Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/593 E. , 2022/4962 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/593
Karar No : 2022/4962
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnş. Nak. Pet. Ür. Mad. Tur. Oto İth. İhr. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2012 yılına ilişkin defter ve belgelerin ibraz edilmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012/Ocak,Mart-Temmuz dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin olarak; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu’nda davacıya fatura düzenleyen … İnşaat Met. Mob. San. Tic. Ltd. Şti. ve … Metal Turizm San. Tic. Ltd. Şti. hakkında yer verilen tespitlerin, düzenlenen faturaların sahteliği için yeterli görülmediği, bu nedenle faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığından, davacı şirkete fatura düzenleyen anılan şirketlerden alınan faturalarda yer alan katma değer vergilerinin mükellefin yüklenilen katma değer vergisi listesinden çıkarılması ve haksız olarak mahsuben iade alınan katma değer vergisinin geri alınması gerektiğinden bahisle, 2012/Ocak,Mart-Temmuz dönemi için re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, 2012 yılına ait yasal defter ve belgelerin herhangi bir mücbir sebep gösterilmeksizin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mük. 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden; 2012 yılına ait defter ve belgelerinin incelenmek üzere 15 gün içinde ibraz edilmesinin istenilmesine ilişkin … tarih ve E…. sayılı defter belge isteme yazının anılan dönemde 16/05/2013 tarih ve 8321 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde belirtilen şirkete ait “…İ” adresine yapılması gerekirken, davacı şirketin genel müdürü olan …’nin ikamet adresi olan “…” adresine yapıldığı ve kardeşi …’niye tebliğ edildiği, her ne kadar davalı idarece, davacı şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde belirtilen son adresine tebliğ çıkartıldığı belirtilse de Mahkemece yapılan 28/01/2019 tarihli ara kararla anılan döneme ilişkin defter belge ibrazına ilişkin belgeler dosyaya sunulmadığından, şirket genel müdürünün ikamet adresine ve şirketle ilgisi olmayan …ye yapılan tebligatın hukuka uygun olmadığı, bu nedenle davacı şirket hakkında resen tarh sebebinin mevcut olmadığı gibi davacının ibrazdan kaçınma durumunun da açık ve net olmadığı sonucuna varıldığı, bu durumda yasal defter ve belgelerini ibraz yükümlülüğünü yerine getirmediğinden, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyat ile kesilen özel usulsüzlük cezasının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından, bu kısma ilişkin istinaf başvurusunun reddine, cezalı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusu yönünden; dava konusu cezalı tarhiyatlara dayanak vergi inceleme raporu bütün olarak incelendiğinde, davacının ilgili dönemlerde sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmak suretiyle haksız katma değer vergisi iadesi almış olabileceğine dair bir takım iddialarda bulunulmasına rağmen, cezalı tarhiyatların asıl yapılış nedeninin, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle, ihracat teslimlerine konu edilerek iade alınan katma değer vergilerine ilişkin yüklenimlerin gerçekliğinin kanıtlanamadığından dolayı yüklenime konu edilen katma değer vergilerinin tümünün reddi olduğunun anlaşıldığı, tüzel kişilerde asıl muhatabın yasal temsilciler olduğu, anılan temsilcilerin mutad iş saatlerinde “işyerinde” bulunamadıkları veya tebligatı bizzat alamayacak durumda oldukları takdirde “orada hazır bulunan” “memur veya müstahdemlere” tebliğ yapılması gerektiği, olayda ise, defter ve belgelerin incelemeye ibrazına ilişkin olarak düzenlenen yazının şirket yetkilisinin ikamet adresinde kardeşine tebliğ edildiği görülmekle, yasada öngörülen usul ve esaslara uygun tebliğ edilmediği anlaşılan defter ve belge isteme yazısı nedeniyle, ortada, defter ve belge ibraz etmeme eyleminden kaynaklı re’sen tarh nedeninin bulunmadığı sonucuna varıldığından davacı şirketin katma değer vergisi yüklenimlerinin reddi suretiyle yapılan dava konusu cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uyarlık, açılan davayı kabul eden mahkeme kararında ise sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin 2012 yılına ilişkin defter ve belgelerini herhangi bir mücbir sebep göstermeksizin ibraz etmediği, dolayısıyla alış yaptığı ve ihracata konu ettiği yüklenim listesinde beyanda bulunduğu tutarların reddi gerektiği, zamanaşımı iddiasının yersiz olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.