Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1378 E. 2022/3004 K. 20.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1378 E.  ,  2022/3004 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1378
Karar No : 2022/3004

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …
VEKİLLERİ: Hukuk Hizmetleri Başkanı …,
Hukuk Müşaviri …
2- …Kurumu
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 17/05/2021 tarih ve E:2016/11957, K:2021/2280 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/08/2015 tarih ve 29459 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılık Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri ile 5. maddesinin 1. ve 9. fıkralarının ve Sigortacılık Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Genelge’nin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 17/05/2021 tarih ve E:2016/11957, K:2021/2280 sayılı kararıyla;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 1. maddesi, 2. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (n) bentleri, 31. maddesinin 3. ve 4. fıkraları ile Sigorta Eksperleri Yönetmeliği’nin 15. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dava konusu Yönetmelik’in 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri yönünden;
Davacı tarafından, poliçe tanzimi ile tazminat tedvir ve ödenmesine ilişkin süreçlerde teknik inceleme ve kontrol hizmetlerinin, hasar öncesi risk azaltmaya ve hasar sonrası zarar azaltmaya yönelik hizmetlerin, hasar ihbarı alma, dosya açma ve tamamlama hizmetlerinin sigorta eksperlerinin görevleri arasında yer almasına rağmen dava konusu Yönetmelik ile bu görevlerin destek hizmet sağlayıcılarına devredilmesinin 5684 sayılı Kanun’a aykırı olduğunun ileri sürüldüğü,

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden, sigorta eksperlerinin görevinin sigorta edilen riskin gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan kayıp ve hasarın neden ve niteliği ile miktarını incelemek olduğu, hasar öncesinde ancak hasar riski konusunda gözetim faaliyetinde bulunabileceklerinin düzenlendiği, dava konusu Yönetmelik’te de destek hizmet sağlayıcıları tarafından verilecek hizmetlerin sigorta eksperliği işinden ayrı olmak kaydıyla gerçekleştirilen teknik inceleme ve kontrol hizmetleri olarak sınırlandırıldığı anlaşıldığından, iptali istenen düzenlemelerin sigorta eksperlerinin görev alanına müdahale eder nitelikte olmadığının anlaşıldığı,
Ayrıca, onarım ve bakım hizmetleri ile yedek parça tedarik ve kontrol hizmetlerinin, sigorta şirketleri açısından yardımcı ve tamamlayıcı nitelikte oldukları, bu hizmetlerin sigorta eksperlerinin Kanun’da sayılan görevleri arasında yer almadığı görüldüğünden, anılan hizmetlerin de destek hizmet konuları arasında sayılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmelik’in 5. maddesinin 1. ve 9. fıkraları yönünden;
Dava konusu düzenlemelerde, sigorta şirketlerinin destek hizmetini almadan önce, talep edildiğinde Müsteşarlığa ibraz edilmek üzere, alacakları hizmetten doğabilecek riskler ile bunların yönetilmesine, beklenen fayda ve maliyetin değerlendirilmesine ilişkin asgari içeriği ve formatı Müsteşarlıkça belirlenecek raporu hazırlamaları, hazırlanan rapora ilişkin değerlendirmelerini her yılın Mart ayı sonuna kadar Bilgi Merkezine ve yönetim kuruluna iletmeleri gerektiğinin düzenlendiği,
Dava konusu Yönetmelik’in dayanağı olan 5684 sayılı Kanun’un 31. maddesinin 3. fıkrasında “Bu Kanun kapsamında faaliyet gösteren kişi ve kuruluşlar, faaliyet alanlarına yardımcı veya tamamlayıcı nitelikteki destek hizmetini almadan önce, gerektiğinde Müsteşarlığa ibraz edilmek üzere, alacakları hizmetten doğabilecek riskler ile bunların yönetilmesine, beklenen fayda ve maliyetin değerlendirilmesine ilişkin yazılı bir rapor hazırlar. Alınacak destek hizmeti, destek hizmeti alanların mevzuattan doğan yükümlülüklerini yerine getirmelerini ve denetlenmelerini engelleyici nitelikte olamaz.” hükmünün yer aldığı,
Dolayısıyla dava konusu Yönetmelik hükümlerinin anılan Kanun hükmü ile aynı mahiyette düzenlemeler içerdiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Genelge yönünden;
Dava konusu Genelge ile Yönetmelik’in 1., 2., 5., 6. ve 7. maddelerinde yer alan düzenlemelere ilişkin açıklama getirildiği ve getirilen açıklamaların Genelge’nin dayanağı olan Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gerekçeleriyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik’te sayılan hizmet konularının, 5684 sayılı Kanun ve Sigorta Eksperleri Yönetmeliği ile sigorta eksperlerine verilen görevler olduğu, sigorta eksperlerine ait bu görevlerin destek hizmeti kuruluşuna devredilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, diğer davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, 18/10/2019 tarih ve 30922 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Geçici 2. maddesinin 4. fıkrasında “Kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılmış ve açılacak olan adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde Kurum taraf sıfatını kazanır ve dava dosyaları ve icra takiplerine ilişkin dosyalar Kuruma devredilir.” hükmüne yer verildiğinden, Hazine ve Maliye Bakanlığı yerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun davalı sıfatıyla taraf olduğu görülerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 17/05/2021 tarih ve E:2016/11957, K:2021/2280 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 20/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.