Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/4475 E. , 2022/3745 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/4475
Karar No:2022/3745
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Ürünleri Akaryakıt İnşaat Gıda ve Pazarlama Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya, yeterli şart seviyede ulusal marker içermeyen akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.144.373,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 13/08/2015 tarihinde denetim yapıldığı, 1, 2 ve 4 no’lu tanklardan numune alınarak ulusal marker cihazları ile ölçüm yapıldığı, yapılan ölçümlerde motorin numunelerinin ulusal marker seviyelerinin geçersiz çıkması sonucu bu tankların geçici olarak mühürlendiği, 1 no’lu tanktan 5 adet, 2 nolu tanktan 5 adet ve 4 no’lu tanktan da 5 adet olmak üzere toplam 15 adet numune alındığı, numunelerin birer adedinin şahit numune olarak istasyona bırakıldığı, geri kalanların ise İnönü-PAL Müdürlüğü’ne … tarih ve …sayılı yazı ile teslim edildiği, istasyondan alınan motorin numunelerinin yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermediği İNÖNÜ-PAL’in …, … ve …numaralı analiz raporları ile tespit edildiği, …Asliye Ceza Mahkemesi’nden alınan bir yazıya istinaden 27/11/2015 tarihinde Mahkeme tarafından yapılan keşif esnasında alınan numunelerdeki ulusal marker seviyesinin geçerli olup olmadığı ile … nolu analiz raporlarına konu akaryakıt ile bu kez teslim edilen akaryakıt özellik ve içerik analizi olarak aynı akaryakıt olup olmadıkları hususunda rapor düzenlenmesinin istendiği; incelemeler neticesinde, 2 no’lu tankın dip seviyesinden alınan numunenin …nolu analiz raporuna göre yeterli şart ve seviyede ulusal marker içerdiği fakat ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğu; 1 no’lu tankın dip seviyesinden alınan numunenin …nolu analiz raporuna göre yeterli şart ve seviyede ulusal marker içerdiği ancak ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğu ve tağşiş veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürün içerdiği; Milli Emlak Müdürlüğü yakıt tankından alınan numunelerin …ve …no’lu analiz raporlarına göre yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermediği ve ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğu, ayrıca bu numunelerin tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürün içerdiğinin belirtildiği; TÜBİTAK UME’den alınan bir başka yazıda da, … Asliye Ceza Mahkemesi’nden alınan bir yazıya istinaden soruşturma esnasında alınan numuneler ile Milli Emlak Müdürlüğü’nden alınan tüm numunelere ait şahit numunelerin ulusal marker seviyelerinin geçerli olup olmadığına dair bilgi istendiği, incelemeler neticesinde 2 no’lu tankın dibinden alınan …ve 1 no’lu tankın dibinden alınan …kodlu numuneler ile söz konusu numunelerin eşi olarak laboratuvar tarafından saklanan şahit numunelerin ulusal marker referans cihaz sonucunun “geçerli” çıktığı; İl Özel İdaresi’nden alınan …ve … kodlu numuneler ile laboratuvar tarafından saklanan şahit numunelerin ulusal marker referans cihaz sonucunun “geçersiz” çıktığı, bu sonuçlara göre 27/11/2015 tarihinde yapılan denetimde alınarak analizi yapılan numuneler ve açılan şahit numuneler ile İl Özel İdaresi’nden alınan numunelerin aynı akaryakıtı temsil etmediğinin belirtildiğinin görüldüğü; bu bağlamda, davacıya ait akaryakıt istasyonunda 13/08/2015 tarihinde yapılan denetimde istasyon içerisinde bulunan tanklardan alınan akaryakıt numunelerinin akredite olan İNÖNÜ-PAL ve TÜBİTAK laboratuvarında incelendiği, anılan numunelerin ulusal marker seviyelerinin geçersiz, akaryakıtın teknik düzenlemelere aykırı olduğu, aykırılığın anılan raporlar ile birlikte dosyada yer alan bilgi, belge ve soruşturma raporu ile sübuta erdiğinin anlaşıldığı; bu durumda, yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermeyen akaryakıt ikmal ikmal ettiği laboratuvar analizi sonucu düzenlenen rapor ile saptanan davacı şirkete 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, akredite laboratuvar tarafından yapılan her analizin her zaman doğru sonuç vermeyebileceği, İnönü-Pal nezdinde bulunan şahit numunenin yeniden incelenmesi gerektiği, tanktan alınan ürünün ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkması üzerine bayinin yapabileceği tek şeyin ulusal marker ekleme işlemi olacağı, ancak marker ürününün kendileri tarafından temininin mümkün olmadığı gibi ne kadar eklenmesi gerektiğinin de bilinemeyeceği, dolayısıyla tankta yer alan ürünün tahliye edilerek yerine ulusal marker seviyesi geçerli ürün ekleme işleminin yapılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 13/08/2015 tarihinde yapılan denetimde alınan ve İNÖNÜ PAL’e analiz için gönderilen numunelerin incelenmesi sonucunda tanzim edilen …, …, … sayılı analiz raporlarında, motorin numunelerinin ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığı tespit edilmiştir.
