Danıştay Kararı 2. Daire 2021/1762 E. 2022/5232 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1762 E.  ,  2022/5232 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1762
Karar No : 2022/5232

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, iptale ilişkin kısmının dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, 2015 yılı rütbe terfi döneminde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin … sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; mevzuat gereği bir polis amirinin üst rütbeye terfii durmunun Kurullarda görüşülebilmesi için, diğer şartlar yanında yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olması gerektiği, davacının 3. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfii için katıldığı ve başarılı olduğu sözlü sınavın Danıştay Onaltıncı Dairesinin E:2015/21143 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulduğu, Yüksek (sehven Merkez yazılmış) Değerlendirme Kurulu tarafından davacının bir üst rütbeye terfi edip etmeyeceğinin değerlendirilebilmesi için kanun gereği zorunlu olan sözlü sınavdan başarılı olma şartının, Danıştay Onaltıncı Dairesinin E:2015/21143 sayılı yürütmeyi durdurma kararı ile ortadan kalktığından, 3. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan işbu kararın, davacının bir üst rütbeye terfi edeceği anlamına gelmediği, Danıştay Onaltıncı Dairesinin E:2015/21143 sayılı dosyasında verilen yürütmeyi durdurma kararı uyarınca yapılacak yönetmelik düzenlemesi ve bu düzenleme uyarınca yapılacak sözlü sınavda başarılı olması üzerine Değerlendirme Kurulu tarafından davacının bir üst rütbeye terfi edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerektiği, ayrıca bu karar davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi edeceği anlamına gelmediğinden tazminat isteminin reddi gerekeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; kamu yararı ve Emniyet Teşkilatının nitelikli amir ihtiyacı göz önünde bulundurularak liyakatli personelin belirlendiği, kadro durumu da dikkate alınarak liyakatli personel arasından en liyakatli olanların bir üst rütbeye terfi ettirilmesinin amaçlandığı, bu kapsamda davacı hakkında verilen “Terfi Etmez” kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, 2015 yılı rütbe terfi döneminde … sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla bir üst rütbeye terfi ettirilmemiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle oluşan özlük ve parasal kayıpların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun ile değişik “Terfi ve atama” başlıklı 55. maddesinde, “…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesinde “liyakat”, personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; “Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü” başlıklı 20. maddesinde, “(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında;
a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini,
b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,
c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,
ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,
d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,
e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler.
(2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz.
(3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verilir.” hükmüne; “Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı” başlıklı 21. maddesinde ise, “(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından;
a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesi ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadro bulunması halinde “terfi eder” kararı, kadro bulunmaması halinde “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararı, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında ise “terfi etmez” kararı verilmesi; personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmelerinde ise, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezaları ile disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir.
Davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de, bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Bir başka anlatımla, terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı liste incelendiğinde; liyakatı belirleyen unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, listede yer almasına rağmen terfi ettirilmeyen davacıya göre, açıkça olumsuz yönde bir farkı bulunduğu anlaşılan bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, davacı hakkında liyakat nedeniyle terfi etmez kararı verilmesi, eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama olarak kabul edilemeyecektir.
Öte yandan, liyakat yönünden davacıya göre eşit veya çok yakın durumda olan personelin terfi ettirilmesine rağmen, davacının terfi ettirilmemesinin hukuki nedenlerinin de ortaya konulması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, 2015 yılı rütbe terfi döneminde terfi değerlendirmesi aşamasına gelmiş ve idarece yapılan değerlendirme sonucu bir üst rütbeye liyakat nedeniyle terfi ettirilmeyen davacının terfi durumunun 3201 sayılı Kanun ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in yukarıda yer verilen düzenlemeleri bağlamında değerlendirilmesi suretiyle liyakat yönünden terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerekirken Mahkemece; terfiye tabi diğer personelle davacı arasında liyakat yönünden bir kıyaslama yapılmadan davacının da katıldığı ve başarılı olduğu sözlü sınavın yürütülmesinin durdurulduğundan bahisle dava konusun işlemin iptaline hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, davacının, bir üst rütbeye liyakat nedeniyle terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuki denetimi yapılırken; bir bütün olarak tüm liyakat ölçütlerinin araştırılması ve bu ölçütlerin, kıdem sıralaması dikkate alınmaksızın terfi listesinde yer alıp terfi eden tüm personele kıyasla davacı açısından eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, belirtilen araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca temyiz edilen iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.