Danıştay Kararı 9. Daire 2021/560 E. 2022/4954 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/560 E.  ,  2022/4954 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/560
Karar No : 2022/4954

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Pazarlama Ticaret A. Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, taşıt satın almak isteyen müşterilerin ilgili banka veya finans kurumuna yönlendirilmesi karşılığında, şirket çalışanlarına 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca “ücret” niteliğinde yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılmadığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Ocak-Aralık dönemi için re’sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih, E:… , K:… sayılı kararıyla; davacı şirket ile banka ve finans kuruluşları arasında, taşıt kredisi kullanmak isteyen müşterilerin bankaya yönlendirilmesi şeklinde ifa edilen müşteri bulma hizmeti kapsamında, şirket çalışanlarına bir menfaat temini hususunda düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı, şirket ile anılan kuruluşlar arasında yapılan sözleşmelerde de şirket çalışanlarına belirli bir tutarda veya oranda ödeme yapılacağına ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığı, idarece kayıtdışı ücrete ilişkin oluşturulan tablolarda yer alan ve ücret olarak değerlendirilen ve banka ve finans kuruluşları tarafından her çalışan için farklı ve her ay için farklı tutarlarda ve farklı adlarla sağlanan menfaatlerin, ücret gibi sürekli ve yapılan çalışma karşılığında belirli oranda veya tutarda olmadığı, banka ve finans kuruluşları tarafından sağlanan menfaatlerin şirketin uhdesine de girmediği, doğrudan şirket çalışanlarının hesaplarına nakdi ödeme şeklinde yapıldığı ve ödenen bu tutarların davacı şirket ile çalışanları arasında yapılan hizmet sözleşmesine bağlı olarak talep edilebilir ve ödenmesi zorunlu menfaatler olmadığı, davacı şirketçe çalışanlarına yapılan herhangi bir ücret ödemesinden söz edilemeyeceği, anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Banka ve finans kurumları tarafından kredi yönlendirme hizmeti karşılığında prim, bonus yüklemesi ve benzeri adlarla ödenen tutarların davacı şirket işçilerinin uhdesinde kaldığı, ancak davacının söz konusu ücret niteliğindeki ödemelere ilişkin vergi sorumlusu sıfatıyla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/1 maddesi hükümleri çerçevesinde yapması gereken gelir vergisi kesintisi ödevini yerine getirmediği, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yönündedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın, yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.