Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/838 E. , 2022/5885 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/838
Karar No : 2022/5885
TEMYİZ EDENLER : 1) (DAVACILAR)
1.1 …
1.2 …
1.3 …
VEKİLLERİ : Av. … , Av. …
2) (DAVALI) … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların çocuğu …’ın, Adıyaman Anadolu Lisesi Erkek Öğrenci Pansiyonu binasına 14/05/2014 tarihinde gece yarısı dışarıdan girmek isterken yere düşerek yaralanmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla çocuk için 5.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi, anne ve baba için ayrı ayrı 50.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 205.000,00-TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının kimseye görünmemek için bahçe duvarından geçtikten sonra kaldığı binanın ikinci katına tırmanarak çıkmaya çalıştığı esnada kendi kusuru ve dikkatsizliği sonucu düşmesi nedeniyle zarar gördüğü, meydana geldiği ileri sürülen zararla davalı idarenin hizmeti arasında illiyet bağı bulunmadığı, idareyi tazminle yükümlü kılacak, idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun mevcudiyetinden bahsetmeye olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacı …’ın olay tarihinde 17 yaşında olduğu, yatılı kaldığı pansiyonda gece yat yoklamasından sonra gizlice dışarı çıktığı, gece yarısı 02:00 civarı gizlice pansiyona gelip bahçe duvarını aşıp binada ikinci kata tırmanmaya çalışırken düşerek yaralandığı, kendi imkanıyla ambulans çağırması üzerine ambulansın gelmesiyle pansiyon yönetiminin olaydan haberinin olduğu, davacının kusurlu davranışları yanında pansiyon yönetiminin olayın oluşumunda ortak kusurunun bulunduğu, pansiyonda gerekli güvenlik düzeninin kurulmaması, görevlilerin kayıtsızlıkları ve ihmali nedeniyle idarenin de hizmet kusuru bulunduğu, Dairece yaptırılan hesap bilirkişisi raporuna göre TRH 2010 hesap tablosu verilerine göre davacı …’ın 449.719,00-TL maddi meslekte kazanma gücü kaybı olduğunun belirlendiği, Dairece de hükme esas alınabilecek bu rapor doğrultusunda, olayın gelişimi, davacının fiilleri ve olay tarihinde 17 yaşında olduğu gözetilerek davacı …’ın % 70, davalı idarenin ise % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının maddi zararının kusur oranına göre belirlenen 134.915,00-TL tutarında olduğu, olay nedeniyle duyulan üzüntü ve elem nedeniyle kusur oranına göre Dairece takdir edilen davacı … için 18.000,00-TL manevi, anne ve baba için ayrı ayrı 9.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru yapıldığı 19/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, idarece yeterli ve gerekli denetim yapılmadığı, tüm zarardan idarenin sorumlu tutulması gerektiği, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu olayda idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, hesaplanan tazminat miktarının fahiş olduğu, sebepsiz zenginleşmeye neden olunduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiş olup davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu olayda idarenin kusur/kusursuz sorumluluğu bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacıların çocuğu …’ın 13/05/2014 günü kalmakta olduğu Anadolu Lisesi Erkek Öğrenci Pansiyonundan nöbetçi öğretmen tarafından alınan yat yoklamasından sonra saat 22.30 sıralarında izinsiz olarak dışarıya çıktığı, 14/05/2014 günü saat 02.00 sıralarında izinsiz olarak ayrıldığı pansiyona geri döndüğü, kimseye görünmemek için bahçe duvarından geçtikten sonra kaldığı binanın ikinci katına tırmanarak çıkmaya çalıştığı esnada kayarak ayaklarının üzerine yere düşerek yaralanması nedeniyle, davacılar tarafından tazminat istemiyle yapılan başvurularının reddedilmesi üzerine, çocuk için 5.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi, anne ve baba için ayrı ayrı 50.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 205.000,00-TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ‘Yargılama giderlerinin kapsamı’ başlıklı 323. maddesinin (a) fıkrasında; başvurma, karar ve ilam harçları, yargılama giderleri arasında sayılmış, ‘Yargılama giderlerinden sorumluluk’ başlıklı 326. maddesinde; yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağı düzenlenmiş, ‘Yargılama giderlerine hükmedilmesi’ başlıklı 332. maddesinde; “Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır.
” hükmüne yer verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun ‘Mevzuu’ başlıklı 2. maddesinde; yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu, ‘Mükellef’ başlıklı 11. maddesinde; genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu, ‘Harçdan müstesna işlemler’ başlıklı 13. maddesinin (j) fıkrasında; Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olduğu belirtilmekle birlikte, parantez içi hükmünde yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının, Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline igili yargı merciince karar verileceği düzenleme altına alınmış olup, ‘Harç alma ölçüleri’ başlıklı 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev’i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı, ‘Değer esası’ başlıklı 16. maddesinde; değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu, ‘Harcın nispet’ başlıklı 21. maddesinde; yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği, ‘Nispi harclarda ödeme zamanı’ başlıklı 28. maddesinde ise; (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun’un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davanın maddi ve manevi tazminata ilişkin temyiz istemleri yönünden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar esas bakımından hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın hükmedilen yargılama giderine yönelik kısmı yönünden yapılan inceleme:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 134.915,00-TL maddi ve 36.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 170.915,00-TL tazminatın ödenmesine karar verilmiş olup hüküm fıkrasında; “Hükmedilen miktar üzerinden belirlenen 13.314,64.-TL nispi karar harcından davacının yatırdığı 2.219,14-TL nispi karar harcının mahsubu sonucu kalan 11.095,50-TL nispi harcın davacıya tamamlattırılması için müzekkere yazılmasına, hükmedilen miktar üzerinden belirlenen 13.314,64.-TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine” şeklinde karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı hususu açıktır.
Bu kapsamda; hüküm fıkrasında yer alan “Hükmedilen miktar üzerinden belirlenen 13.314,64.-TL nispi karar harcından davacının yatırdığı 2.219,14-TL nispi karar harcının mahsubu sonucu kalan 11.095,50-TL nispi harcın davacıya tamamlattırılması için müzekkere yazılmasına, hükmedilen miktar üzerinden belirlenen 13.314,64.-TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine” ibaresinin “Hükmedilen miktar üzerinden belirlenen 11.675,20-TL nispi karar harcından davacının yatırdığı 2.219,14-TL nispi karar harcının mahsubu sonucu kalan 9.456,06-TL nispi harcın davacıya tamamlattırılması için müzekkere yazılmasına, hükmedilen miktar üzerinden belirlenen 11.675,20.-TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından taraflara iadesine,
4. Kesin olarak, 21/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.