ın vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … dışındaki davacılar yönünden ONANMASINA, davacılardan … yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.