Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/4705 E. , 2022/4606 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4705
Karar No : 2022/4606
DAVACI : … Dış. Tic. ve San. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : Gıda ve dış ticaret faaliyetiyle uğraşan davacı şirket tarafından; 07/10/2017 tarihli ve 30203 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sığır Eti İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2017/43)’e, 20/08/2018 tarih ve 30515 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ (Tebliğ No:2018/37)’in 1. maddesi ile eklenen “İstisnai Uygulama” başlıklı Geçici 1. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile yardım ve hayır kuruluşlarının, 31 Aralık 2018 tarihine kadar Sığır Eti İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Tebliğde istenilen sağlık ve teknik şartlardan muaf tutulduğu, bu suretle insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeden sağlık ve teknik şartlar aranmaksızın et ithal edilebileceği, denetim muafiyeti getirilmiş ithal etlerin mevzuatta öngörülen şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin tespit yapılmadan ülkeye girişinin sağlanacağı, bu durumun hem toplum sağlığı hem de genel sağlık açısından bir çok riski beraberinde getireceği, Anayasanın 10. maddesine aykırı olarak yardım kuruluşları ile diğer et ithal eden kişiler arasında ayrım yapıldığı, idarenin keyfi davranarak ayrımcılık yaptığı, Anayasanın 56. maddesi ile Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, Devletin görevlerini yerine getirirken kendisine verilmiş olan yetkileri kullanarak her türlü denetimi sağlamak ve gereken tedbirleri almakla yükümlü olduğu, düzenlemenin bu anayasal kurala da aykırı bulunduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idarece, insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin yapılacak sığır eti ithalat işlemlerinin, Ürünlerin Ülkeye Girişinde Veteriner Kontrollerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmeliğin Geçici 3. maddesi düzenlemesi kapsamında bazı tedbirler alınarak yürütüldüğü, ülkemize ithal edilecek sığır etlerinin, Bakanlıkça belirlenen sağlık ve teknik şartları karşılaması ve resmi veteriner tarafından sağlık muayenesi yapılan ve örf ve adetlere uygun olarak kesimi gerçekleştirilen sığırlardan elde edilmesi gerektiği, bu kapsamda insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin ülkemize ithalatı amaçlanan etlerin elde edileceği hayvanların ve etlerin gerekli kontrollerini yapmak üzere ithalatın yapılacağı ülkelere Bakanlıkça resmi veteriner hekim görevlendirilmesi yapıldığı, bu veteriner hekimler tarafından kesimhanelerin, kesilen hayvanların ve elde edilen etlerin uygunluğuna ilişkin düzenlenen raporların fiili ithalat aşamasında yapılan kontrollerde arandığı, ayrıca etlerin ülkeye girişinde ilgili veteriner sınır kontrol noktası müdürlüğü tarafından 5996 sayılı Kanun ve AB mevzuatına uyumlu Yönetmelikler çerçevesinde gerekli analizlerin yapıldığı, analiz sonucunda uygun olmayan etin piyasaya arzına izin verilmeyerek imha edildiği, dava konusu düzenlemenin usul ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; gıda ve dış ticaret faaliyetiyle uğraşan davacı Şirket tarafından 20.8.2018 tarih ve 30515 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Sığır Eti İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine ilişkin Tebliğ (Tebliğ No:2017/43)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No:2018/37)’in 1’inci maddesi ile Sığır Eti İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine ilişkin Tebliğe eklenen “İstisnai Uygulama” başlıklı geçici madde 1’de yer verilen “17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ürünlerin Ülkeye Girişinde Veteriner Kontrollerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmeliğin geçici 3’üncü maddesi bu Tebliğ kapsamı dışındadır.” hükmünün iptali istemiyle açılmıştır.
Gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun ikinci bölümünde yer verilen 34’üncü maddesinde, bu Kanun kapsamına giren ürün ve canlı hayvanlar ile ilgili ithalat ve ülkeye giriş koşulları ile kontrol edilmeleri ile ilgili kurallara yer verilmiş; aynı maddenin son fıkrasında da, bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirleneceği belirtilmiş; söz konusu hükme dayanılarak 17/12/2011 gün ve 28145 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ürünlerin Ülkeye Girişinde Veteriner Kontrollerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik uygulamaya konulmuştur.
