Danıştay Kararı 5. Daire 2018/4218 E. 2022/7394 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/4218 E.  ,  2022/7394 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4218
Karar No : 2022/7394

Temyiz Eden (Davacı) : …

Karşı Taraf (Davalı) : … Teşkilatı / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde 4. sınıf istihbarat uzmanı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi .. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar değerlendirilmeden gerekçesiz şekilde davanın reddine karar verildiği, telefon sinyal kayıtlarının şüpheden uzak bir delil olarak kabul edilemeyeceği, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlaline sebebiyet verildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka ve ilgili mevzuata aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin haksız ve dayanaksız olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının; “silahlı terör örgütü üyesi olma” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlarından anılan suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. ve 328/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; FETÖ/PDY …mahrem yapılanmasında … imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, … imamı, F.GÜLEN’e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, … imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, … bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle … içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmıştır. … mahrem yapılanmasında öğrenci ile öğretmen-temsilci arasındaki temasların başlangıç yıllarında yüz yüze kurulduğu, ilerleyen yıllarda genişleyen yapı ile birlikte öğrenci-öğretmen-temsilci arasındaki görüşme/buluşma organizasyonlarının operasyonel hat (no name gsm veya patates hat olarak da sıklıkla tabir edilmektedir.) (Dipnot:Kullanıcısı ile bağ kurulamayacak yerli/yabancı şahıslar adına veya sahte isme açılmış, örgütsel faaliyetlerde kullanılan genellikle fazla ve uzun süreli görüşmesi olmayan GSM hatlarıdır.) vasıtasıyla yapılmaya başlandığı belirtilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca yayımlanan FETÖ/PDY Sözlüğünde “operasyonel hatlar”, “…; genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına kolaylıkla ulaşılamayan hatlardır. Örgüt operasyonel hat kullanma yöntemine sıklıkla başvurmaktadır. Bu yöntemde; genellikle yaklaşık 3 ayda bir yeni GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir. Telefonların değiştirilmesi sürecinde, eski telefonlar imha edilmekte ve parçalanarak farklı bölgelerdeki çöp kutularına vb. atılmaktadır. Bu işlerin kamera olmayan yerlerde yapılmasına dikkat edilmektedir. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, tedbir ve gizliliğe çok önem veren örgüt mensuplarından özellikle ‘imam’ diye tabir edilen yönetici pozisyonundaki sorumlu örgüt mensupları bu yöntemi kullanmakta ve talimatları örgüt mensuplarına bu hatlar üzerinden iletmektedir.” şeklinde; “hususi”, “Fetullahçı terör örgütünün mahrem yapılanmaları dahilinde Yargı, Mülkiye, Emniyet ve MİT’te çalışan örgüt mensupları ile ilgilenen örgüt sorumlularını tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Mahrem ile aynı anlama gelmektedir.” şeklinde açıklanmıştır.
Davalı idare tarafından; ” davacı tarafından kullanılan açık bilinen GSM hattı ile kendi adına kayıtlı olmayan ve aynı zamanda Teşkilata da bildirmediği GSM hattının, davacının sadece bulunduğu Ankara ili sınırları içerisinde değil, yıllık izinlerini geçirdiği şehirlerde de mevcut baz istasyonlarından, aynı tarih ve saatlere denk gelecek şekilde birlikte sinyal verdiği, kendi adına kayıtlı olmayan illegal/operasyonel hat üzerinden ayrı bir temas ve iletişim ağı kullanmak suretiyle FETÖ/PDY’nin hususi abilerinden olan şahıs ile çok sayıda başarılı başarısız arama ve görüşme kaydının mevcut olduğu” yönündeki tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisakı bulunduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; “… sanığın; … mahrem imam ile iletişimde örgütün gizli haberleşme sistemlerinden olan gizli/operasyonel hat ve … programlarını kullandığı, bu hususun sanığın ikrarı mahiyetteki beyanını destekler nitelikte tanık ….’nun soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanında aynen; ‘… İletişim olarak … ve …’da bulunan tuşlu telefon ile … (…) tarafından aranıyordu, buluşma günü ve yeri değişikliğini söylüyordu’ şeklinde, tanık …’nin soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanında aynen; ‘…İrtibat kurmak amacıyla kendisine bir dönem noname(operasyonel) hat verdim…’ şeklindeki beyanı ile sabit görüldüğü …” tespitleri, “operasyonel hat”a ilişkin olarak yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Yine anılan Ağır Ceza Mahkemesi kararında; “… sanığın örgütün … mahrem yapılanmasında öğretmen-temsilci konumunda faaliyette bulunan … kod …, …Kod …. ve … kod … isimli mahrem imamlara bağlı, mahrem yapılanma hiyerarşisinde ‘öğrenci’ konumunda faaliyette bulunduğu, ‘…’ kod adını kullandığı, düzenli himmet verdiği, örgüt tarafından kullanılan gizli haberleşme sitemlerinden olan ‘gizli/operasyonel hat, … ve …’ isimli programları kullandığı, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu hususi abiler arasında devredildiği, örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen …personeli şahıslardan olduğu … örgütün amaçları doğrultunda …’e sızdırılan sanığın, … mahrem imamlarının düzenli takibi altında hareket ettiği, icra edilen görüşmelerde ve mezkur gizli haberleşme araçları ile kurulan irtibatlarda takibi altındaki imamlara aktarmak maksadıyla Teşkilat; eğitim dönemi ve bilahare atandığı ünite, teknik istihbarat alanındaki yürütülen faaliyet, kurum personeli ve amirleri hakkında, görev kisvesi/kamuflajı altında öğrendiği, eriştiği, duyduğu bilgileri temin ettiği …” gerekçesine yer verildiği görülmüştür.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.