Danıştay Kararı 4. Daire 2019/3191 E. 2022/5795 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3191 E.  ,  2022/5795 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3191
Karar No : 2022/5795

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Geri Dönüşüm Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına bir kısım hurda alışını gider pusulası düzenleyerek gerçekleştirdiği ve kayıtlarına intikal ettirmek amacıyla sahte fatura kullandığından bahisle 2016/1 ila 11 dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; sahte olduğu ileri sürülen faturalarda gösterilen mal alışlarının vergiden muaf esnaftan yapıldığı yönünde somut bir tespit yapılmadan, varsayıma dayalı olarak mal alışlarının vergiden muaf esnaftan yapıldığının kabulü suretiyle ve yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiğinden bahisle, davacı adına yapılan uyuşmazlık konusu tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yönde verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükme bağlanmış, 227. maddesinde, üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait kayıtların tevsikinin mecburi olduğuna vurgu yapılmış, 229. maddesinde ise fatura; “satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika” şeklinde tarif edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Vergi Tevkifatı” başlığı altında düzenlenen 94. maddenin 13. fıkrasında ise, esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden hurda mal alımları için %2 tevkifat yapılacağı belirtilmiştir.
Bilindiği üzere hurda emtiası, ya bu emtianın ticaretini yapan tüccardan ya da vergiden muaf esnaftan alınabilmektedir. Buna göre davacı kayıtlarına alınan faturaları düzenleyen şahıs ya da şirketler hakkında davalı idare tarafından düzenlendiği belirtilen vergi tekniği raporlarındaki tespitlerden, bunların düzenlediği ve sahte olduğu varsayılan faturaların gerçekten yapılan hurda teslimine dayandığının kabulü mümkün olmadığı gibi, söz konusu hurda tesliminin sahte fatura düzenleyicisi olduğu tespit olunanlarca kendisine yapıldığını kanıtlayamayan yükümlü şirket adına aynı faturalarda gösterilen bedelin, o şahıs ya da şirketlere ödendiğinin kabulü olanaksızdır.
Faturanın emtia teslimini gerçekleştirmeyen firmalarca düzenlenmesi durumunda, kayıtlara geçen hurdanın belgesiz emtia teslim eden kişi ya da şirketlerden alınıp, gerçekte faaliyeti olmayan şirketlerden temin edilen faturalarla da belgelendirilmesi olasıdır.
Şu halde, faturasız alınan hurda emtiasının, emtia ticareti yapmaksızın fatura düzenleyen mükelleflerce tanzimli faturalar ile belgelendirilmediğini ispat edemeyen davacının, bu alışlarını vergiden muaf esnaftan yaptığının kabulü de hukuka va hakkaniyete aykırı olmayacaktır.
Dosyanın incelenmesinden; atık ve hurda toptan ticareti faaliyeti ile iştigal eden davacının hurda alımında bulunduğu …,… Makine Metal Ltd. Şti. ile …Makine Metal İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.den aldığı faturaların sahte olduğunun söz konusu şahıs ve şirketler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları ile tespit edildiği, bu şahıs ve şirketlerden fatura alan davacının hurda alışlarına gider pusulası düzenlemediği, belge düzenlemeden aldığı hurda metal girişlerini maliyetlerine intikal ettirmek ve vergiden muaf esnaftan gider pusulası ile kesinti yaparak alması gerekirken sahte fatura kullandığı ve bu faturaları defterlerine kaydederek beyanlarına intikal ettirdiğinden bahisle beyan dışı bırakılan matrah farkları üzerinden 2016/Ocak ila Kasım dönemlerine ilişkin olarak dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin tarh edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının kullandığı faturaların sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğunun tespiti halinde, bu faturaları vergiden muaf esnaftan yaptığı alışverişi gizlemek maksadıyla kullandığının da kabulü gerekeceği, alımların vergiden muaf esnaftan yapılmadığına ilişkin iddianın ispat yükünün davacıya ait olacağı göz önünde bulundurularak davacının faturalarını kullandığı mükellef hakkında yapılan tespitlerin değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bu mükellefe ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair bölge idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, yeniden verilecek kararda, tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin ayrıca değerlendirme yapılacağı tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.