Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5110 E. , 2022/5793 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5110
Karar No : 2022/5793
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … ilçesi, … Mahallesinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, 30/03/2018 günü saat 01:00 sıralarında … İlçe Jandarma Komutanlığı Hizmet Binası merdivenlerinde havaya kontrolsüz bir şekilde 11 el ateş ederek Geçici Köy Korucusu Yönetmeliğinin 17. maddesinin ç fıkrasının 17. bendinde belirtilen “Amirine veya Mahiyetindekilere Fiili Taarruzda veya Taarruz Teşebbüsünde Bulunmak” suçunu işlediğinden bahisle “Görevden Çıkarma Cezası” ile cezalandırılmasına ilişkin 26/04/2018 onay tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının disiplin cezasına konu İlçe Jandarma Komutanlığı binası merdivenlerinde zimmetinde bulunan kaleşnikof marka tüfek ile 11 el ateş etmesi eylemi nedeniyle … Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:…, K:… sayılı dosyasında yürütülen yargılama neticesinde 04/07/2018 tarihinde davacının eyleminin genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak olarak nitelendiği ve davacının 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durumda, disiplin cezasına konu eylemin davacı tarafından da kabul edildiği, davacının bu eylem nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de; davacının eyleminin ceza mahkemesi kararından da anlaşıldığı üzere herhangi bir kimseyi hedef alır nitelikte olmadığı, diğer bir deyişle fiili tarruz olarak değerlendirilemeyeceği, eylemin Güvenlik Korucuları Yönetmeliği’nin 17. maddesinin (ç-17) bendinde yer alan “Amirine veya Mahiyetindekilere Fiili Taarruzda veya Taarruz Teşebbüsünde Bulunmak” disiplin suçunu oluşturmadığı, aynı Yönetmeliğin 17. maddesinin (c-8) bendinde yer alan “Hizmet içinde güvenlik güçlerinin itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” fiili kapsamında kaldığı ve ücretten kesme cezasını gerektirdiği sonucuna varıldığından, davacı hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinin (c-8) bendi uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken,(ç-17) bendi uyarınca görevden çıkarma cezası ile cezalandırılmasında disiplin hukukunda esas olan tipiklik şartının gerçekleşmemesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; olayda davacının; hakkında tutanak tutulduğu esnada dışarı çıkarak hizmet binası merdivenlerinde, zimmetinde bulunan kaleşnikof marka tüfek ile havaya 11 el ateş ettiği, J. Uzm. Onb. Murat Yiğit’in davacının yanına giderek tüfeği elinden alınmak suretiyle eylemin sona erdiği hususunun sabit olduğu, bu durumda dava konusu işlem her ne kadar Güvenlik Korucuları Yönetmeliği’nin 17. maddesinin “Göreve Son Verme” hallerini düzenleyen (ç-17) maddesi gereğince tesis edilmişse de, davacının fiili Güvenlik Korucuları Yönetmeliği’nin 17.maddesinin ç(-9) bendindeki “Amirine veya Mahiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak” kapsamında kaldığından netice itibari ile dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Malatya 1. İdare Mahkemesince verilen “dava konusu işlemin iptaline” ilişkin kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkili hakkında tesis edilen işleme ilişkin idari soruşturma, tutanak tarihlerinin birbiriyle tutarsız olduğu, olaya ilişkin ceza yargılamasında Asliye Ceza Mahkemesince genel güvenliği tehlikeye sokmak suçundan yargılama yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, müvekkilin olay günü yaşanan olayların tesiriyle komutanlıkta baskı altında tutulması nedeniyle kalp spazmı geçirdiği, tansiyonunun yükselerek bahçeye çıkıp havaya ateş ettiği, daha sonra hiçbir direnç göstermeden silahını teslim ettiği, eyleminde kimseyi hedef almadığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 20/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.