Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/3114 E. , 2022/3747 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/3114
Karar No:2022/3747
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirkete bayisi olan … Temizlik Gıda Maddeleri Akaryakıt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’ne ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sistemine müdahale edilmesine engel olacak gerekli önlemleri almamış olduğu ve müdahaleye kayıtsız kaldığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 972.717,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; akaryakıt tabancası içinde bir tane ünite olması gerekirken kaçak akaryakıt satma faaliyetine konu edilebilecek ikinci bir ara birim ünitesi olduğunun sabit olduğu ancak, söz konusu aykırılığın yapılan denetim sırasında ancak kablolar takip edilmek suretiyle bulunan bir cismin açılması suretiyle farkedilebildiği, başka bir anlatımla, aykırılığın davacı şirket tarafından yapılacak bir denetim sırasında farkedilmesinin pek mümkün olmadığı, 1 numaralı pompadan alınan numunelerden sadece bir tanesine ait kaydın bulunduğu, diğerinin yazar kasa mali hafızasında bulunmadığı, denetimin yapıldığı akaryakıt istasyonunda teknolojik yöntemleri içeren bir denetim sisteminin davacı şirket tarafından kurulduğunun görüldüğü; bu durumda, davacı şirket tarafından otomasyon sistemi kurulmak suretiyle teknolojik yöntemleri de içeren denetim faaliyetinin yerine getirildiği, akaryakıt bayi tarafından yapılan usulsüzlüğün denetim sırasında yapılan dikkatli bir araştırma sonucunda ortaya çıkarılabildiği, otomasyon sistemi haricinde satıldığı anlaşılan akaryakıtın yazar kasa mali hafızasında da olmadığı, bu bakımdan davacı şirketin, bayisi olan istasyondaki akaryakıt alım/satım hareketliliğinde meydana gelen tutarsızlığı farketmesinin de pek mümkün gözükmediği; öte yandan, davalı idare tarafından dağıtıcı lisansına sahip olan davacı şirketin bayisi ile ilgili olarak mevzuatın kendisine yüklediği hangi denetim görevini yerine getirmediğine ilişkin somut bir tespite de yer verilmediği dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tesis edilen idari işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, denetim faaliyetinin kendilerince yerine getirildiği, bayi tarafından yapılan usulsüzlüğün ancak dikkatli bir denetim neticesinde meydana çıkarılabildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Dağıtıcı lisansı davacı şirketin, bayisine ait akaryakıt istasyonunda 06/03/2015 tarihinde yapılan denetim sonucunda, bayisine ait istasyonda otomasyon sistemine müdahale edilmesine engel olacak gerekli önlemleri almamış olması ve müdahaleye kayıtsız kalması eyleminin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 7. maddesinin 6. fıkrası ile 1240 sayılı Kurul kararının 4. maddesinin 1. fıkrası hükümlerine aykırı olduğunun değerlendirildiği, … tarihli ve … ve … sayılı Kurul kararları kapsamında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı Soruşturma Raporu ve alınan yazılı savunma sonrasında davacı şirkete 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 972.717,00-TL idarî para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 7. maddesinin 6. fıkrasında, ”Dağıtıcı lisansı sahipleri, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlüdür. (…)”; fiil tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 19. maddesinde ise, ”Bu Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez. Bu Kanuna göre; (…) c) Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir: …3) 5. 6. 7. 8. ve 17. maddelerin ihlâli.” kurallarına yer verilmiştir.
06/07/2007 tarih ve 26574 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 27/06/2007 tarih ve 1240 sayılı Petrol Piyasasında Dağıtıcı Lisansı Sahiplerinin Bayi Denetim Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Karar’ın fiil tarihinde yürürlükte bulunan 4. maddesinin 1. fıkrasında, “Dağıtıcı lisansı sahipleri, tescilli markası altında piyasaya sunulan akaryakıta ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapar, bayilerinde kaçak petrol satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurar ve uygular.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuat hükümlerine göre, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmanın ve uygulamanın dağıtıcı lisansı sahiplerinin yükümlülüklerinden biri olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan… Ltd. Şti.’ye ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, istasyondaki 1 no’lu adada bulunan pompada 2 adet ara birim olduğunun tespit edildiği ve otomasyon sisteminde 1 no’lu pompadan alınmış numunelerden sadece bir tanesine ait veri kaydının olduğunun tespit edildiği, otomasyon sisteminde kaydı olmayan durum tespit edilmiş olduğu hâlde istasyonda akaryakıt satışlarına devam edildiğinden, dava konusu idarî para cezası tesisine dayanak olan fiilin sabit olduğu, bu kapsamda davacı şirketin, bayisine ait istasyonda mevzuatta öngörülen otomasyon sistemine müdahale edilmesine engel olacak gerekli önlemleri alma ve uygulama yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, “davalı idare tarafından dağıtıcı lisansına sahip olan davacı şirketin bayisi ile ilgili olarak mevzuatın kendisine yüklediği hangi denetim görevini yerine getirmediğine ilişkin somut bir tespite de yer verilmediği”ne ilişkin gerekçe yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede; … tarih ve … sayılı Soruşturma Raporu’nda, davacı şirketin bayisine ait otomasyon sistemini sağlıklı bir şekilde çalıştıramadığı tespitine yer verildiği, ayrıca Denetim Dairesi Başkanlığı’nın “Başkanlık Makamına” hitaplı … tarih ve … sayılı yazısının “Başkanlık Görüşü” kısmında, denetimde tespit edilen düzenekle otomasyona müdahale edildiği, bu sebeple otomasyon sisteminin kurulum amacı ve gerekçesi olan dağıtıcı şirketler tarafından bayilere ikmal edilen akaryakıt akışının izlenmesi ve kaçak akaryakıt satışının önlenmesi eylemlerinin etkisiz hâle getirildiği, dolayısıyla otomasyon sistemine fiili müdahalenin tespit edildiği değerlendirmesine yer verildiği görülmüş olup, anılan kararda bu yönden de hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, bayilik lisansı sahibi davacı şirkete 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.