DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1698 E. , 2022/3006 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1698
Karar No : 2022/3006
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/12/2021 tarih ve E:2019/1178, K:2021/6610 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 01/02/2019 tarihinde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü resmi internet sitesinde yayımlanan “Ruhsat Sahiplerine Önemli Duyuru” başlıklı duyurunun iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/12/2021 tarih ve E:2019/1178, K:2021/6610 sayılı kararıyla; davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
Anayasa’nın 168. maddesi, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan “beyan” ve “sevk fişi” tanımları ile 12. maddesi, 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ddd) bentleri, 48. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 57. ve 58. maddeleri, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 768. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ç) bentleri ile 781. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak,
Dava konusu duyuruda; 01/01/2019 tarihi itibarıyla sevk fişi talep ve düzenleme işlemlerinin e-Sevk fişi modülü ile elektronik ortamda hizmete sunulacağı; kağıt ve elektronik sevk fişlerinin birlikte kullanılacağı geçiş döneminin 01/01/2019-31/01/2019 tarihleri arasında planlandığı, e-Sevk fişi uygulamasının etkin bir şekilde kullanılabilmesi açısından, mevcut altyapıların iyileştirilmesi amacıyla, anılan geçiş döneminin son tarihinin 01/04/2019 olarak belirlendiği, bu tarihten itibaren sadece elektronik sevk fişi hazırlanacağı hususlarına yer verildiği,
Davacı tarafından, dava konusu duyurunun üst normlara aykırı olduğunun ileri sürüldüğü,
4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 781. maddesinin 1. fıkrası ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne, e-imza kullanılması şartıyla görev alanına giren konulara ilişkin talep ve başvuruların kabulünü elektronik ortamda yapma, hizmetlerini elektronik ortamda sunma, talep ve başvuruları elektronik ortamda sonuçlandırma ve cevaplama yetkisi verilmiş olup; anılan düzenleme karşısında, davalı idarenin, sevk fişlerinin 01/04/2019 tarihinden itibaren sadece elektronik ortamda hazırlanacağına ilişkin düzenleme yapma yetkisinin hukuki dayanağı bulunduğunun kabulü gerektiği,
Öte yandan, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan “beyan” tanımının, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7164 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle değişik halinde, “Beyan: İlgililerin resmi kuruluşlara herhangi bir durumu belirlemek veya açıklamak maksadı ile yazılı ve/veya elektronik ortamda vermiş oldukları belge” olarak ifade edildiği, dava konusu düzenlemenin, elektronik sevk fişi uygulamasının başlayacağı tarih olan 01/04/2019’dan önce yasal temele de kavuşturulduğu,
Buna göre, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca beyan niteliği taşıyan bir belge olduğu açık olan sevk fişinin, beyanlara ilişkin belgelerin elektronik ortamda düzenlenebileceğine ilişkin yasal değişiklik ile birlikte, elektronik ortamda düzenlenebilmesine hukuken engel bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 781. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün görev alanına giren hizmetlerin hangilerinin elektronik ortamda sunulacağının ve söz konusu hizmetlerin elektronik ortamda sunulmasına ilişkin usulün Genel Müdürlük tarafından çıkarılacak müstakil bir yönetmelikle düzenlenmesi gerekirken, sevk fişi talep ve düzenleme işlemlerinin elektronik ortamda yapılacağına ilişkin dava konusu duyuruda hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üyeler … ve … ‘in, dava konusu duyurunun davacı Odanın menfaatini etkilemediği, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, davacı Odanın dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu duyurudan önce Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü resmi internet sitesinde yayımlanan “e-Sevk Fişi Uygulaması Hakkında Bilgilendirme” başlıklı duyuruda; 01/01/2019 tarihi itibarıyla ruhsat sahibi, rödövans hakkı sahibi ve hammadde üretim izin sahibi gerçek veya tüzel kişiler tarafından sevk fişi talep ve sevk fişi düzenleme işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirileceği, e-sevk fişi uygulamasına geçiş sürecinde 01/01/2019-31/01/2019 tarihleri arasındaki her bir sevkiyat için hem mevcut cilt sevk fişi hem de e-sevk fişinin aynı günde düzenleneceği ve bu işlemin Genel Müdürlüklerince mahallinde tetkik esnasında kontrol edileceği belirtilmiştir.
