Danıştay Kararı 13. Daire 2021/334 E. 2022/3715 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/334 E.  ,  2022/3715 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/334
Karar No:2022/3715

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Müflis … Bankası A.Ş. kaynaklı Fon alacağının tahsili amacıyla …tarih ve …sayılı Ek Komisyon Kararı kapsamında davacı adına düzenlenen … tarih ve E…sayılı 9.914.318,00-TL tutarlı ödemeye çağrı mektubunda eksik hesaplama yapıldığından bahisle, bakiye borç tutarı olan 12.250.239,85-TL Fon alacağının 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen … tarih ve E… sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi’nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; …Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve kefili Tasfiye Halinde …’ın Fon’a devredilen …A.Ş.’nin kredi borçlusu olduğu, …’ın kefaleti altında …’e 29/11/1999 tarihli genel kredi sözleşmesi ile teminat mektubu verildiği, bunun tazmin edildiği ve kredinin 08/11/2000 tarihinde düzenlenen ihtarname ile kat edildiği, söz konusu alacağın 10/08/2001 tarihli sözleşme ile Fon’a temlik edildiği, Fon alacağının …Yağ. Sanayi ile Ticaret A.Ş. (borçlu) ve Tasfiye Halinde … Bankası A.Ş. (kefil)’nden tahsil edilememesi üzerine amme alacağının tahsilini teminen kanuni temsilci sıfatı ile davacı hakkında … tarihli ve E…sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, anılan ödemeye çağrı mektubunda temlik tarihi olan 10/08/2001 tarihi itibariyle amme alacağı olan 3.710.000-TL üzerinden gecikme zammı hesaplanması gerekirken, temlik alınan kredi tutarı olan 1.400.000-TL üzerinden gecikme zammı hesaplandığının tespit edilmesi üzerine, tespit edilen 22.164.557,71-TL Fon alacağından … tarihli, E…sayılı ödemeye çağrı mektubuna konu 9.914.318-TL mahsup edildikten sonra bakiye 12.250.239,85-TL Fon alacağına ilişkin ek takip yapılması hususunda alınan … tarih ve …sayılı 1 Nolu Takip Değerlendirme Komisyonu Kararı doğrultusunda ödemeye çağrı mektubu düzenlenerek davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı, 18/04/2000 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanan … Bankası’nın 23/03/2000 tarihli olağan genel kurulunda, davacının 2. derece imzaya yetkili müdür olarak görevlendirildiği fakat davacıya bankayı temsil, ilzam ve taahhüt altına sokacak her türlü evraklarla ilgili olarak münferiden ikinci derece imza yetkilisi sıfatı ile bir yetki tanınmadığı, daha sonra 02/10/2001 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanan … tarihli ve … sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının yapılacak ilk genel kurula kadar yönetim kurulu üyeliğine seçilerek davacıya 1. derece imza yetkisi verildiği, ancak bu tarihten önce, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile anılan Bankanın bankacılık yapma izninin kaldırıldığı, fakat mevduat kabul eden bir banka olmadığı için, mevduat kabul etme izninin kaldırılmasının söz konusu olmadığı, keza Bankanın 17/10/2001 tarihli olağan genel kurulunda Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca tasfiye kararı alındığı ve unvanının Tasfiye Halinde … olarak tescil edildiği, tasfiyeden önceki yönetim kurulu üyeleri olan kişilerin (…, …, …) Tasfiye Memuru olarak seçildikleri, kararların 31/12/2001 tarihinde tescil edilerek 07/01/2002 tarih ve 5459 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiği, nihayet … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin …tarih ve E:…sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, davacının yönetim kurulu üyeliğine seçildikten 28 gün sonra Bankanın tasfiye sürecine girdiği, esasen bankacılık işlemleri yapma yetkisinin de daha önce kaldırılmış olduğu gözetildiğinde, kamu yükümünün yerine getirilmemesi noktasında kendisi dışında bir fiili engel halinin olduğunun kabulü gerektiği, bunun yanı sıra kamu yükümünün doğmasında ve yerine getirilmemesinde herhangi bir kasıt ve ihmalinden de söz edilemeyeceğinden, bu haliyle davacının kamu alacağından sorumlu tutulmasının ve bu nedenle adına ödemeye çağrı mektubu düzenlenmesinin hukuka uygun olmadığı ve hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının birinci derece imza yetkili yönetim kurulu üyesi olduğu, davacının kredilerin geri ödenmesi gereken süreç içerisinde şirketin kanuni temsilcisi olması dolayısıyla dava konusu kamu zararının tamamından sorumlu olduğu, dava konusu işlemin … Bankası’nın bankacılık faaliyetleri sebebiyle değil Bankanın … AŞ’deki riskleri dolayısıyla tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından süresinde savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
…A.Ş. tarafından …’a genel kredi sözleşmelerine istinaden 27/01/1999 tarihinde 250.000,00-TL, 28/04/1999 tarihinde 65.000,00-TL ve 45.000,00-TL, 17/05/1999 tarihinde 250.000,00-TL, 16/06/1999 tarihinde 400.000,00-TL, 05/12/1999 tarihinde 500.000,00-TL olmak üzere toplam 1.510.000,00-TL tutarında teminat mektubu verilmiştir.
