Danıştay Kararı 4. Daire 2019/483 E. 2022/5821 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/483 E.  ,  2022/5821 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/483
Karar No : 2022/5821

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, asıl borçlu Tasfiye Halinde … Çelik Metal Demir ve İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ödenmeyen vergi borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarihli ve …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları ve davalı tarafından sunulan firma sicil bilgilerine göre mükellef şirketin 17/01/2006 tarihinde kurulmuş olduğu, davacının 29/03/2007 tarihinde şirket hissedarlarının hisse devri sonucunda şirketin ortağı olduğu, şirketin 29/03/2016 tarihinde tasfiyeye girdiği ve 22/04/2017 tarihinde şirketin tasfiyesi tamamlanana kadar davacının şirketteki ortaklık sıfatının devam ettiği, şirketin müdürlerinin 17/01/2006 tarihinden sonra …, 29/03/2007 tarihinden sonra … ve 22/05/2008 tarihinden sonra … olduğu, tasfiye sürecinde ise 29/03/2016 tarihinden sonra tasfiye memurunun yine … olduğu, davacının şirkette hiçbir zaman kanuni temsilci olmadığı, şirket ortağı olan davacı adına hissesi oranında ve 6183 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca takip yapılması gerekirken, kanuni temsilci sıfatıyla şirketin amme borcunun tamamı için davacı adına ödeme emirleri tanzim edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.