01/02/2019 tarihinde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü resmi internet sitesinde yayımlanan “Ruhsat Sahiplerine Önemli Duyuru” başlıklı dava konusu duyuruda ise; sevk fişi talep ve sevk fişi düzenleme işlemlerinin 01/01/2019 tarihi itibarıyla e-Sevk fişi modülü ile elektronik ortamda hizmete sunulduğu, sektörün yeni uygulamaya uyum sağlayabilmesi açısından 01/01/2019-31/01/2019 tarihleri arasında kağıt ve elektronik sevk fişlerinin birlikte kullanılacağı geçiş döneminin planlandığı, e-sevk fişine geçiş aşamasında gerek maden sektörü gerekse sivil toplum kuruluşları tarafından Genel Müdürlüklerine yapılan başvurularda geçiş döneminin uzatılmasının talep edildiği, bu nedenle e-sevk fişi uygulamasının etkin bir şekilde kullanılabilmesi açısından geçiş döneminin son tarihinin 01/04/2019 olarak belirlendiği belirtilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, “Sevk Fişi: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 2365 sayılı Kanunla değişik 240 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde yer alan taşıma irsaliyelerindeki bilgileri ihtiva eden beyan niteliğinde belge.”; 12. maddesinde, “Üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatı zorunludur. Konveyör ve boru hattı ile sevkiyat, ocak ve tesis mesafesi, nakil güzergahının durumu, cevherin tüvanan, konsantre, yarı mamul ve mamul olarak taşınması göz önüne alınarak sevk fişi kullanımı ile altın, gümüş, platin gibi kıymetli metallerin entegre tesislerinde ve zenginleştirme tesisleri ile bu tesislerden elde edilen ürünlerin sevk fişi kullanımı ve denetimi ile ilgili hususlar yönetmelikle belirlenir…” hükümleri yer almaktadır.
21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği’nin “Maden sevkiyatı” başlıklı 48. maddesinin 1. fıkrasında, “Ruhsat sahasında açılan ocaktan doğrudan satışlarda, stok alanları, kırma-eleme tesisi veya zenginleştirme tesislerine kadar yapılan birincil sevkiyatlarda Genel Müdürlükten alınan sevk fişlerinin kullanılması zorunludur…”; 2. fıkrasında, “Sevk fişi Genel Müdürlük tarafından bastırılır. Genel Müdürlüğün her yıl belirlediği bedel karşılığında zimmetli olarak ruhsat sahibi veya hammadde üretim izin sahibine verilir. Ancak, ruhsat sahasında rödövansçı veya hammadde üretim izin sahasında faaliyeti gerçekleştiren bulunması halinde ise sevk fişinin müştereken veya münferiden talep edilmesi üzerine verilebilir. Sevk fişi koçanlarının numarası özel bir deftere kayıt edilerek takip edilir.”; 57. maddesinde, “Ruhsatın iptali veya terk edilmesi gibi durumlarda kullanılmayan sevk fişleri Genel Müdürlüğe iade edilir. Sevk fişleri, tebligat tarihinden itibaren iki ay içinde iade edilmediği takdirde Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince işlem tesis edilir. Terk edilen sahaya ait sevk fişleri ruhsat sahibinin talebi ve Genel Müdürlüğün izni ile aynı ruhsat sahibine ait diğer ruhsat sahalarından yapılacak sevkiyatlarda kullanılabilir.”; 58. maddesinde, “Kullanılmış sevk fişlerinin kullanılan tarihten itibaren beş yıl süre ile muhafazası gerekir. Genel Müdürlükten alınan sevk fişlerinin inceleme ve denetimler esnasında istenilmesi halinde ruhsat sahibince ibraz edilmesi zorunludur. Aksi takdirde, Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında işlem tesis edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 768. maddesinde, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri sayılmış, “Elektronik ortamda yürütülecek görevler” başlıklı 781. maddesinde ise, “(1) Genel Müdürlük e-imza kullanılması şartıyla görev alanına giren konulara ilişkin; talep ve başvuruların kabulünü elektronik ortamda yapabilir ve hizmetlerini elektronik ortamda sunabilir, talep ve başvuruları elektronik ortamda sonuçlandırabilir ve cevaplayabilir.
