Danıştay Kararı 8. Daire 2021/4024 E. 2022/5758 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/4024 E.  ,  2022/5758 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4024
Karar No : 2022/5758

YARGILAMANIN YENİLENMESİ
İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde laborant olarak görev yapan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 11/a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Danıştay Sekizinci Dairesi’nin 10/10/2000 tarih ve E:1999/101, K:2000/6171 sayılı kararı hakkında yargılamanın yenilenmesi suretiyle, dava konusu işlemin iptali ile işlem tarihinden itibaren kesilen ücret ve her türlü sosyal hakların iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
18.12.2015 tarihinde Danıştay kaydına giren dilekçe ile disiplin cezasına konu aynı fiille ilgili yapılan bir yargılamada, Danıştay Onikinci Dairesi’nin 10/10/2011 tarih ve E:2010/9516, K:2011/4643 sayılı kararıyla, söz konusu fiilin kanundaki suç tanımına uymadığı, tipiklik şartı gerçekleşmeden verilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulduğu, bu nedenle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabul edilerek, dava konusu işlemin iptali ile işlem tarihinden itibaren kesilen ücret ve her türlü sosyal hakların iadesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasında, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin sayma suretiyle belirlendiği, Daire kararında yer verilen sebep ve davacı tarafından ileri sürülen hususların, 2577 sayılı Kanun’da sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirisine uymadığı, bu nedenle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara, ilgili dava dairesi tarafından uyulması zorunlu olduğundan ve ilgili dairenin bu konuda bir ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Dairesi Kurulunca verilen bozma kararına uyularak, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde laborant olarak görev yapan davacının, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 11/a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın, Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2000 tarih ve E:1999/101, K:2000/6171 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine, yargılamanın yenilenmesi suretiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem tarihinden itibaren kesilen ücret ve her türlü sosyal hakların iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46’ncı maddesinin 1’inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı, hükme bağlanmıştır. İlk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden, laborant olarak görev yapan davacının, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin YÖK Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açtığı davanın, Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2000 günlü, E:1999/101, K:2000/6171 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine, yargılamanın yenilenmesi suretiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem tarihinden itibaren kesilen ücret ve her türlü sosyal hakların iadesine karar verilmesi istemiyle açılan bu davada; Danıştay Sekizinci Dairesi’nin 12/09/2018 tarih ve E:2016/55, K:2018/4314 sayılı kararıyla; yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne karar verilerek uyuşmazlık yeniden incelenmiş ve dava konusu YÖK Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının davacıya iadesine ve mali hakların dava tarihi olan 08/01/1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu kararın, davalı idarece temyizi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 24/12/2020 günlü ve E:2019/63, K:2020/3469 sayılı kararıyla yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirinin bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun yukarıda sözü edilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde laborant olarak görev yapan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 11/a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Danıştay Sekizinci Dairesi’nin 10/10/2000 tarih ve E:1999/101, K:2000/6171 sayılı kararı hakkında yargılamanın yenilenmesi suretiyle, dava konusu işlemin iptali ile işlem tarihinden itibaren kesilen ücret ve her türlü sosyal hakların iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Dairemizin 12/09/2018 tarih ve E:2016/55, K:2018/4314 sayılı kararıyla; bakılan uyuşmazlıkta, Danıştay Başsavcılığı tarafından verilen yazılı düşüncenin ilgililere tebliğ edilmemesi ve bu görüşe karşı yazılı olarak cevap verme imkanı tanınmaması nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlığını taşıyan 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi istemi kabul edilmiş ise de; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinin 1. fıkrasında, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin sayma yolu ile tek tek belirlendiği, kararda yer verilen sebep ve davacı tarafından ileri sürülen hususların, 2577 sayılı Kanunda sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirine uymadığından, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabul edilerek, dava konusu işlemin iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 24/12/2020 tarih ve E:2019/63, K:2020/3469 sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Kanunun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, İdare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararlarında ısrar edebilmeleri mümkün iken, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
h) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.
ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından dava konusu kararın 28 Şubat 1997 darbe sürecinde alındığı, o dönemde Danıştay Daireleri ve diğer Mahkemelerin baskı altına alındığı, zorlayıcı sebepler nedeniyle davanın reddedildiği, zorlayıcı sebeplerin artık ortadan kalktığı, bu nedenle, 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi gerektiği, aynı fiilden dolayı Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılan başka bir kişinin açtığı davada Danıştay Onikinci Dairesince, söz konusu fiilin kanundaki suç tanımına uymadığı, tipiklik şartı gerçekleşmeden verilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulduğu, söz konusu bozma kararı nedeniyle, 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi gerektiği, aynı fiil nedeniyle aynı yaptırıma tabi tutulan M.S.Y.’nin açtığı davanın reddedilmesi üzerine, bu kişinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurduğu, anılan Mahkemece, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı” başlığını taşıyan 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine karar verildiği, kararın gerekçesinin; Danıştay Başsavcılığı tarafından verilen yazılı düşüncenin davacıya tebliğ edilmeyerek, bu görüşe karşı yazılı olarak cevap verme imkanı tanınmaması olduğu, aynı durumun kendi dosyası için de geçerli olduğu, bu nedenle, 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi gerektiği belirtilerek yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta her ne kadar, Danıştay Başsavcılığı tarafından verilen yazılı düşüncenin davacıya tebliğ edilmeyerek ve bu görüşe karşı yazılı olarak cevap verme imkanı tanınmayarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı” başlığını taşıyan 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulmuş ise de; 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasında, yargılamanın yenilenmesi sebepleri sayma yolu ile tek tek belirlenmiş olup; davacı tarafından ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı Kanun’da sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirine uymadığından, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Yargılamanın yenilenmesi isteminin REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Temyiz aşamasında davalı idare tarafından yatırılan …-TL harç ve …-TL posta gideri avansının davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere,
19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.