Danıştay Kararı 8. Daire 2021/2483 E. 2022/5857 K. 21.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/2483 E.  ,  2022/5857 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2483
Karar No : 2022/5857

Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacı) … Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …
2- (Davalı) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti :Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı tarafından savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi :İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, … kısım … ada da yer alan kamuya ait alanın imar fonksiyonu (Spor Tesisi) uygulanıncaya kadar “Park Et-Devam Et Projesi” kapsamında otopark olarak işletilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi UKOME kararının geri alınması istemiyle 09.02.2012 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacı belediyenin itirazının, taşınmazın geçici otopark olarak işletilmesine karar veren Ulaşım Koordinasyon Merkezi Genel Kurulu tarafından incelenip karara bağlanması gerekirken, bu konuda yetkisi bulunmayan Ulaşım Dairesi Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü tarafından tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ”Kararlarda bulunacak hususlar” başlığını taşıyan 24/f maddesinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama ücreti kapsamında olduğu; 326. maddesinde, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde ise, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği kurala bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği kuralı yer almıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan ve Türkiye Barolar Birliğince 02.01.2020 gün ve 30996 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Amaç ve Kapsam” başlığını taşıyan 1. maddesinde; “Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda… Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümleri uygulanır….”; 3. maddesinin 1. fıkrasında; “Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek… ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası… göz önünde tutulur.” denilerek avukatlık ücretine hak kazanabilmek için hukuki yardımda bulunmuş olmak esas alınmaktadır. Tarifenin ”Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret” başlığını taşıyan 15. maddesinde; ”(1) Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri genel kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir. (2) Şu kadar ki, dilekçelerin görevli mercie gönderilmesine veya dilekçenin reddine karar verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmolunmaz.” düzenlemesine, “Uygulanacak tarife” başlığını taşıyan 21. maddesinde; “(1) Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır.” kuralına yer verilmiş, Tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde; İdare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen duruşmasız davalar için 1.700,00 TL vekalet ücretine hükmedileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vekalet ücreti dışında temyize konu Mahkeme kararının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Vekalet ücreti yönünden temyize konu Mahkeme kararının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ”Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlığını taşıyan 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay’ın kararı düzelterek onayacağı, kurala bağlanmıştır.
Davacı belediyenin davasını vekil ile açmış olması, yargılama devam ederken vekil ile temsil edilmesi nedeniyle vekalet ücretine hak kazanmış olduğu açık olup; her ne kadar davacı adına davayı açan vekilin karar düzeltme aşamasında vekillikten çekildiği görülmüş ise de dava açılırken verilen vekaletnamede davayı açan avukatın dışında sekiz avukatın daha davacı belediye adına birlikte vekil olarak tayin edildiği anlaşıldığından, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, İdare Mahkemesince bu hususta hüküm kurulmamasında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda; 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasına; “davacı lehine 1.700,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine” ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının düzeltilerek onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.