DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2161 E. , 2022/3002 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2161
Karar No : 2022/3002
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2017/4735, K:2022/209 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye Noterler Birliğinin 07/06/2017 tarih ve 2017/91 sayılı genel yazısındaki “Personele verilecek geri ödeme şartıyla nakdi yardım” başlıklı 4. maddesinin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 20.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2017/4735, K:2022/209 sayılı kararıyla;
1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 166., 176. ve 178. maddeleri, Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 86., 87., 88. ve 89. maddeleri ile Türkiye Noterler Birliğinin 07/06/2017 tarih ve 2017/91 sayılı genel yazısının 4. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,
Normlar hiyerarşisinde anayasal ve yasal düzenlemelerden sonra gelen idari düzenlemelerin bir kanun hükmüne dayalı olarak ve kanun hükümlerine açıklık getirmek için hazırlanacağı,
Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenlemenin soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içerdiği, anılan sistemde bir üst normun bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşıdığı, bir alt normun ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçla getirildiğini somut olarak ortaya koyduğu,
1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 166. maddesinin 6. fıkrasında, noter ve katiplerine, yönetmelikte gösterilecek belirli bir süre ve tutarda borç para verme(k)nin, Türkiye Noterler Birliğinin görevleri arasında sayıldığı,
Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 86. maddesinde, Türkiye Noterler Birliğince noter ve noterlik personeline hangi şartlar dairesinde borç para verileceğinin düzenlendiği, 87. maddesinde de, borcun vade ve usulünün belirlendiği,
Nakdi yardıma ilişkin güncel tutarların ise, 2-3-4 Haziran 2017 tarihlerinde düzenlenen Türkiye Noterler Birliği 46. Olağan Genel Kurulunda gündeme alındığı, Türkiye Noterler Birliği Kongresi tarafından kabul edildiği ve 2017/91 sayılı genel yazı ile duyurulduğu,
Türkiye Noterler Birliğinin, noterlere ve noterlik personeline yardım etme amacı ile geri ödeme şartıyla nakdi yardım verebildiği, bu nakdi yardımın, herhangi bir faiz şartı öngörülmeksizin verildiği ve taksitler halinde geri ödenmesinin istenildiği, mesleğe yeni başlayan noterler düşünülerek öngörülen bu nakdi yardım tutarının her sene Birlik Olağan Genel Kurulunda görüşülerek Kongrenin oylarına sunulduğu, Birlik tarafından personele yapılaacak nakdi yardımın, noterlik personeli ile işveren olan noter tarafından belirlenen brüt aylık ücretin iki katı tutarında ve azami 7.630,00-TL olarak belirlendiği, nakdi yardımda geliri ne kadar yüksek olursa olsun hak kaybına sebebiyet verilmemesi için üst sınır öngörüldüğü, alınan kararlar ile öngörülen şartların doğum ya da hastalık gibi durumlarda esnetilebildiği, Birlik tarafından yapılan geri ödeme şartıyla nakdi yardımın, gelir durumu göz önünde bulundurularak nakdi yardımı alana külfet oluşturmamak, ödemelerin düzenli yapılabilmesi ve icraya sebebiyet verilmemesi gibi nedenlerle belli süreye ve şartlara bağlı tutulduğunun anlaşıldığı,
Davacı tarafından, noterlik personeli ile noterler arasında öngörülen nakdi yardım şartlarının farklı olduğu bunun da eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmişse de, Anayasa’da bulunan “eşitlik” ilkesinin, Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da hüküm altına alındığı gibi mutlak eşitlik anlamına gelmediği, aynı düzenlemelerin aynı durumda bulunanlara yine aynı şekilde uygulanmasını ifade ettiği, noterlerin, işveren sıfatına haiz serbest meslek erbabı olduğu, ödemekle yükümlü oldukları vergiler, karşıladıkları personel ve noterlik dairesi giderleri ve aidatlar gibi muhtemel giderlere sahip oldukları dikkate alındığında, noterler ve noterlik personelinin hukuki durumlarının farklı olduğunun anlaşıldığı,