(2) Genel Müdürlük bazı ihalelik sahaların ihalesini ve ihalelerin sonuçlandırılmasını elektronik ortamda yapabilir. Elektronik ortamda yapılacak ihaleye katılacakların e-imza kullanması zorunludur.
(3) Bu maddede düzenlenen konulara ilişkin uygulama usul ve esasları Genel Müdürlük tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; sevk fişine ilişkin işlemlerin yasal dayanağının, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12. maddesi olduğu; anılan maddede üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatının zorunlu olduğu belirtildikten sonra, sevk fişi kullanımı ve denetimi ile ilgili hususların yönetmelikle belirleneceğinin düzenlendiği, buna dayalı olarak Maden Yönetmeliği’nin 48 ila 58. maddelerinde maden sevkiyatı ve sevk fişine ilişkin düzenlemeler yapıldığı görülmektedir.
Maden Yönetmeliği’nin 48. maddesinde, ruhsat sahasında açılan ocaktan doğrudan satışlarda, stok alanları, kırma-eleme tesisi veya zenginleştirme tesislerine kadar yapılan birincil sevkiyatlarda Genel Müdürlükten alınan sevk fişlerinin kullanılmasının zorunlu olduğu, sevk fişinin Genel Müdürlük tarafından bastırılacağı, Genel Müdürlüğün her yıl belirlediği bedel karşılığında zimmetli olarak ruhsat sahibi veya hammadde üretim izin sahibine verileceği, sevk fişi koçanlarının numarasının özel bir deftere kayıt edilerek takip edileceği; 57. maddesinde, ruhsatın iptali veya terk edilmesi gibi durumlarda kullanılmayan sevk fişlerinin Genel Müdürlüğe iade edileceği; 58. maddesinde ise, kullanılmış sevk fişlerinin kullanılan tarihten itibaren beş yıl süre ile muhafazasının gerekli olduğu, Genel Müdürlükten alınan sevk fişlerinin inceleme ve denetimler esnasında istenilmesi halinde ruhsat sahibince ibraz edilmesinin zorunlu olduğu, aksi takdirde, 3213 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 4. fıkrası kapsamında işlem tesis edileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 781. maddesinde, Genel Müdürlüğün e-imza kullanılması şartıyla görev alanına giren konulara ilişkin; talep ve başvuruların kabulünü elektronik ortamda yapabileceği ve hizmetlerini elektronik ortamda sunabileceği, talep ve başvuruları elektronik ortamda sonuçlandırabileceği ve cevaplayabileceği belirtilmiş ve bu maddede düzenlenen konulara ilişkin uygulama usul ve esasların Genel Müdürlük tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Dolayısıyla, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün görev alanına giren konulardan hangilerine ilişkin talep ve başvuruların elektronik ortamda kabul edilebileceği ve sonuçlandırabileceği hususu ile hangi hizmetlerin elektronik ortamda sunulabileceği hususunun ve bu işlemlerin elektronik ortamda yapılmasına ilişkin usul ve esasların Genel Müdürlük tarafından çıkarılacak müstakil bir yönetmelikle düzenlenmesi gerekmektedir.
Her ne kadar, dava konusu duyurudan sonra 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7164 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle 3213 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yer alan “beyan” tanımı değiştirilmiş ve beyanların elektronik ortamda verilebilmesine imkan tanınmış ise de; söz konusu düzenleme ile elektronik sevk fişlerine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi gerektiğine ilişkin zorunluluğun ortadan kaldırılmadığı açıktır.
Nitekim, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak iş ve işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirilmesine yönelik usul ve esasların düzenlenmesi amacıyla 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 781. maddesine dayanılarak hazırlanan “Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Hizmetlerinin Elektronik Ortamda Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik” 19/08/2021 tarih ve 31573 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve anılan Yönetmelik’in 13. maddesinde de elektronik sevk fişlerine ilişkin usul ve esaslar düzenlemiştir.
Bu durumda, sevk fişi talep ve sevk fişi düzenleme işlemlerinin 01/04/2019 tarihinden itibaren “e-Sevk fişi modülü” üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirileceğine ilişkin dava konusu duyuruda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 21/12/2021 tarih ve E:2019/1178, K:2021/6610 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 20/10/2022 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.