Danıştay Kararı 6. Daire 2022/5487 E. 2022/8801 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/5487 E.  ,  2022/8801 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5487
Karar No : 2022/8801
DAVACI :
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : 1- … – ANKARA
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Denizli İli, Tavas İlçesinde …, … ve … numaralı IV. grup maden (linyit) işletme ruhsatlı sahalarda, ruhsatlara konu maden üretimine devam edilebilmesi için ihtiyaç duyulan ekli listedeki taşınmazların Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 14/01/2022 tarih ve 31719 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/01/2022 tarih ve 5103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Denizli İli, Tavas İlçesi, …Mahallesi, …Mevkii …parsel ve …Mevkii …parsel sayılı taşınmazlarda zeytin yetiştiriciliği faaliyeti ile uğraştığı, zeytin bahçesi niteliğinde olan söz konusu taşınmazların iptali istenilen acele kamulaştırma kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazlar arasında yer almadığı ancak dört yanındaki taşınmazların iptali istenilen acele kamulaştırma kararı kapsamında bulunduğu, söz konusu taşınmazların hemen bitişiğindeki taşınmazlarda kazı çalışmalarının başladığı, kazı çalışmalarından kaynaklanan toz , duman ve kimyevi atıkların söz konusu taşınmazlarda bulunan zeytin ağaçlarını doğrudan etkilediği bu nedenle dava açmakta menfaati bulunduğu, acele kamulaştırmaya konu alanda yapılacak madencilik faaliyetlerinin insan ve çevre sağlığını olumsuz etkileyeceği, acele kamulaştırma kararı alınmasında kamu yararı bulunmadığı, acele kamulaştırmaya konu alanda tek seferde kömür çıkarılmayacağı, bölge bölge sırayla kazı çalışması yapılacağı dolayısıyla bir kısım taşınmaz için acele kamulaştırma yapılsa dahi kalan kısım için olağan kamulaştırma sürecinin işletilebileceği, dava konusu işlemin amaç unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, aceleliği zorunlu bir kamu yararının mevcut olmadığı, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesi ile Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesi uyarınca söz konusu taşınmazlarda bulunan zeytin bahçesinin hemen yanı başında madencilik faaliyetinin yapılamayacağı, ayrıca dava konusu işleme konu taşınmazların tarihi eserlerin, kültürel varlıklarının yakınında olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davanın madencilik ruhsat sahibi firmaya ihbar edilmesi gerektiği, davanın süre aşımı ve ehliyet yönünden reddi gerektiği, ruhsat alanı içinde kalan ve ekte sunulan parsellerin ruhsat hukuku devam ettiği sürece madencilik faaliyetleri için kullanılması amacıyla 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 13. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi kapsamında kamu yararı kararının verilmesi ve 3213 sayılı Maden Kanununun 46.maddesi ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre kamulaştırma işleminin yapılması için Bakanlık makamından alınan … tarihli, …sayılı Olur’a istinaden dava konusu işlemin tesis edildiği, acele kamulaştırma kararı kapsamındaki taşınmazların yer aldığı sahada açık ocak yöntemiyle linyit kömürü üretiminin yapılacağı, söz konusu taşınmazlar üretimin yapılacağı açık işletme ocak alanı içerisinde kaldığından üretimin yapılabilmesi için söz konusu taşınmazların alternatifinin olmadığı, en kısa sürede enerji üretimine geçilmesinin acelelik hali oluşturması nedeniyle dava konusu işlem ile davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildiği, uyuşmazlığa konu taşınmazlardan …Mevkii …sayılı parselin ruhsat sahası içinde de iptali istenilen acele kamulaştırma kararı kapsamında da yer almadığı, …Mevkii …sayılı parselin ise ruhsat sahası içinde yer aldığı ancak iptali istenilen acele kamulaştırma kararı kapsamında yer almadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dava dilekçesi ve savunma 2577 sayılı Kanunun 14/6.maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Denizli İli, Tavas İlçesinde …, … ve … numaralı IV. grup maden (linyit) işletme ruhsatlı sahalarda, ruhsatlara konu maden üretimine devam edilebilmesi için ihtiyaç duyulan ekli listedeki taşınmazların Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 14/01/2022 tarih ve 31719 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/01/2022 tarih ve 5103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 08.06.2000 tarihli, 4577 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan “dava açma ehliyeti”, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen sübjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Davanın, iptali istenilen Denizli İli, Tavas İlçesinde …, … ve … numaralı IV. grup maden (linyit) işletme ruhsatlı sahalarda, ruhsatlara konu maden üretimine devam edilebilmesi için ihtiyaç duyulan ekli listedeki taşınmazların Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 14/01/2022 tarih ve 31719 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/01/2022 tarih ve 5103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına ekli liste kapsamında taşınmazı bulunmayan davacı tarafından, maliki olduğu Denizli İli, Tavas İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii … parsel ve … Mevkii … parsel sayılı taşınmazlarda yürüttüğü zeytincilik faaliyetinin, hemen bitişiğinde bulunan ve acele kamulaştırma kararı kapsamında yer alan taşınmazlarda madencilik faaliyeti kapsamında başlanılan kazı çalışmalarından zarar göreceği, söz konusu faaliyetlerin insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkilerinin olacağı, ayrıca dava konusu işleme konu taşınmazların tarihi eserlerin, kültürel varlıkların yakınında olduğu ileri sürülerek açıldığı, Dairemizin 04/08/2022 tarihli ara kararına davalı idarelerce verilen cevapta davacının mülkiyetindeki Denizli İli, Tavas İlçesi, …Mahallesi, …Mevkii …parsel ve …Mevkii …parsel sayılı taşınmazların iptali istenilen acele kamulaştırma kararı kapsamında yer alan taşınmazlardan olmadığının beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davacının maliki olduğu ve üzerinde zeytincilik faaliyet yürüttüğünü ileri sürdüğü Denizli İli, Tavas İlçesi, …Mahallesi, …Mevkii …parsel ve …Mevkii …parsel sayılı taşınmazların, dava konusu 14/01/2022 tarih ve 31719 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/01/2022 tarih ve 5103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının eki listede yer almadığı anlaşıldığından, dava konusu işlem nedeniyle menfaati ihlal edilmeyen davacının bakılmakta olan davada subjektif dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, davacı tarafından ileri sürülen ve yukarıda yer verilen iddiaların, iptali istenilen acele kamulaştırma kararı kapsamındaki sahada gerçekleştirilecek projeye ilişkin çevresel etki değerlendirmesi süreci sonunda ilgili idarece verilecek olan karara karşı açılacak davada ileri sürülebileceği tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının ve varsa posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi kapsamında kalan davada, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.