Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/4281 E. , 2022/5814 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4281
Karar No : 2022/5814
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … İnşaat Turizm Akaryakıt ve Otomotiv Sanayi Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle tanzim edilen vergi tekniği raporuna dayanılarak takdir komisyonu kararlarına istinaden re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2012/8 ila 12 ve 2013/1,2,3 dönemleri katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine, Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı şirket tarafından ortaklık yapısının değiştiği 01/08/2012 tarihinden sonra yüksek cirolar elde edildiği ancak yapılan yoklamalarda şirketin anılan hasılatları yapabilecek fiziki kapasiteye, emtiaya, ticari organizasyona ve sermayeye sahip olmadığının görüldüğü, şirketin ve ticari ilişkide bulunduğu diğer mükelleflerin Ba-Bs bildirimleri arasında uyumsuzluklar olduğu, mal alışı yapıldığı bildirilen mükelleflerin çoğu hakkında olumsuz tespitler bulunduğu, şirketin tahakkuk eden vergi borçlarının ödenmediği, defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının ilgili hesap döneminde aslında gerçek bir faaliyeti olmadığı ve sahte belge düzenlediği sonucuna varıldığından, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı vekili tarafından, inşaat taşeronluk faaliyetinde bulunan müvekkil şirketin 01/08/2012 tarihinden sonra yüksek cirolar elde edildiği, ancak yapılan yoklamalarda şirketin anılan hasılatları yapabilecek fiziki kapasiteye, emtiaya, ticari organizasyona sahip olmadığı yönündeki Mahkeme kararındaki tespitlerin somut verilere dayanmadığı, inşaat sektöründeki durgunluk ve gelişmeye göre işlerin düşmesi veya artması ticari hayatın olağan akışına uygun olduğu, yapılan yoklamada da 65.000,00 TL emtiasının bulunduğunun da görüldüğü, mal aldığı kişiler hakkında inceleme yapılmış olması, karşıt incelemede böyle bir satışın olmadığına yönelik incelemeler müvekkil şirketin alışlarının gerçek olmadığı anlamına gelmediği, tüm bu nedenlerle yapılan tarhiyatın hukuka uygun olmadığı, verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/12/2020 tarih ve E:2016/16559, K:2020/5318 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.