Danıştay Kararı 4. Daire 2020/3575 E. 2022/5863 K. 24.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/3575 E.  ,  2022/5863 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3575
Karar No : 2022/5863

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon geliri karşılığında sahte fatura düzenlediğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden tarh edilen 2013 yılı gelir vergisi ile 2013/1-3,4-6,7-9,10-12 dönemleri geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitler mükellefin sahte fatura düzenlediği hususunu açık ve somut olarak ortaya koymaya yeterli olmadığından, eksik inceleme ve varsayıma dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve …-…-… sayılı Vergi Tekniği Raporunda; 23/07/2007 tarihinden itibaren motorlu kara taşıtlarının parçalarının belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda perakende ticareti ve 09/02/2009 tarihinden itibaren şube işyerinde su ve kömür satışı işi ile iştigal ettiği, 13/02/2009 tarihinde şube işyeri adresinde yapılan yoklamada; mükellefin oto yedek parça satışı işinde faaliyette bulunduğu, 09/02/2009 tarihinden itibaren bu adreste şube işyeri adresi olarak su satışı ve kömür işine başladığı, merkez iş yeri adresinde yapılan 15/05/2014 tarihli yoklamada; mükellefin genelde hafriyat araçlarına ait yedek parça satışının olduğu takriben kendi ifadesine göre 150.000 ve 200.000 arası yedek parçasının bulunduğu, bu işe ilaveten hafriyatçılık yapıldığı, aynı adreste 15/05/2014 tarihli yoklamada; işyerinde çalışana rastlanmadığı, muhtelif büro malzemeleri, emtia olarak muhtelif sayıda oto yedek parçası ile yaklaşık 250.000 adet oto yedek parçası bulunduğu ve … VE … plakalı araçların faaliyette kullanıldığı, 03/11/2016 tarihli yoklamada; faaliyetine devam ettiği, oto yedek parça alım satımı yaptığı, tespit edilen çalışan sayısının 1 olduğu, 1 adet ödeme kaydedici cihaz ile 1 adet kamera sistemi bulunduğu hususlarının tespit edildiği, sistemden yapılan sorguda faal 2 adet şubesi görüldüğü, 2013 yılında 6.060.974,10 TL, 2014 yılında 300.313,60 TL, 2015 yılında 94.857,72 TL, 2016 yılında 93.494,96 TL, 2017 yılında 45.918,78 TL KDV matrahı beyan ettiği, 2013 yılı alımlarının 5.965.591,13-TL olduğu, alışlarının %98,26 ‘sının olumsuz tespit bulunanlardan olduğu, olumsuz tespit bulunmayan diğer alışlarının 38.147,47 TL’lik kısmının ise mükellefin şube işyeri faaliyetini oluşturan su işine ilişkin olduğu, 2014 yılında 221.368,21 TL olarak bildirdiği alışının 103.924,00 TL lik kısmının su işine ilişkin olduğu, mükellefin oto yedek parça alışlarını oluşturan tutarların ise hakkında sahte belge düzenlediği yönünde rapor bulunan mükelleflerden olduğu, 2015, 2016, 2017 yıllarında bildirdiği alış tutarları toplamının 170.528,93 TL olduğu bunun 30.465,33 TL lik kısmının haklarında sahte belge düzenlediği yönünde rapor bulunan mükelleflerden olduğu, su işine ilişkin alışlarının 72.461,64 TL tutarında bulunduğu, 2013 yılı ilk 6 ayında 3 ila 5 arası, 2015 yılında 3 ila 4, 2016 yılında 2, 2017 yılında 1 ila 2 çalışan bildirdiği, 2014 yılında çalışan bildirilmediği, 13.475.292,88 TL vergi borcu bulunduğu, ödenen toplam vergi aslının 39.070,25 TL, gecikme zammının ise 7.576,91 TL olduğu, üzerine kayıtlı 1 adet kamyonetin bulunduğu, mükellefin sigortalı çalışanı olarak görünen …’ın su firmasında yaklaşık 2,5 yıl çalıştığını, …’ı tanımadığını, bazı yazışmalarda ismini gördüğünü, firma yetkilisinin … olduğunu, aynı firmada toplamda 3 yada 4 kişi çalıştıklarını, … ve …’in oğulları ile çalıştığını, faaliyetin su satışı olduğunu, başka iş yapmadıklarını beyan ettiği, …’in …’a ait damaca su satış dükkanında 2013-2014 yıllarında çalıştığını, su satışı yaptığını, aynı zamanda …’ın Kemerburgaz’da yedek parça işi yaptığını, ancak yedek parça dükkanında çalışmadığını, su satışı dükkanında işlerin başında …’ın olduğunu, çalışan olarak görülen şahıslardan sadece …’ı tanıdığını, başka çalışan olmadığını beyan ettiği, mükellefin 2007 tarihinden itibaren perakende olarak oto yedek parça alım satımı ve 2009 tarihinden itibaren ise damacana, pet şişe ve bardak su satışı yaptığını, üretim faaliyeti olmadığını, toptancıdan alıp direkt sattıklarını, araç tamiratı tadilatı şeklinde iş yapmadıklarını, su satışı yapılan iş yeri hariç bir depolarını bulunmadığını, oto yedek parça işinde kendisinden başka kimsenin çalışmadığını, çalışanların su işinde çalıştıklarını, iki kamyon ile bir kamyoneti bulunduğunu, bu kamyonlarla hafriyat işi yaptığını bu araçlarla oto yedek parça taşımadığını, işlerinin azaldığını, elindeki malları sattığını beyan ettiği, mükellefin 2015, 2016, 2017 yıllarında beyan ettiği KDV matrahlarının düşük olması, alışlarının büyük çoğunluğunun hakkında olumsuzluk bulunmayan mükelleflerden olması, alışları ve satışlarının düşük tutarda ve birbiriyle uyumlu olması değerlendirildiğinde bu yıllar için sahte belge düzenlediği yönünde somut tespit bulunmadığı, 2013-2014 yıllarında ise alımlarının olumsuz mükelleflerden olması, düzenlenen faturalara ait tahsilatın çekle ödendiği ilişkin belgelerin gerçeği yansıtmadığı (mükellefin satış karşılığı aldığı çekleri hakkında sahte belge düzenlediği yönünde rapor bulunan bir şahsa ciro ettiği tespit edilmiş), oto yedek parça satışına ilişkin düzenlediği yüksek tutarlı faturalardaki iş hacmini gerçekleştirebilecek teknik kapasiteye sahip olmadığı, banka hesap hareketlerinin çok düşük olduğu, çok yüksek tutarda vergi borcu bulunduğu hususları ve çalışan beyanları birlikte değerlendirildiğinde ise 2013,2014 yıllarında oto yedek parça satışlarına ilişkin düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu, su satışı dışında gerçek bir faaliyeti bulunmadığı sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, beyan edilen hasılatı elde edebilecek ticari kapasitesinin olmaması, mal/hizmet alışı yapılan mükelleflerin büyük bir kısmı hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunması, vergi borçlarına cüzi miktarda ödeme yapması hususları göz önünde bulundurulduğunda mükellefin 2013 ve 2014 yılında gerçek bir faaliyetinin olmadığı, düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.