Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/418 E. , 2022/8831 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/418
Karar No : 2022/8831
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı 353,56 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerinde adına tapu tahsis belgesi tanzim edilen davacının, İdare mahkemelerince verilmiş bulunan iptal kararları uyarınca işlem yapılması yönündeki başvurusunun reddedildiğinden bahisle taşınmazın güncel rayiç değeri kadar tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00-TL’nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; adına tapu tahsis belgesi tanzim edilen davacıya tazminat ödeneceğine ilişkin mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmadığı, bununla birlikte tapu tahsis belgesinin ise tek başına anılan taşınmazla mülkiyet ilişkisi kurulmasını sağlamayacağı anlaşıldığından, davacının maliki olmadığı arazinin bedelinin tazminat olarak verilmesine olanak bulunmadığı, öte yandan davacının tapu tahsis belgesinin iptal edilmediği anlaşıldığından doğmuş herhangi bir maddi zarardan da bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının tazminat isteminin şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, adına düzenlenen tapu tahsis belgesi gereğince kendisine yer gösterilmesi talebiyle yapılan başvuraların idarece reddedildiği, açılan davalar sonucu iptal kararı verilmesine ve bu kararların kesinleşmesine rağmen mağduriyetinin giderilmediğinden tarafına arsa bedeli karşılığında maddi tazminat verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, tapu tahsis belgesinin tahsis edilen taşınmaz ile davacı arasında mülkiyet ilişkisi kurmadığı, ayrıca söz konusu taşınmazın mülkiyetinin davalı idarenin değil hazinenin olduğu, davacıya yıkılan yapının enkaz bedelinin ödenmesi teklifinde bulunulduğu, fiili durum itibarıyla şu an için davalı idarenin herhangi bir taşınmazının da bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, … parsel sayılı 353,56 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerinde adına tapu tahsis belgesi tanzim edilen davacının, İdare mahkemelerince verilmiş bulunan iptal kararları uyarınca işlem yapılması yönündeki başvurusunun reddedildiğinden bahisle taşınmazın güncel rayiç değeri kadar tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00-TL’nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Hakkındaki Kanunun 9/b maddesinde; “b) Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya arazileri üzerine yapılmış gecekondular (a) fıkrasındaki hükümlere tabi olup, arsa bedeli ilgili kuruluşa peşin veya en geç 4 yıl içinde oniki eşit taksitle, bu Kanun hükümlerince çıkarılacak Yönetmelikte belirtilen esaslara göre ödenir…” hükmüne, Kanunun 10. maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre, hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapıların, 12. madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yerin hak sahibine tahsis edileceği ve bu tahsisin yapıldığının tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verileceği, tapu tahsis belgesinin, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil edeceği; Kanunun 13. maddesinin (b) bendinde, Hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde ıslah imar planı ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak arsa veya hisse tahsis edileceği, gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah ve önleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verileceği, tahsis edilen arsa ve hissenin bedelinin 2942 sayılı Kanun veya 3016 sayılı Kanuna göre belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Tapu tahsis belgesi, bir mülkiyet belgesi olmayıp, hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar hakkında yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan 2981 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiş bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmesi talebi üzerine ise anılan Yasa hükümlerinin uygulandığı alanlarda belirli koşullarla yapılması öngörülen ve özel olarak düzenlenen ıslah imar planları yapılıp, imar parselleri oluşturularak, tapu tahsis belgesine konu taşınmazın bulunduğu yerde korunması suretiyle tapu kaydı oluşturulması, bunun mümkün olmaması halinde ise gecekondu önleme veya ıslah bölgelerinden veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinden arsa veya hisse verilerek, tapu senedi