Danıştay Kararı 13. Daire 2022/4083 E. 2022/3793 K. 24.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/4083 E.  ,  2022/3793 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4083
Karar No:2022/3793

YARGILAMANIN YENİLENMESİ
İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : … Akaryakıt Petrol Ürünleri Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi…. İdari Dava Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizi üzerine Dairemizin 08/06/2021 tarih ve E:2019/214, K:2021/2117 sayılı bozma kararı uyarınca …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce bu karara uyularak verilen istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve esastan incelenen davanın reddine ilişkin kararın temyizi üzerine Dairemizce verilen 29/06/2022 tarih ve E:2021/5289, K:2022/2938 sayılı onama kararı ile ilgili olarak, davacı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53/g maddesindeki şartların oluştuğu ileri sürülerek yargılamanın yenilenmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan …Petrol Ürünleri Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti.’ne (…Petrol) ait akaryakıt istasyonunda 24/05/2012 tarihinde yapılan denetimde otomasyon sistemi çalıştırılmadan akaryakıt satışı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 815.555,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) …tarih ve …sayılı kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce; hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince, Dairemizin 08/06/2021 tarih ve E:2019/214, K:2021/2117 sayılı bozma kararına uyularak davalının istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz kararının özeti: Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak esastan incelenen davanın reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının , 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.

YARGILAMANIN YENİLENMESİ İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı Kurum’un eski Hukuk Dairesi Başkanı …’ın dosyanın temyiz incelemesinde Üye olarak hem Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 08/06/2021 tarih ve E:2019/214, K:2021/2117 sayılı bozma kararında hem de Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 29/06/2022 tarih ve E:2021/5289, K:2022/2938 sayılı onama kararında oy kullandığı, Üye …’ın dava konusu idari para cezasının tesis edildiği dönemde davalı Kurum’da Hukuk Daire Başkanı olduğu, bu sebeple 2577 sayılı Kanun’un 53/g maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, başvuruya konu yargı kararının yargılamanın yenilenmesine elverişli olmadığı, uyuşmazlıkta, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan çekinme ve ret sebeplerinden hiçbirinin bulunmadığı, Üye …’ın hiçbir zaman Kurul üyesi olmadığı, yargılamanın yenilenmesinin 2577 sayılı Kanun’un 53/2 maddesi uyarınca ancak esas kararı vermiş olan mahkemeden istenebileceği, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin kararının işin esasına yönelik olmadığı belirtilerek yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Dava, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan …Petrol’e ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde otomasyon sistemi çalıştırılmadan akaryakıt satışı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılmış, …İdare Mahkemesi’nce …tarih ve E:…, K:…sayılı dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizi üzerine Dairemizin 08/06/2021 tarih ve E:2019/214, K:2021/2117 sayılı bozma kararı uyarınca …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce bozma kararına uyularak verilen istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve esastan incelenen davanın reddine karar verilmiş, yapılan temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 29/06/2022 tarih ve E:2021/5289, K:2022/2938 sayılı kararıyla Bölge İdare Mahkemesi’nin anılan kararı kesin olarak onanmış, bunun üzerine davacı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53/g maddesindeki şartların oluştuğu ileri sürülerek …İdare Mahkemesi’ne hitaben yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş, …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile “davacı tarafça 21/07/2022 havale tarihli dilekçe ile Danıştay incelemelerinde davalı kurumun eski hukuk daire başkanı olan …’ın Danıştay temyiz incelemelerinde üye hakim olarak oy kullandığı, çekinmeye mecbur üye hakimin katılmasıyla kararlar verildiği ileri sürülerek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu görülmekle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’un 53/2.fıkrası gereğince yargılamanın yenilenmesi isteğinin esas kararları vermiş olan Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce karara bağlanması gerektiği” gerekçesiyle dosya esas kaydının kapatılarak dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla, öncelikle yargılamanın yenilenmesi isteminin Dairemizce karara bağlanıp bağlanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yargılamanın Yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinin ikinci fıkrasında, “Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.” kuralına yer verilmekle birlikte yargılamanın yenilenmesi sebebinin yargılamanın hangi safhasında ortaya çıktığı hususu gözetilerek “esas kararı vermiş olan mahkeme” kavramının irdelenmesi gerekmektedir.
Kararı veren mahkemeyi, yargılamanın iadesi sebebinin ortaya çıktığı aşamadaki kararı veren mahkeme olarak anlamak ve kanun yolu aşamasındaki yargılamanın iadesi hâllerinin bölge adliye veya Yargıtay’da incelenmesini kabul etmek kanaatimizce daha uygundur. Aksi hâlde, ya kanun yolu aşamasındaki bir yargılamanın iadesi sebebi incelenemez hâle gelecektir ki, bu adalet hissini zedeler ve yargılamanın iadesinin amacıyla bağdaşmaz veya üst derecede gerçekleşen bir hatayı alt derecede incelemek gibi sistemi tersine çevirecek garip bir durum ortaya çıkartacaktır. (ÖZEKES, Muhammet, Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, C. III, 15. Bası, İstanbul, 2017, s.2343)
Davacı tarafından, davalı Kurum’un eski Hukuk Dairesi Başkanı …’ın dosyanın temyiz incelemesinde Üye olarak hem Dairemizin 08/06/2021 tarih ve E:2019/214, K:2021/2117 sayılı bozma kararında hem de 29/06/2022 tarih ve E:2021/5289, K:2022/2938 sayılı onama kararında oy kullandığı, Üye …’ın dava konusu idari para cezasının tesis edildiği dönemde davalı Kurum’da Hukuk Daire Başkanı olduğu ileri sürülerek 2577 sayılı Kanun’un 53/g maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş olup ileri sürülen sebebin doğrudan doğruya temyiz aşamasına ilişkin olması nedeniyle, istemin İdare Mahkemesi ya da Bölge İdare Mahkemesi’nce değil, esas kararı veren Mahkeme sıfatıyla Dairemizce karara bağlanması gerekmektedir.
Davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmesine gelince;
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinde, “Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir… g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması…” kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yasaklılık sebepleri” başlıklı 34. maddesinde ise ” (1) Hâkim, aşağıdaki hâllerde davaya bakamaz; talep olmasa bile çekinmek zorundadır:
a) Kendisine ait olan veya doğrudan doğruya ya da dolayısıyla ilgili olduğu davada.
b) Aralarında evlilik bağı kalksa bile eşinin davasında.
c) Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyunun davasında.
ç) Kendisi ile arasında evlatlık bağı bulunanın davasında.
d) Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı
kalksa dahi kayın hısımlığı bulunanların davasında.
e) Nişanlısının davasında.
f) İki taraftan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket
ettiği davada. ” kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Üye …’ın Mayıs 2008 tarihinden Danıştay Üyeliğine seçildiği 15/12/2014 tarihinde kadar davalı Kurum’da Hukuk Dairesi Başkanı sıfatıyla görev yaptığı, … her ne kadar usûl yönünden Mahkkemece iptal edilen ilk Kurul kararı döneminde bu görevi ifa etmekte ise de dava konusu idarî para cezasına esas olan fiil ve işlemler kapsamında davalı Kurum’un vekili sıfatıyla herhangi bir işlemi olmadığı gibi Kurul üyeliği gibi bir görevle icraî karar alan bir konumda da bulunmadığı, dava konusu işlemin tesis edildiği 07/12/2016 tarihinde ise Danıştay Üyesi olarak görev yaptığı, dolayısıyla dosya kapsamındaki uyuşmazlığın hiçbir döneminde iki taraftan birinin vekili sıfatıyla hareket etmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının yargılamanın yenilenmesi istemiyle verdiği dilekçede ileri sürdüğü nedenler, 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde tahdidî olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden hiçbirine uygun olmadığından, istemin reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının YARGILAMANIN YENİLENMESİ İSTEMİNİN REDDİNE;
2. İstemin kabul edilmemiş olması sebebiyle 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca ….-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 24/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.