Daha sonra … Asliye Ceza Mahkemesi’nce 27/11/2015 tarihinde yapılan keşif esnasında 1 ve 2 no’lu tankların dip seviyesinden alınan numunelerdeki ulusal marker seviyesinin geçerli olup olmadığı ve ayrıca bu numuneler ile denetim tarihinde alınan akaryakıtın devredildiği Milli Emlak Müdürlüğü yakıt tankından alınan numunelerin aynı akaryakıt olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istendiği; bunun üzerine yapılan incelemeler neticesinde, 2 no’lu tankın dip seviyesinden alınan numunenin … nolu analiz raporuna göre yeterli şart ve seviyede ulusal marker içerdiği fakat ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğu; 1 no’lu tankın dip seviyesinden alınan numunenin … no’lu analiz raporuna göre yeterli şart ve seviyede ulusal marker içerdiği ancak ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğu; Milli Emlak Müdürlüğü yakıt tankından alınan numunelerin … ve … no’lu analiz raporlarına göre yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermediği ve ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğu tespit edilmiş olup, bunun yanında 27/11/2015 tarihinde alınan numuneler ile İl Özel İdaresi’nden alınan numunelerin aynı akaryakıtı temsil etmediği belirtilmiştir.
Bu durumun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “Ulusal marker” başlıklı 18. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle aynı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca davacıya 1.144.373,00-TL idarî para cezası verilmiş, bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “Ulusal marker” başlıklı 18. maddesinin dördüncü fıkrasında, numunelerde yapılacak testlerde ulusal markerin gerektiği şart ve seviyede bulunmadığı laboratuvar analizi ile tespit edildiğinde, 19. madde hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; işlem tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 18. maddenin ihlâli hâlinde sorumlulara 1.000.000,00-TL idari para cezası verileceği kuralı yer almış; 2015 yılı için bu ceza yeniden değerleme oranında artırılarak 1.144.373,00-TL olarak belirlenmiştir.
7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 32. maddesi ile 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesi yeniden düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde, 18. maddenin ihlâli hâlinde iki milyon Türk Lirasından az olmamak ve on milyon Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde ondördü oranında idarî para cezası verileceği; (b) bendinde ise, bayilik lisansı sahipleri yönünden (a) bendinde yer alan cezaların yarısının uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
7164 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 6. maddenin ikinci fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 19. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idarî para cezaları iade edilmez.” kuralına yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde, “Kabahat” deyiminin, Kanun’un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun’un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; “Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasında ise suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kanun koyucu, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak, tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarının, işlenen fiil için 5015 sayılı Kanun’un 7164 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile değişik 19. maddesinde daha düşük bir idarî para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgarî maktu hadden tahsil edilmesini vergi dairesine bir görev olarak vermiştir. İlgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idarî para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasıdır. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğindedir. İdarî para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluktur.
İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idarî para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu itibarla, idarî para cezasına konu olan fiilin sübûta ermiş olması ve idarî para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle davanın reddi yönündeki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu gerekçeli onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.