Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5849 E. , 2022/4565 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5849
Karar No : 2022/4565
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendisine asaleten … ve …’e velayeten …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Huk. Müş. Yrd. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılar tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 26/07/2015 tarihinde, Mersin ili, Akdeniz ilçesinde terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen gösterilerde, güvenlik görevlilerine karşı ateşlenen aydınlatma fişeğinin evinin balkonunda oturan …’ün başına isabet etmesi sonucu vefatı olayında idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık eşi … için 100.000,00 TL, çocukları … ve … için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; PKK/KCK bölücü terör örgütü tarafından gerçekleştirildiği sabit olan terör eylemi nedeniyle meydana gelen olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı ancak sosyal risk ilkesi gereğince davacıların uğramış oldukları manevi zararların karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile, … İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların, murislerinin ölümüne sebebiyet veren fiilin terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirildiğini … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına giren 25/11/2015 tarihli rapor (tespit tutanağı) ile öğrendiği, bu tarihten itibaren 60 gün içinde idareye başvurmaları gerekirken 29/07/2016 tarihinde yaptıkları başvurunun süresinde olmadığı, bu nedenle davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında bahsi geçen tespit raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 13. maddesinde belirtilen süreler içinde davanın açıldığı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :…
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
26/07/2015 tarihinde, Mersin ili Akdeniz ilçesinde PKK terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen gösterilerde, güvenlik görevlilerine karşı ateşlenen aydınlatma fişeği evinin balkonunda oturan …’ün başına isabet etmiş ve davacılar murisi olaydan bir gün sonra, 27/07/2015 tarihinde vefat etmiştir.
Davacılar murisi …’ün ölümü ile ilgili olarak başlatılan soruşturma sonrasında, şüpheli suça sürüklenen çocuk … hakkında açılan ceza davasında; … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile, sanık …’nın …’ü olası kastla öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçları ile diğer bazı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Davacılar tarafından, 29/07/2016 tarihinde, murislerinin ölümü nedeniyle uğradıkları zararın karşılanması istemiyle Mersin Valiliğine yaptıkları başvurunun reddi üzerine, 21/11/2016 tarihinde, olay nedeniyle uğradıkları zararlara karşılık genel hükümler kapsamında kendilerine manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması” başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği öngörülmüş olup; bu sürelerin, kişilerin haklarını ihlal eden eylemler dolayısıyla idarenin sorumluluk şartlarının tümünün oluştuğunun kesin olarak öğrenildiği tarihten itibaren başlatılacağı kuşkusuzdur.
Zararı doğuran olay dolayısıyla idarenin sorumluluğuna gidilebileceği hususu ve doğurduğu zarar, davacıların kendi kusurları bulunmaksızın bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu olayda, idarenin sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğunun kesin olarak olayla ilgili olarak yapılan ceza kovuşturması sonucunda, suça sürüklenen çocuk … hakkında olası kastla öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı mahkumiyet kararı ile ortaya çıktığı dikkate alındığında, 21/11/2016 tarihinde açılan bakılmakta olan davada, süre aşımı bulunmamaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.