Danıştay Kararı 9. Daire 2021/208 E. 2022/5005 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/208 E.  ,  2022/5005 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/208
Karar No : 2022/5005

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tasfiye Halinde … Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile İnter Mode Konfeksiyon ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının gayrimenkulleri üzerine uygulanan haciz işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K… sayılı kararıyla; ara kararla 6183 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 11. bendi uyarınca taşınmazların rayiç değeri, davacının toplum içindeki yeri, yaşantısı, aile yapısı, evde birlikte ikamet ettiği bireylerin sayısı ve evin özellikleri birlikte dikkate alınmak suretiyle haline münasip bir evden fazla bir değere sahip olup olmadığı, satılması halinde borçtan arta kalan para ile haline münasip bir ev alıp alamayacağı hususlarında araştırma yapılıp yapılmadığının sorulduğu, davalı idarece verilen cevapta; bu kapsamda herhangi bir araştırmanın yapılmadığı bildirildiğinden, anılan açık düzenlemeye aykırı olarak tesis edilen dava konusu haciz işlemlerinde hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı adına kayıtlı taşınmazlar üzerine uygulanan haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl amme borçlusu şirketler tarafından 6552 ve 6736 sayılı Kanun kapsamında vergi borçlarının yapılandırıldığı, yapılandırılan bu borcun ödenmemesi halinde yeni bir hukuki durum ortaya çıktığı, bu Kanunlara göre belirlenip ödenmeyen tutarlar üzerinden amme alacağının takip ve tahsil edilmesi için öncelikle asıl borçlu şirketler adına ödeme emrinin düzenlenmesi gerektiği, buna rağmen amme alacağının tahsil imkanının kalmadığının saptanması durumunda bu Kanunlardan yararlanılan dönemlerde şirketi temsile yetkili kanuni temsilcinin takip edilmesi icap ettiğinden, yapılandırma esnasında borçlu şirketlerin kanuni temsilcisi olmayan davacının taşınmazları üzerine uygulanan haciz işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45/4.maddesi uyarınca istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Haciz konulan taşınmazların üç adet olduğu, ikisinin konut olarak kullanılabilecek nitelikte olduğu, gayrimenkullerin konut olarak kullanıldığı, kendi ve ailesinin ikametgahı olduğu, satılması halinde haline yeni bir münasip ev almaya yetmeyeceği yönünde davacının herhangi bir iddiasının olmadığı, bu iki taşınmazdan hangisinin konut olarak kullanıldığına dair de herhangi bir sav ileri sürülmediği, haline münasip ev araştırmasının satış aşamasında yapılacağı, yapılandırmanın iptal edilmesi halinde borcun yapılandırma öncesi duruma döndürüldüğü, ilgili dönemlerde kanuni temsilci olarak bulunan kişilerin doğumuna sebep oldukları borçların devam ettiği, yapılan tahsilatın da yapılandırma öncesindeki borca mahsup edildiği, yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yapılandırma sonucu borcun nevindeki değişiklik meydana geldiği, yeniden ödeme emri düzenlenerek asıl amme borçlusu nezdinde takibin yeniden yapılması gerektiği, asıl amme borçlusu hakkında yapılan takibin sonuçlandırılmadan doğrudan adlarına haciz işlemi uygulanmasının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla temyiz isteminin reddi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.