Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5711 E. , 2022/4949 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5711
Karar No : 2022/4949
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kalıp Plastik İnşaat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Asıl borçlu … Plastik Nakliye Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait vergi borçları nedeniyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesi uyarınca, davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu … Plastik Nakliye Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacı şirkete, 49.997,00-TL tutarında mal ve hizmet verildiğinin ilgili dönem Bs formundan anlaşılması üzerine, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesi uyarınca düzenlenen haciz bildirisinin davacı şirkete tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen 411.493,97-TL borcun tahsili için dava konusu ödeme emrinin tanzim edildiği, haciz bildirisinde açıkca borcun davacının zimmetinde sayılacağının bildirilmesi ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesiyle, yedi günlük sürede alacaklı tahsil dairesine itirazda bulunmayan üçüncü şahıslara, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla borçlu olmadığını veya malı elinde bulundurmadığını ispat etme imkanı tanınmış olmasına rağmen davacı tarafından bu yolda herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu durumda davacının amme borçlusuna olan asıl borç tutarı zimmetinde sayılarak sorumlu tutulmasının yasa gereği olduğu, öte yandan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesinde, üçüncü şahıslarda amme borçlusunun alacağının bulunduğunun idarece tespit edilmesinin zorunlu olduğuna ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, idarenin ticari ilişkiyi ve tutarını genel olarak kanıtlamasının yeterli olduğu, bu yönden davalı idarece genel bir tespit yapıldığı, haciz bildirisine itiraz edilmemesi üzerine ayrıca ikinci bir yazı ile bilgilendirilme yapılmasına rağmen yine herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu halde ticari ilişki tutarı kadar borç için ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu, davalı idare tarafından da 411.493,97-TL borcun tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinin tebliğinden sonra, Bs formundan hareketle tespit edilen 49.997,00-TL’lik tutarın üzerindeki kısmın 25/04/2019 tarihli düzeltme fişiyle tahakkuktan terkin edildiği, ayrıca 19/02/2019 tarihinde 1.504,77-TL tahsilat yapıldığı, ödeme emrinin gerek dava tarihi gerekse karar tarihi itibariyle 411.493,97-TL yönünden hukuk aleminde varlığını devam ettirdiği anlaşıldığından kalan bakiye olan 48.492,33-TL yönünden ödeme emrinde hukuka aykırılık, bunun üzerindeki kısım yönünden ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, ödeme emrinin 48.492,33-TL’yi aşan kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının dava konusu ödeme emrinin 48.492,23- TL’yi aşan kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; kararın redde ilişkin kısmı bakımından davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinden ise, kamu borçlusunun üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine haciz uygulanabilmesi için borçlunun üçüncü şahıs nezdinde alacağının bulunduğunu bildirmiş veya idarece kamu borçlusunun alacağı olduğunun tespit edilmiş olması ve tespit edilen tutar için haciz uygulanması gerektiği, kamu borcu bulunan … Plastik Nakliye Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, yaptığı satış nedeniyle davacıdan alacağı bulunduğu yolunda herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi davalı idarece satış bedelinin tahsil edilmediğine dair herhangi bir tespit de yapılmadığından, yapılan alış satışın (Ba) ve (Bs) formlarıyla beyan edilmesinin tek başına kamu borçlusunun davacıdan alacağı olduğunun kabulü için yeterli bulunmadığı, bu bakımdan haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine itirazda bulunulmamış ise de, haciz bildirisine dayanılarak düzenlenen ödeme emrine karşı ileri sürülen iddia, “böyle bir borcun olmadığı” kapsamında bulunduğundan, düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının, davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın bu kısım yönünden kabulüne, dava konusu ödeme emrinin 48.492,33-TL’lik kısmının da iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Önceki beyanların tekrar edildiği, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.