Görüldüğü üzere, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 34’üncü maddesi uyarınca, ülkemize giriş yapacak ve kontrole tâbi tutulacak karkas ve kemiksiz sığır etlerinin ithalinde her türlü tedbirin alınması, giriş koşullarının belirlenmesi, ilgili ürünlerle ilgili denetimin yapılması ve bu konuda bilgilerin hazırlanması ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bildirilmesi ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, görevli olduğu açıktır.
Ülkemizde veteriner tıbbi ürünler mevzuatı kapsamındaki ürünler ile üreme ürünleri hariç, 21/12/2011 tarihli ve 28149 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Ülkeye Girişte Veteriner Kontrollerine Tabi Olan Hayvan ve Ürünlere Dair Yönetmelik kapsamındaki hayvansal ürünlerin ithalatında kontrol belgesi onay işlemlerinin usul ve esasları ile ithalat aşamasında sunulması gereken belgeleri belirlemek ve belli bir düzen içinde yürütülmesi amacıyla yasayla verilen yetkiye dayanılarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca çıkarılan 7.10.2017 gün ve 30203 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2017/43 nolu Sığır Eti İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Tebliğ; veteriner tıbbi ürünler mevzuatı kapsamındaki ürünler ile üreme ürünleri hariç Ülkeye Girişte Veteriner Kontrollerine Tabi Olan Hayvan ve Ürünlere Dair Yönetmelik kapsamındaki hayvansal ürünlerin ithalatında kontrol belgesi onaylama işlemleri ile bu aşamada sunulması gereken belgeler ve ithalat aşamasında sunulması gereken belgelere ilişkin kurallar getirmiştir.
Yasaların uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan tebliğ, tüzük ve yönetmeliklerin dayandıkları yasalara aykırı düzenlemeler taşıyamayacakları idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
2017/43 sıra nolu Tebliğde değişiklik yapan 2018/37 sayılı Tebliğin iptali istenilen maddesi bu kurallar çerçevesinde değerlendirildiğinde; düzenlemenin insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından kar amacı güdülmeden ithal edilecek koyun, keçi ve sığır cinsi hayvanlara ait etlerin sağlık ve teknik şartlarının Bakanlıkça belirlenmesine ilişkin kısmının, Tebliğin kapsamı dışında tutulması amacıyla istisnai uygulama yapılmasını öngören 5996 sayılı Kanunun ilgili hükmünün ne şekilde uygulanacağını göstermeye yönelik olup, yukarıda yer verilen kanun ve yönetmeliğe aykırı bir hüküm içermediği anlaşılmaktadır.
Davacı Şirket tarafından, dava dilekçesinde ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ürünlerin Ülkeye Girişinde Veteriner Kontrollerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmeliğe, 20/08/2018 tarih ve 30515 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle eklenen “İstisnai uygulama” başlıklı Geçici 3. madde ile, bu maddeyi ihdas eden Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten 31/12/2018 tarihine kadar insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin ithal edilecek koyun, keçi ve sığır cinsi hayvanlara ait etlerin sağlık ve teknik şartlarına ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça belirleneceği düzenlenmiştir.