Teminat mektuplarının 1.400.000,00.-TL’lik kısmının 20/11/2000 tarihinde nakde dönüşerek tazmin edilmesi üzerine 20/11/2000 tarihli kat ihtarnamesi ile borçlu …’dan1.400.000,00.-TL nakit kredi borcunun ödenmesi ve teminat mektuplarından geriye kalan 110.000,00.-TL’lik gayrinakit kredi borcunun ise bankalarına depo edilmesi istenmiştir.
Alacağın ödenmemesi ve söz konusu banka hakkında yapılan takibin sonuçsuz kalması üzerine …’ın kanuni temsilcisi olduğundan bahisle … tarih ve E… sayılı ödemeye çağrı mektubu düzenlenerek davacıya gönderilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na 5766 sayılı Kanun’la eklenen Geçici 26. maddenin ikinci fıkrasında, “Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon’a intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar, yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan banka ve şirketlerin eski yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile Mükerrer 35. maddesinin uygulanmasında, ilgili kanun ve mevzuat veya ana sözleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerden,
a) Fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinden, hâkim ortağı olan tüzel kişilerden, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerden, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerden olan Fon alacaklarında, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
b) Fon bankalarının kurumsal kredilerinden kaynaklanan Fon alacaklarında, kredinin kat edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
c) Fon gelirlerinden kaynaklanan alacaklarda, Fon alacağının ilgili kuruluşa tebliğ edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
Kanuni temsilci sıfatını haiz kişiler kanuni temsilci olarak addedilir.” kuralına yer verilmiştir.
6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesinde, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsî mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. …” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının sorumluluğu açısından yapılan inceleme:
Aktarılan kurallarda, amme alacaklarının tahsili bakımından kanunî temsilcilerin sorumluluğu düzenlenmektedir. Bu hükümler gereğince bir tüzel kişiden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen yahut tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından bu tüzel kişinin kanunî temsilcisi sorumlu tutulabilecektir. 6183 sayılı Kanun’un anılan maddesi gereğince amme alacağından sorumlu olacak kişinin belirlenmesinden sonra, sorumlu olan kişinin sorumlu olduğu dönem ve sorumluluk miktarı belirlenirken, 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesiyle birlikte 5411 sayılı Kanun’un Geçici 26. maddesinde yer alan düzenlemenin de göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu değerlendirmeler bağlamında, Fon alacağı açısından kanunî temsilcinin sorumluluğu, kişinin kanunî temsilci olduğu dönemde yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan Fon alacakları veya ayrıca görev yaptığı dönemle sınırlı olmaksızın banka kaynağının ne kadarını edindiği veya edindirdiğiyle sınırlıdır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, 02/10/2001 tarih ve 5394 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 166. sayfasında yayımlanan … Bankası A.Ş. yönetim kurulunun …tarih ve … sayılı kararı ile davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa eden …’nin yerine ilk genel kurula kadar görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi seçildiği ve birinci derece imza yetkisi verildiği görülmektedir.
Bu durumda, 27/01/1999, 28/04/1999, 17/05/1999, 16/06/1999, 05/12/1999, tarihlerinde kullanılan toplam 1.510.000,00-TL tutarındaki teminat mektuplarından kaynaklanan 1.400.000,00-TL borcun devam ettiği dönemde kanuni temsilci olan davacının sorumlu tutulabileceği açıktır.

Dava konusu ödemeye çağrı mektubunun tutarı açısından yapılan inceleme:
Dava konusu Fon alacağına ilişkin olarak yapılan hesaplama tablosunun incelenmesinden, teminat mektuplarından kaynaklanan 1.400.000,00-TL’lik alacağa Fon tarafından temlik alınma tarihi olan 10/08/2001 tarihine kadar birikmiş alacak tutarı üzerinden (3.710.000,00-TL) üzerinden 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesine göre gecikme zammı uygulanmak suretiyle borç hesaplaması yapılması gerekirken sehven temlik alınan kredi tutarı olan 1.400.000,00-TL üzerinden gecikme zammı hesaplandığı gerekçesiyle davalı idarece yeniden hesaplama yapılmış olup, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/3. maddesi ile 6183 sayılı Kanun’un 47. maddesi kapsamında yapılan hesaplama sonucu toplam (3.457.608,12-TL borç aslı + 18.706.949,60-TL gecikme zammı) 22.164.557,71-TL Fon alacağından daha önce davacıya tebliğ edilen … tarih ve …sayılı ödemeye çağrı mektubunda yer alan 9.914.318,00-TL’nin mahsup edilmesi suretiyle bakiye 12.250.239,85 TL Fon alacağı için dava konusu … tarih ve E… sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği anlaşıldığından yapılan hesaplamada herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda; kamu alacağının tahsili amacıyla, teminat mektuplarından kaynaklanan 1.400.000,00-TL borcun devam ettiği dönemde … Bankası AŞ’nin kanunî temsilcisi olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.