DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1357 E. , 2022/2974 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1357
Karar No : 2022/2974
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … vasisi …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2016/43953, K:2021/3808 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/11/2021 tarih ve E:2016/43953, K:2021/3808 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
Davacı tarafından bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairelerinin E:…sayılı esasında kayıtlı bulunan dava dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olduğundan bahisle birleştirilmesi talebinde bulunulmuş ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda davaların birleştirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde uygulanmak üzere sayma yoluyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na atıfta bulunulan 31. maddesinde de davaların birleştirilmesi usulüne yer verilmediği görüldüğünden bu istemin yerinde görülmediği,
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği,
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesinin de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlı olduğu,
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemi de içeren Dairelerinin E:…sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairelerinin …tarih ve K:…sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Buna göre, Dairelerinin E:…sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dosyaların birleştirilmesi talebinin reddedilerek, aynı dava nedeniyle birden fazla vekalet ücreti ödenmesine sebep olunması ile AİHS’de yer alan mahkemeye erişim hakkı ile hak arama hürriyetinin ihlal edildiği; dava açılırken adli yardım talebinde bulunulmadığından gerekli harç ve posta gideri yatırılmış olmasına rağmen sonradan verilen adli yardım kabul kararı davanın açılışında verilmiş gibi peşin alınan harçlara yeniden hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesinin davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine yönelik kararı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, esas yönünden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası yönünden;
Temyize konu Daire kararı ile davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına karar verilmişse de, davacının davanın açılışında yatırılması gerekli başvuru ve karar harcı (2016 yılına ait) ile …-TL posta giderini yatırdığı, dava devam ederken adli yardım talebinde bulunması üzerine Dairece 24/02/2020 tarihinde davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği görülmektedir. Öte yandan, dava 2016 yılında açılmış olmasına rağmen Dairece 2017 yılına ait harçların hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu maddi hatanın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca, temyize konu Daire kararının hüküm fıkrasının 2. bendinin, “2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım isteminin kabul edildiği 24/02/2020 tarihinden sonra yapılan yargılama giderinden dosyada mevcut bulunan posta gideri avansının mahsup edilmesinden sonra kalan yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,”; yargılama giderleri tablosunda yer alan başvuru harcı satırının “Başvuru Harcı: …TL”; karar harcı satırının ise “Karar Harcı:… TL” şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 17/11/2021 tarih ve E:2016/43953, K:2021/3808 sayılı kararının hüküm fıkrasının 2. bendinin, “2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım isteminin kabul edildiği 24/02/2020 tarihinden sonra yapılan yargılama giderinden dosyada mevcut bulunan posta gideri avansının mahsup edilmesinden sonra kalan yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,”; yargılama giderleri tablosunda yer alan başvuru harcı satırının “Başvuru Harcı: …TL”, karar harcı satırının ise “Karar Harcı:… TL” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.