Bu nedenle, Türkiye Noterler Birliğinin 46. Olağan Genel Kurulunda gündeme alınıp Kongre tarafından kabul edilen genel yazının 4. maddesinde belirtilen, noter personeline verilecek faizsiz geri ödemeli nakdi yardım tutarı, süresi ve geri ödeme şartlarında iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı gibi Noterlik Kanunu’nda belirtildiği şekilde noterlik mesleğinin amaçlarına uygun olarak görülmesini, mesleğin gelişmesini ve meslektaşlar arasında birlik ve yardımlaşmayı sağlamak üzere kurulan davalı Birliğin; özellikle maddi sıkıntı ile karşılaşma ihtimali bulunan noterleri düşünürek hazırladığı genel düzenleyici işlemin 1., 2. ve 3. maddeleriyle noterlere öngördüğü nakdi yardımın, dava konusu 4. maddesiyle personele de uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu işlem nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü 20.000,00-TL manevi zararın ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçeleriyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kanun ve Yönetmelik’te borcun miktarı ve süresinin belirlenmesi konusunda davalı idareye yetki verildiği, bekleme süresi konusunda herhangi bir yetki verilmediği, yine Kanun ve Yönetmelik’te noterler ile personeli arasında herhangi bir ayrım yapılmadığı halde dava konusu genel yazıda farklı düzenleme yapıldığı, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu, yargılamanın makul sürede bitirilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 25/01/2022 tarih ve E:2017/4735, K:2022/209 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 20/10/2022 tarihinde, dava konusu genel yazının 4. maddesinin borcun süresinin 12 ay olarak belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden oyçokluğu, davanın diğer kısımları yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 166. maddesinde, “Türkiye Noterler Birliğinin görevleri şunlardır:
…
6. Noter ve katiplerine, yönetmelikte gösterilecek belirli bir süre ve tutarda borç para vermek, …” hükmü yer almaktadır.
Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 86. maddesinde, “Türkiye Noterler Birliği, noter ve noterlik personeline aşağıdaki şartlar dairesinde borç para verir. Her yıl bütçesinin (noter ve noterlik personeline verilecek borç) faslına konulacak ödenek, bu kredinin karşılığını teşkil eder. Yeniden kurulan ve boşalan noterliklere atananlara, noterliklerin sınıfı ve atamanın şekli dikkate alınarak verilebilecek borç para miktarları konulan bu ödeneğe göre, her yıl Yönetim Kurulu tarafından tespit olunur. Atama dışındaki sebeplerle borç isteyen noterlere kredi verilip verilmemesi, verilecek ise miktarın belirlenmesi noterin gösterdiği nedenlere göre ve ödenek durumu dikkate alınarak Yönetim Kurulunca saptanır. Noterlik personeline verilecek borç miktarı, almakta oldukları aylık brüt ücretin iki katını geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmelik’in 87. maddesinde de, “Borç para bir yıl için verilir. Ancak bu süre Birlik Yönetim Kurulu kararıyla kısaltılabileceği gibi iki yıla kadar da uzatılabilir. Borç para karşılığında faiz alınmaz. Ancak, bu işlemlerle ilgili giderler borç isteyenden ayrıca tahsil edilir.” hükmü yer almıştır.
1512 sayılı Kanun’da, Türkiye Noterler Birliğinin noter ve katiplerine, borç para verebileceği öngörülmüş, borcun tutarı ve süresinin ise yönetmelikte gösterileceği belirtilmiştir. Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nde ise, noterlik personeline verilecek borç miktarının, almakta oldukları aylık brüt ücretin iki katını geçemeyeceği belirtilmiş, noterler yönünden ise borcun miktarına yönelik herhangi bir sınırlama yapılmamıştır. Borcun süresi konusunda ise, noterler ve personel yönünden ortak düzenleme yapılmış, borç paranın bir yıl için verileceği, ancak bu sürenin Birlik Yönetim Kurulu kararıyla kısaltılabileceği gibi iki yıla kadar da uzatılabileceği kurala bağlanmıştır.
Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nde noter ile personeline verilecek borcun süresi konusunda herhangi bir farklılaştırma yapılmamasına karşın, dava konusu genel yazıda, personele verilecek borcun süresi 12 ay olarak belirlenmiş, noterlere ise borcun miktarına göre 12 ay, 18 ay ve 24 ay geri ödemeli nakdi yardım yapılabileceği belirtilmiştir.
Bu durumda, noter ile personeline verilecek borcun süresi konusunda farklılaştırmaya gidilmesi nedeniyle Türkiye Noterler Birliğinin … tarih ve … sayılı genel yazısındaki “Personele verilecek geri ödeme şartıyla nakdi yardım” başlıklı 4. maddesinin borcun süresinin 12 ay olarak belirlenmesine ilişkin kısmında hakkaniyete uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararının dava konusu genel yazının 4. maddesinin borcun süresinin 12 ay olarak belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.