Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/975 E. , 2022/4000 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/975
Karar No : 2022/4000
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına 2018 ve 2019 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 95 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin, kayıt belgesinde belirlenen eşik değerden beyanı üzerine tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergisi ile dampinge karşı verginin fazlaya isabet eden kısımlarının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesine göre iadesi talebinin reddine dair karara vaki itirazın reddine dair işlemin dava konusu beyannamelere ilişkin kısmının iptali ile fazladan ödenen tutarın hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, Mahkemelerince yapılan hesaplama uyarınca, uyuşmazlıkta, … tarih ve … sayılı beyannamede 2.196,30 TL fazladan ilave gümrük vergisi ödenmesine rağmen dava dilekçesinde 2.795,00 TL, … tarih ve … sayılı beyannamede 2.568,95 TL fazladan katma değer vergisi ödenmesine rağmen dava dilekçesinde 2.569,00 TL, … tarih ve … sayılı beyannamede 1.944,70 TL dampinge karşı vergi ödenmesine rağmen dava dilekçesinde 1.966,00 TL, 2.534,95 TL fazladan katma değer vergisi ödenmesine rağmen 2.535,00 TL istenildiği, davacının söz konusu beyannameler haricindeki dava konusu yapılan diğer beyannamelere ilişkin taleplerinde herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, kayıt belgesindeki eşik kıymet esas alınarak belirlenen referans kıymet, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun gümrük kıymetine ilişkin düzenlemelerine göre ithal edilen eşyanın gerçek satış bedeli olmadığından, davacı tarafından yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemin Mahkemece hesaplanan kısmında hukuka aykırlık bulunmadığı; değinilen 3 beyanname dışında kalanlar yönünden ise hukuka uyarlık bulunmadığı; referans fiyat uygulaması nedeniyle fazladan ödenen tutarın 4458 sayılı Kanun’un 216. maddesi uyarınca tecil faiziyle birlikte iadesinin gerektiği, her beyanname için ayrı ayrı açılan davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucu haklı çıkan davacı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin, 1.043.852,95 TL’lik vergiye ilişkin kısmının iptaline, anılan vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine, anılan tutarı aşan iade talebinin reddine karar verilmiş ve davacı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından iadesi istenen vergilerin bir kısmının katma değer vergisine ilişkin bulunması nedeniyle söz konusu verginin bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğü nezdinde indirim/iade konusu edilip edilmediğinin araştırılması gerektiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmına yönelik davalı idarenin temyiz istemin kabulü, dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin iadesine ilişkin kısmı ile tahsil tarihinden itibaren hesaplanmak üzere iadesine hükmedilen tecil faizinin yasal faize isabet eden kısmına yönelik istemin ise, reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan bölge idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin iadesine ilişkin kısmı, dava konusu beyannamelerden 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilmiş olanlara ilişkin olarak tahsil tarihinden itibaren hesaplanmak üzere tecil faizi ödenmesine dair kısmı ile 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olanlarda ise, ödenmesine hükmedilen tecil faizinin yasal faize isabet eden kısmı aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Temyize konu kararın 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olan beyannamelere dair faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince;
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, yurt dışı giderin artırılması suretiyle referans fiyat üzerinden beyan edilen eşyaya ilişkin dava konusu serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin bir kısmının yasal değişikliğin yürürlük tarihi olan 07/11/2019 tarihinden önce, bir kısmının ise anılan tarihten sonra tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre fazla ödemeye konu serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olanlarında, gümrük yükümlülüğünün başladığı beyannamenin tescil tarihi itibarıyla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iade edilmesi gerekmekte olup, anılan tarihte yürürlükte olmayan hükme dayanılarak tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin iadesine ilişkin kısmı ile tahsil tarihinden itibaren hesaplanmak üzere dava konusu beyannamelerde 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olanlarda, ödenmesine hükmedilen tecil faizinin yasal faize isabet eden kısmının, 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilmiş olanlarda tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, dava konusu beyannamelerden 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş davaya konu serbest dolaşıma giriş beyannamelerine dair faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmının ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
X – KARŞI OY:
İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan “taleple bağlılık” ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.
İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüştür. Dilekçede talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten, kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesinde düzenlenen “kanuni faiz”in anlaşılması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 216. maddesinde belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir.
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, dava dilekçesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na tabi olan ve 07/11/2019 tarihinden sonra tahsil edilip yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir verginin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin yasal/kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenmesi durumunda, yasal/kanuni faiz talebinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Kanuni faiz” başlıklı 1. maddesinde düzenlenen faiz anlaşılması gerektiğinden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 216. maddesi uyarınca tecil faizine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, kararın 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilmiş beyannamelerde tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının da bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.