Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1699 E. 2022/3007 K. 20.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1699 E.  ,  2022/3007 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1699
Karar No : 2022/3007

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/12/2021 tarih ve E:2017/6864, K:2021/6139 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği’nin ekindeki Ek-22 “Daimi Nezaretçi Talep/Atama Belgesi” ile Ek-23 “Teknik Eleman Görevlendirme Bildirimi”ne ilişkin düzenlemelerde belirtilen “KEP Adresi” ibarelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/12/2021 tarih ve E:2017/6864, K:2021/6139 sayılı kararıyla;
Anayasa’nın 124. maddesi, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan “beyan” ve “daimi nezaretçi” tanımları ile 31. ve Ek-18. maddeleri ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dava konusu Yönetmelik’in “Teknik elemanın görevinin sona ermesi” başlıklı 132. maddesinin 3. fıkrasında, daimi nezaretçi ile teknik elemana yapılacak tebligatlar için yazışma adresinin, daimi nezaretçi atama ve/veya teknik eleman görevlendirme işlemi esnasında Genel Müdürlüğe bildirilen adres olduğu ve adres değişikliği bildirilmediği takdirde mevcut adrese yapılan tebligatların daimi nezaretçi ve/veya teknik elemana tebliğ edilmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, gerek “Daimi Nezaretçi Talep/Atama Belgesi” olan Ek-22’de gerekse de “Teknik Eleman Görevlendirme Bildirimi” olan Ek-23’de ataması talep edilen daimi nezaretçiye ve teknik elemana ait yazışma adresinin yanı sıra KEP adresinin de Genel Müdürlüğe bildirilmesi hususuna yer verildiği,
3213 sayılı Maden Kanunu’na 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 118. maddesi ile eklenen Ek-18. maddesindeki, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün görev alanına giren konulara ilişkin her türlü tebligatı, kayıtlı elektronik posta adresi (KEP) veya kurumsal elektronik tebligat sistemi (e-Tebligat) yoluyla ilgilisine tebliğ edebileceği hükmü karşısında, bakılan dava hakkında karar verildiği tarih itibarıyla Yönetmelik’in ekindeki Ek-22 “Daimi Nezaretçi Talep/Atama Belgesi” ile Ek-23 “Teknik Eleman Görevlendirme Bildirimi”ne ilişkin düzenlemelerde belirtilen “KEP Adresi” ibarelerinin yasal zemine kavuşmuş olması nedeniyle dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gerek Maden Kanunu gerekse Tebligat Kanunu’nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerinde daimi nezaretçi ve teknik elemana kayıtlı elektronik posta adresi üzerinden tebligat yapılabileceğine ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle dava konusu Yönetmelik’in ekindeki Ek-22 “Daimi Nezaretçi Talep/Atama Belgesi” ile Ek-23 “Teknik Eleman Görevlendirme Bildirimi”ne ilişkin düzenlemelerde belirtilen “KEP Adresi” ibarelerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 09/12/2021 tarih ve E:2017/6864, K:2021/6139 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 20/10/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- 3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Daimi nezaret ve teknik eleman” başlıklı 31. maddesinde, “Kaynak tuzlaları hariç olmak üzere maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetleri, maden mühendisi nezaretinde yapılır. Maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisi daimi olmak üzere, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesi zorunludur. Daimi nezaretçi ile vardiyalı çalışan işletmelerde işletmenin büyüklüğü ve niteliği esas alınarak her vardiyada zorunlu olarak istihdam edilecek maden mühendisi ve görevlendirilecek diğer mühendislerin görev, yetki ve sorumlulukları, atanma usul ve esasları, eğitimi, çalışma usul ve esasları Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
Birinci fıkrada belirtilen istihdam şartlarını sağlamadan maden işletme faaliyetinde bulunulması hâlinde 30.000 TL idari para cezası uygulanarak maden işletme faaliyetleri durdurulur. İstihdam şartlarının sağlanması hâlinde faaliyete izin verilir.” hükmü yer almaktadır.
21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği’nin 132. maddesinin 3. fıkrasında, “Daimi nezaretçi ile teknik elemana yapılacak tebligatlar için yazışma adresi, daimi nezaretçi atama ve/veya teknik eleman görevlendirme işlemi esnasında Genel Müdürlüğe bildirilen adrestir. Adres değişikliği bildirilmediği takdirde mevcut adrese yapılan tebligatlar daimi nezaretçi ve/veya teknik elemana tebliğ edilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise, “Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur.” hükmü yer almıştır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Yönetmelik’in ekindeki Ek-22 “Daimi Nezaretçi Talep/Atama Belgesi” ile Ek-23 “Teknik Eleman Görevlendirme Bildirimi”ne ilişkin düzenlemelerde, ataması talep edilen daimi nezaretçiye ve teknik elemana ait yazışma adresinin yanı sıra KEP (kayıtlı elektronik posta) adresinin de Genel Müdürlüğe bildirilmesi istenilmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri incelendiğinde, tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye elektronik yolla tebligat yapılabileceği; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, elektronik yolla tebligat yapılması zorunluluğu getirilen gerçek ve tüzel kişiler sayma yoluyla belirtilmiş ve bunlar dışındaki kişilere kayıtlı elektronik posta adresi edinme zorunluluğu getirilmemiştir.
Bu durumda, 3213 sayılı Kanun ile 7201 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılacak tebligatların ve Bakanlığa yapılacak bildirimlerin kayıtlı elektronik posta adresi üzerinden iletilmesini “Daimi Nezaretçi” ve “Teknik Eleman” açısından zorunlu kılan hüküm bulunmadığı halde, dava konusu Yönetmelik hükümleri ile tebligatların kayıtlı elektronik posta yoluyla yapılmasının zorunlu hale getirildiği görüldüğünden, Yönetmelik’in ekindeki Ek-22 “Daimi Nezaretçi Talep/Atama Belgesi” ile Ek-23 “Teknik Eleman Görevlendirme Bildirimi”ne ilişkin düzenlemelerde belirtilen “KEP Adresi” ibarelerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.