Danıştay Kararı 8. Daire 2018/3610 E. 2022/5762 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/3610 E.  ,  2022/5762 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3610
Karar No : 2022/5762

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara Büyükşehir Belediyesi mücavir alan sınırları içerisinde, Kahramankazan – Ankara hattında … plakalı araç ile özel toplu taşıma hizmeti veren davacı tarafından, sözleşme gereğince belirlenen durak katılım payının süresi içerisinde ödenmediğinden bahisle araç çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararı ile bu karar dayanak alınarak tesis edilen … tarih ve … sayılı EGO Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıya yapılan tebligat evrakında yer alan imza ile Mahkemece 06.01.2017 tarihinde tutanağa alınan davacıya ait imzaların karşılaştırılarak, söz konusu tebliğ evrakı üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu nezdinde bilirkişi incelemesi yapılmasına 09.12.2016 tarihinde karar verildiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nin … tarih ve … sayılı bilirkişi raporunda özetle; “Tebliğ evrakındaki imzanın teşhise götürecek önemli karakteristik materyal içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imza olması nedeniyle söz konusu imzanın davacının el ürünü olup olmadığının tespit edilemediği” görüşüne yer verildiği, bu rapor neticesinde, anılan tebliğ evrakı üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde ispat edilemediğinden, davacının, tebliğ evrakı üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasına itibar edilmesi gerektiği ve dolayısıyla durak katılım payının otuz gün içerisinde ödenmesine ilişkin olan EGO Genel Müdürlüğü Ulaşım Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin davacıya tebliğ edilmediği, bu durumda; çalışma izin belgesinin iptal edilmesinin ön şartı olan, durak katılım payının otuz gün içerisinde ödenmesine ilişkin işlemin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davacının toplu taşıma araçları çalışma izin belgesinin iptal edilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
… BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; durak katılım payının ödenmesi için … tarih ve E:… sayılı yazının 10.02.2016 tarihinde davacıya tebilğ edildiği, davacının verilen süre içerisinde 10.03.2016 tarihine kadar durak katılım ücretini ödemediği, bu nedenle dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
… GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; usul yönünden, davanın adli yargıda görülmesi gerektiği, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığı; esas yönünden ise, 2015 yılı Aralık ayına ait durak katılım payının ödenmesi gerektiğine dair yazının davacının sözleşmede belirttiği adreste 10.02.2016 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edilmesine rağmen durak katılım payının ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği ve aracın çalışma ruhsatının iptal edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı EGO Genel Müdürlüğü’nün usule ilişkin itirazları kabul edilmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.