oluşturacağı yukarıdaki Kanun hükümlerinden anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanların tam yargı davası açabilecekleri kurala bağlanmıştır. Genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur. Maddi zarar ise; bir kişinin mal varlığında kendi rızası dışında meydana gelen eksilme ya da yoksun kalınan kâr şeklinde oluşabilir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, …Mah., …pafta, …ada, …parsel sayılı Hazineye ait taşınmaz üzerindeki yapı için davacı adına tapu tahsis belgesi düzenlendiği, tahsis belgesi gereğince ve 2981 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında kendisine yer tahsisi yapılması için davalı idareye başvurduğu, davalı idarenin, bu talebi, gecekondunun bulunduğu taşınmazın 15/08/2008 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “kısmen belediye hizmet alanında kısmen de yol alanında” kaldığından devrinin mümkün olmadığı, eşdeğer nitelikte taşınmaz bulunmadığından da yer göstermelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddettiği, bu işlemin iptali talebiyle açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararıyla; “davalı belediyenin öncelikle gecekondunun bulunduğu yerde muhafaza edilip edilemeyeceği yönünde bir inceleme ve değerlendirme yapması, eğer muhafaza edilemeyeceği için taşınmazın tahliyesi düşünülüyorsa davacıya belde sınırları içerisinde 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre bir tahsis yapılması gerekirken dava konusu işlemdeki gerekçeyle istemin reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacı tarafından, davalı idareden, anılan iptal kararının gereklerinin yerine getirilmesi istenildiği, başvurunun “Belediye sınırları içinde gecekondu önleme veya ıslah bölgesi bulunmadığı, ayrıca imarlı eşdeğer arsanın da bulunmadığından şu anda yer gösterilemeyeceği, bedelinin ödenmesi hususunda ise ilgili mevzuatta bu konuda bir düzenleme olmadığından bedel ödenmesi hususunda bir işlem yapılamayacağı” gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, bu işleme karşı dava açıldığı ve … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; “davalı idarece … İdare Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda davacıya ait gecekondunun olduğu ve geçerli bir tapu tahsis belgesi bulunduğu anlaşılan taşınmazın tasfiyesine yönelik işlemlerin yapılması gerekirken davacının başvurusunun reddine dair işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın onanarak kesinleştiği; davacı tarafından, 13.06.2017 tarihli dilekçesiyle anılan Mahkeme kararına konu ret işlemi nedeniyle zarara uğradığı ve bu zararın ise tazmininin gerektiği, bu zararın taşınmazın güncel rayiç değeri olduğu, bu nedenle, taşınmazla eşdeğer bir yer (hisse) verilmesi ya da o oranda karşılığının ödenmesi istemiyle davalı idareye başvurulduğu, davalı idare tarafından, davacının bu talebinin de reddedildiği, bu defa idare mahkemelerince verilmiş bulunan iptal kararları uyarınca işlem yapılması yönündeki başvurusunun reddedildiğinden bahisle taşınmazın güncel rayiç değeri kadar tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00-TL’nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlıkta davacının hukuken geçerli bir tapu tahsis belgesinin bulunduğu, öte yandan, davacı tarafından, gecekondusunun yerinde korunamadığının ve yıllar önce yıkıldığının, tapu tahsis belgesi ile ilgili harçları ve arsa bedelinin ödendiğininin, ödemelere ilişkin dekont ve makbuzların ise dilekçe ekinde sunulduğunun beyan edildiği, davalı idarenin ise …tarih ve …sayılı yazısında Milli Emlak Müdürlüğünce yapılan yazışmalarda arsa bedeli ile ilgili bir ödeme yapıldığına ilişkin bir belgeye rastlanmadığının ileri sürüldüğü görülmektedir.
Yukarıda belirtilen hususlar birlikte incelenip değerlendirildiğinde, davacının hukuken geçerli bir tapu tahsis belgesinin bulunduğu, bu belge gereğince 2981 sayılı Kanunun 13. Maddesi uyarınca kendisine yer tahsisi yapılmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından tapu tahsis belgesi başvurusu sırasında arsa bedelinin ödenip ödenmediği hususunun açıklığa kavuşturulması, ödendiğinin tespiti halinde ise ödenen miktarın dava tarihi itibarıyla güncelleştirilmiş değerinin tespit edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
Temyize konu kararda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinin hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyoruz.