Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/4337 E. , 2022/3982 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4337
Karar No : 2022/3982
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, banka hesap hareketleri dikkate alınarak kayıt dışı akaryakıt satışı yaptığı yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporuna istinaden 2012 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, aynı yılın Temmuz- Eylül dönemi için aranmayan geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353.maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda, banka hesaplarına yüksek tutarlı para giriş ve çıkışlarının kayıt dışı akaryakıt ticaretine ilişkin olduğu ve bu yolla elde edilen kazancın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı belirtilmiş ise de sözü edilen faaliyetin varlığı somut tespitlerle ortaya konulmaksızın salt banka hesap hareketleri esas alınmak suretiyle eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, kararın değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacı tarafından … Nakliyat ve Petrol Gıda İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi ile … Denizcilik Petrol Gıda Havacılık Yer Hizmetleri Nakliye ve Ticaret Limited Şirketi’ ne havale ve eft yoluyla gönderilen tutarların kayıt dışı akaryakıt alımına ilişkin olduğu ve belgesiz olarak satılan akaryakıt ticaretinden elde edilen hasılalatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığından bahisle vergi inceleme raporunun düzenlendiği, sözü edilen raporda, adı geçen şirketlere gönderilen para tutarı maliyet bedeli olarak kabul edilerek % 5 karlılık oranının uygulanması suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden dava konusu verginin salındığı ve cezaların kesildiğinin anlaşıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğunun hükme bağlandığı, uyuşmazlık konusu olayda, değinilen yasa maddesi gereğince ispat yükü kendisine düşecek olan davacı tarafından gerek vergi incelemesi sırasında gerek yargılama aşamasında sözü edilen firmalara gönderilen paraya ve nedenine dair herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği dikkate alındığında, dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası yönünden istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava bu yönden reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu, yargı yerlerince değişik gerekçelerle idarece kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırıldığı, konunun açıklığa kavuşması bakımından sözü edilen cezanın dayanağı olan yasa maddesinin itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, ihtilaflı dönemde şirket ortaklığı dışında bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak tarhiyat yapıldığı, adına kayıtlı banka hesaplarının kardeşi Mehmet Karakuş tarafından kullanıldığı, kardeşinin inceleme elemanına verdiği ifadesinin de bu yönde olduğu, söz konusu banka işlemlerinin kendisince gerçekleştirilmediği, işleme taraf olan firmaları da tanımadığını, karşıt incelemeyle gerçek mahiyetin ortaya konulmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Sadece banka hesap hareketleri esas alınarak ticari faaliyetin var olduğu görüşüyle vergilendirilecek kazanç tutarı somut tespitlerle ortaya konulmaksızın yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığından davacı temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması; davalı idare temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesi’nce Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve davalı idare tarafından ileri sürülen Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 134. maddesinde vergi incelemesinin amacının; ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanması karşısında, mahkemelerce yapılacak yargısal denetimde, vergi incelemesi üzerine salınan vergilerin, anılan düzenlemeye uygunluğunun bütün yönleriyle irdelenmesi suretiyle ortaya konması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi öngörülerek matrahın, re’sen takdir yoluyla belirlenmesi gereken hallerde dahi gerçek gelire en yakın gelire ulaşılması amaçlanmıştır.
Dava konusu vergilendirme, davacı adına kayıtlı muhtelif banka hesaplarına yüksek tutarlı para giriş ve çıkışlarının kayıt dışı akaryakıt ticaretine ilişkin olduğu görüşüyle davacı tarafından … Nakliyat ve Petrol Gıda İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi ile … Denizcilik Petrol Gıda Havacılık Yer Hizmetleri Nakliye ve Ticaret Limited Şirketi, … Deniz Su Ürünleri Turizm Taşımacılık Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, … Petrol Ürünleri Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve …’ya havale ve eft yoluyla gönderilen tutarlar maliyet bedeli olarak kabul edilerek % 5 karlılık oranından hareketle saptanan matrah farkı üzerinden yapılmıştır.
Davacının belgesiz olarak aldığı akaryakıtı belgesiz olarak sattığı ve bu yolla elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle tarhiyat yapılmış ise de tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunun atıfta bulunduğu vergi tekniği raporunda da belirtildiği üzere bu faaliyetin varlığına dair tek verinin davacı adına kayıtlı banka hesap hareketlerinin olduğu hususu dikkate alındığında, gerçek mahiyeti ortaya koymaktan uzak, eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davacı temyiz isteminin kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması; davalı idare temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.