Aynı Resmi Gazete nüshasında yayımlanan Sığır Eti İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2017/43)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No:2018/37)’in 1. maddesi ile Sığır Eti İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine ilişkin Tebliğe eklenen “İstisnai Uygulama” başlıklı Geçici 1. maddede, “17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ürünlerin Ülkeye Girişinde Veteriner Kontrollerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmeliğin geçici 3 üncü maddesi bu Tebliğ kapsamı dışındadır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan düzenlemenin iptali istemiyle de görülmekte olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun “İthalat ve ihracatta resmî kontroller, gümrükler ve sınır kontrol noktaları” başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasında, “Bakanlık bu Kanun kapsamına giren ürün ve canlı hayvanlar ile ilgili ithalat ve ülkeye giriş koşulları ile kontrol esaslarını belirler. Ülkeye girişi yapılacak ürün ve canlı hayvanlar bu Kanun hükümlerine uygun olmalıdır. Bakanlık, canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye girişinde bu Kanun hükümlerine uygun olup olmadığı ile ilgili resmî kontrolleri yürütür. Bu Kanuna uygun olmayanların ülkeye girişine izin verilmez.” kuralına; 12. fıkrasında, “Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.” kuralına; “İstisnaî uygulamalar” başlıklı 44. maddesinde, birincil ürünlerin, çiftlikte kesilmiş kümes hayvanlarının ve tavşangillerin taze etlerinin, av hayvanları veya av hayvanlarının etlerinin, üretici veya avcı tarafından Bakanlıkça belirlenen küçük miktarlarının doğrudan son tüketiciye ya da son tüketiciye doğrudan satışını yapan yerel perakendecilere arzı ile ilgili olarak Bakanlıkça istisnaî uygulamalar getirilebileceği, Bakanlığın, hayvan ve bitki sağlığı ile ilgili karantina hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ticareti amaçlanmayan canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye girişinde istisnaî uygulamalar yapabileceği, bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirleneceği kuralına yer verilmiştir.
Söz konusu hükme dayanılarak hazırlanan Ürünlerin Ülkeye Girişinde Veteriner Kontrollerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik 17/12/2011 tarih ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak uygulamaya konulmuştur. Yönetmelikte, veteriner kontrollerine tabi olan ürünlerin ithalatı, transiti, aktarılması, serbest bölgelere veya gümrük antrepolarına giriş ve çıkışı, gemi kumanyacılığı, ihraç edildikten sonra geri dönmesi durumlarında uygulanan veteriner kontrollerinin düzenlenmesi, istisnai uygulamalar, şüphe, uygunsuzluk ve usulsüzlük durumlarında uygulanacak işlemler, kontrol sıklığının azaltılması ve arttırılması, koruma tedbirleri, personel değişim programı, personel eğitimleri, hizmet alımına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, ancak Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten 31/12/2018 tarihine kadar insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin ithal edilecek koyun, keçi ve sığır cinsi hayvanlara ait etlerin sağlık ve teknik şartlarına ilişkin usul ve esasların Yönetmelik kapsamında yer almadığı ve Bakanlıkça ayrıca belirleneceği belirtilmiştir.
Anılan kurallara istinaden İnsani Yardım ve Hayır Amacıyla Faaliyet Gösteren, İzin Almadan Yardım Toplama Hakkına Sahip Dernek ve Vakıflar Tarafından Ticari Amaç Güdülmeksizin İthal Edilecek Sığır Cinsi Hayvanlara Ait Etlerin İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Genelge yürürlüğe konularak konuya ilişkin usul ve esaslar bu Genelge ile belirlenmiştir.
Dava Konusu Tebliğ Maddesinin İncelenmesi:
Anayasa’nın 124. maddesinin, dava konusu işlemlerin tesis edildikleri tarih itibariyle yürürlükte bulunan halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken “normlar hiyerarşisi” kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin, ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dava konusu kural, Ürünlerin Ülkeye Girişinde Veteriner Kontrollerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmeliğin geçici 3. maddesini Tebliğ kapsamı dışında tutmak suretiyle, Yönetmelik maddesini ihdas eden Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten 31/12/2018 tarihine kadar insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin ithal edilecek koyun, keçi ve sığır cinsi hayvanlara ait etlerin sağlık ve teknik şartlarının dava konusu Tebliğde öngörülen genel kurallara tabi olmadığını, anılan kapsamdaki ithalata konu etler hakkında istisnai uygulamalara yönelik usul ve esasların Bakanlıkça ayrıca belirleneceğini öngörmüştür.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu uyarınca, Kanun kapsamına giren ürün ve canlı hayvanlar ile ilgili ithalat ve ülkeye giriş koşulları ile kontrol esaslarını belirleme, canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye girişinde bu Kanun hükümlerine uygun olup olmadığı ile ilgili resmî kontrolleri yürütme, bu Kanuna uygun olmayanların ülkeye girişine izin vermeme ve ticareti amaçlanmayan canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye girişinde istisnaî uygulamalar yapma konusunda yetki verildiği görülmekte olup; dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı açıktır.
