Danıştay Kararı 13. Daire 2016/4566 E. 2022/3725 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/4566 E.  ,  2022/3725 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4566
Karar No:2022/3725

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …. Kurumu
VEKİLİ : Av. ….

KARŞI TARAF (DAVACI) : Müflis … Dağıtım Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan … Petrol Nakliye İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (…) tarafından işletilen akaryakıt istasyonunda 18/01/2013 tarihinde yapılan denetimde, 01/12/2012-18/01/2013 tarihleri arasında otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmadığının, otomasyon sistemi çalışmadan satış yapıldığının ve otomasyon sistemine müdahale edildiğinin tespit edilmesi üzerine davacı şirkete 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 850.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı şirketin fiilinin haksızlık içeriği, yine davacı şirketin kusur durumu, ekonomik büyüklüğü göz önüne alınmadan, ölçülü ve makul olmayan bir idarî para cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı;
Nitekim, Anayasa Mahkemesi’nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K.2016/28 sayılı kararıyla, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, harçtan muaf olduklarından aleyhlerine harca hükmedilemeyeceği, ayrıca anılan iptal kararının kısmî iptal kararı olduğu, dava konusu işleme dayanak maddenin iptal edilmediği, dava konusu işlemin somut delillere dayalı olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi’nce davacı şirketin dağıtıcı olarak değil bayi olarak değerlendirildiği, ayrıca kararda geçen Anayasa Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı kısmî iptal kararı olduğundan ve davacıya verilen idarî para cezasına dayanak Kanun maddesinin iptal edilmeyip yürürlükte olduğu görüldüğünden, dava konusu eylem nedeniyle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uygulanmak suretiyle idarî para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; dosyanın esasına ilişkin olarak ise, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile temin edilmesi gerekli görülecek diğer bilgi ve belgelerle birlikte, davalı idarenin bu iddialarına ilişkin savunmaları çerçevesinde değerlendirilerek, davacı şirkete isnat edilen fiilin sübut bulup bulmadığı hususunun somut gerekçeleriyle ortaya konulması suretiyle yeniden karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan … Petrol Nakliye İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (…) tarafından işletilen akaryakıt istasyonunda 18/01/2013 tarihinde yapılan denetimde, 01/12/2012-18/01/2013 tarihleri arasında otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmadığının, otomasyon sistemi çalışmadan satış yapıldığının ve otomasyon sistemine müdahale edildiğinin tespit edilmesi üzerine, davacı şirket tarafından istasyon otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmamasına ilişkin öngörülen eylem ve bildirimlerin yapılmaması hususunun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına, 7. maddesinin 6. fıkrasına aykırı olduğu gerekçesiyle anılan Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 850.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı alınmıştır.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle de bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin altıncı fıkrasında, dağıtıcı lisansı sahiplerinin, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlü olduğu, söz konusu sistemi kurmadığı ya da Kurumca belirlenen usul ve esaslara uygun denetim sağlayamadığı tespit edilen dağıtıcılara 19. maddede öngörülen miktarda idari para cezası uygulanacağı; fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hâliyle 19. maddesinde ise, 7. madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Her ne kadar Mahkemece verilen kararda, 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirtilmiş ise de, anılan Anayasa Mahkemesi kararında bendin tamamen iptalinin söz konusu olmadığı, kararın 8. paragrafında, “… 04/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 522. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin ‘Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir:’ bölümüne ilişkin esas incelemenin 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden sınırlı olarak yapılmasına” karar verildiği, 25. paragrafında da, kuralın, Kanun’un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu belirtilerek iptaline karar verildiği anlaşıldığından, Mahkeme’nin ilgili bendin tamamen iptal edildiği yönündeki değerlendirmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinde dağıtıcı lisansı sahiplerinin, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlü olduğu, söz konusu sistemi kurmadığı ya da Kurumca belirlenen usul ve esaslara uygun denetim sağlayamadığı tespit edilen dağıtıcılara idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, dava konusu eylem nedeniyle 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 6. fıkrasına dayanılarak, aynı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uygulanmak suretiyle idarî para cezası verilebilecek ise de davacıya isnat edilen fiilin sübût bulup bulmadığı hususunun; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile temin edilmesi gerekli görülecek diğer teknik bilgi ve belgelerle birlikte, davacının iddiaları ve davalı idarenin bu iddialara ilişkin savunmaları çerçevesinde değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.