Bununla birlikte, dava konusu kuralın, insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin yukarıda belirtilen tarihler arasında ithal edilecek koyun, keçi ve sığır cinsi hayvanlara ait etlerin Tebliğe, dolayısıyla genel uygulamaya tabi olmadığını öngördüğü ve dayanak Yönetmelikte bahse konu etlere yönelik istisnai uygulama hakkında herhangi bir düzenleme sevk edilmediği dikkate alındığında; ülkeye ithal edilecek canlı hayvanlara ait etlerin ithalat, ülkeye giriş koşulları ve kontrol esasları ile istisnai uygulamaları, 5996 sayılı Kanun’un 34. ve 44. maddeleri uyarınca yönetmelikle belirlemesi gereken davalı idarenin, dava konusu Tebliğ kuralı ile dolaylı olarak ve ilk kez istisnai uygulama kapsamını belirlemesi nedeniyle düzenlemede şekil unsuru yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, davalı idarece, bahse konu etlere yönelik istisnai uygulamanın, Bakanlıklarınca (Genelgeyle) belirlenmesini teminen dava konusu Tebliğ kapsamı dışında tutulduğu açıkça ifade edilmiş ve anılan istisnai uygulamalar, İnsani Yardım ve Hayır Amacıyla Faaliyet Gösteren, İzin Almadan Yardım Toplama Hakkına Sahip Dernek ve Vakıflar Tarafından Ticari Amaç Güdülmeksizin İthal Edilecek Sığır Cinsi Hayvanlara Ait Etlerin İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Genelge ile düzenlenmiştir.
Öte yandan, Ürünlerin Ülkeye Girişinde Veteriner Kontrollerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmeliğin geçici 3. maddesinde, insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin yukarıda belirtilen tarihler arasında ithal edilecek koyun, keçi ve sığır cinsi hayvanlara ait etlerin sağlık ve teknik şartlarına ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça belirleneceği ifadesine yer verilmesinin, düzenleyici bir kural ihtiva etmemesi nedeniyle yönetmelikle düzenleme gerekliliğinin yerine getirildiği şeklinde kabul edilemeyeceği de açıktır.
Buna göre, dayanağı Kanunda öngörülen yönetmelikle düzenleme yapma kuralına aykırı olarak istisnai uygulamayı ilk kez düzenleyen dava konusu Tebliğ maddesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
İşlemin sebep unsuruna gelince; davalı idarece, insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren bir kuruluş tarafından Bakanlıklarına müracaat edilerek, taraflarınca yürütülen vekaletle kurban kesim projesi ve vekaletle adak kurban kesim projesi kapsamında gerçekleştirilen kesimler sonucu elde edilen etlerin tamamının herhangi bir ticari amaç için kullanılmadan, konserve et haline getirilip veya sıcak yemeklerde kullanılarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağı, ayrıca kurbanlık fiyatlarının yurt dışında daha uygun olması, kesimler sonucu aynı fiyata daha fazla et elde edilebilmesi ve daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşılabilmesi sebebiyle bahse konu kesimlerin yurt dışında gerçekleştirilmesinin planlandığının belirtilmesi üzerine 5996 sayılı Kanun’un 44. maddesinin 5. fıkrasında Bakanlıklarına, hayvan ve bitki sağlığı ile ilgili karantina hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ticareti amaçlanmayan canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye girişinde istisnai uygulamalar yapma konusunda yetki verildiği, bu kapsamda, insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin ithal edilecek koyun, keçi ve sığır cinsi hayvanlara ait etlerin sağlık ve teknik şartlarının Bakanlıklarınca belirlenebilmesi için Tebliğin kapsamı dışında tutulması amacıyla değişiklik yapılması ihtiyacının hasıl olduğu belirtilmektedir.
İdare hukukuna göre, idarelerin, bir idari işlemi tesis edebilmesi için hukuken korunabilir ve hukuka uygun bir nedeni olması gerekmektedir. Bu neden, idari işlemlerin sebep unsurunu oluşturur. Gerek yargısal kararlarda, gerekse doktrinde sebep unsuru, idari işlemin dışında, idari işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir. İdare tesis ettiği işlemi, “gerçek ve hukuka uygun” sebeplere dayandırmak zorundadır. Sebebin “gerçek” olması, varlığının usulüne uygun olarak yapılan tespitlerle ortaya konulmuş olması; “hukuka uygun” olması ise, idarenin işlemi dayandırdığı sebebin, kanunda tesisi için dayanabileceği öngörülen sebeplerden olması anlamına gelmektedir.
Sığır Eti İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2017/43) düzenlemeleri ile davalı idarece çıkarılan İnsani Yardım ve Hayır Amacıyla Faaliyet Gösteren, İzin Almadan Yardım Toplama Hakkına Sahip Dernek ve Vakıflar Tarafından Ticari Amaç Güdülmeksizin İthal Edilecek Sığır Cinsi Hayvanlara Ait Etlerin İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Genelge’de yer alan düzenlemelerin karşılaştırılmasından; insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflara, ticari amaç güdülmeksizin ithal edilecek sığır cinsi hayvanlara ait etlere yönelik olarak, hayvanların kesimine ilişkin sunulması gerekli belgeler, hayvanların kesileceği kesimhaneler ve veteriner kontrolleri bakımından bazı muafiyetler tanındığı görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davalı idare tarafından, yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak ithal edilecek sığır eti için belirlenmiş olan usulden farklı olarak, kurbanlık fiyatlarının yurt dışında daha uygun olması, kesimler sonucunda aynı fiyata daha fazla et elde edilebilmesi ve daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşılabilmesi amacıyla, insani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin ithal edilecek sığır eti için farklı bir usul öngörülmesine ihtiyaç duyulması nedeniyle dava konusu düzenlemenin yapıldığı belirtilmesine rağmen, bu ihtiyacın sadece 20/08/2018-31/12/2018 tarihleri arasında olmasının herhangi bir geçerli sebebe dayandırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemenin, şekil ve sebep unsuru itibarıyla hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 07/10/2017 tarihli ve 30203 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sığır Eti İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2017/43)’e, 20/08/2018 tarih ve 30515 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ (Tebliğ No:2018/37)’in 1. maddesi ile eklenen “İstisnai Uygulama” başlıklı Geçici 1. maddesinin İPTALİNE,
2. .Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/10/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun “İthalat ve ihracatta resmî kontroller, gümrükler ve sınır kontrol noktaları” başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasında, “Bakanlık bu Kanun kapsamına giren ürün ve canlı hayvanlar ile ilgili ithalat ve ülkeye giriş koşulları ile kontrol esaslarını belirler. Ülkeye girişi yapılacak ürün ve canlı hayvanlar bu Kanun hükümlerine uygun olmalıdır. Bakanlık, canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye girişinde bu Kanun hükümlerine uygun olup olmadığı ile ilgili resmî kontrolleri yürütür. Bu Kanuna uygun olmayanların ülkeye girişine izin verilmez.” kuralına; 12. fıkrasında, “Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.” kuralına; “İstisnaî uygulamalar” başlıklı 44. maddesinde, birincil ürünlerin, çiftlikte kesilmiş kümes hayvanlarının ve tavşangillerin taze etlerinin, av hayvanları veya av hayvanlarının etlerinin, üretici veya avcı tarafından Bakanlıkça belirlenen küçük miktarlarının doğrudan son tüketiciye ya da son tüketiciye doğrudan satışını yapan yerel perakendecilere arzı ile ilgili olarak Bakanlıkça istisnaî uygulamalar getirilebileceği, Bakanlığın, hayvan ve bitki sağlığı ile ilgili karantina hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ticareti amaçlanmayan canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye girişinde istisnaî uygulamalar yapabileceği, bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirleneceği kuralına yer verilmiştir. Söz konusu hükme dayanılarak hazırlanan Ürünlerin Ülkeye Girişinde Veteriner Kontrollerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik 17/12/2011 tarih ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak uygulamaya konulmuştur.
5996 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen hükümlerinin incelenmesinden, davalı Bakanlığa, hayvan ve bitki sağlığı ile ilgili karantina hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ticareti amaçlanmayan canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye girişinde istisnaî uygulamalar yapabilmesi yolunda açık bir yetki verildiği görülmektedir.
Bu nedenle, 5996 sayılı Kanun’a, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği görülen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.