Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/472 E. , 2022/4952 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/472
Karar No : 2022/4952
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Asıl borçlu … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen …tarih, …,…,…,…,…sayılı ve …tarih, …,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; asıl borçlu …İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 12/03/1993 tarihinde kurulduğu ve 5 yıllığına davacının dışarıdan kanuni temsilci olarak atandığı, 10/02/1998 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının kanuni temsilcilik süresinin 10 yıllığına uzatıldığı, şirketin …tarihli ve …sayılı ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği ve tasfiye memuru olarak davacının atandığı, …tarih ve …sayılı kararı ile de şirketin tasfiyeden dönmesine ve 10 yıllığına …’nun kanuni temsilci olarak atanmasına karar verildiği; …tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası dışındaki amme alacakları ile dava konusu edilen diğer ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının, davacının kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği 14/08/2013 tarihinden sonraki 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin olarak verilen beyannamelere istinaden tahakkuk eden muhtelif vergi borçlarına ait olması, beyannamelerin verildiği ve tahakkuk eden vergilerin ödenmesi gerektiği dönemde kanuni temsilcilik sıfatı bulunmayan davacının anılan amme borçlarından kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle davacı adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası dışındaki amme alacaklarına ilişkin kısmı ile, dava konusu diğer ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği; davacı adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası bakımından, dava konusu ödeme emri içeriği 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezasının, katma değer vergisi beyannamesinin kanuni süresinde verilmemesi nedeniyle kesildiği, anılan beyannamenin verilmesi gerektiği dönemde davacının kanuni temsilcilik sıfatının bulunması nedeniyle davacının anılan amme alacağından sorumluluğu bulunduğu, ancak 2012/Ağustos dönemi özel usulsüzlük cezası borcunun tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin şirket çalışanına 08/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, şirket tarafından amme borcunun ödenmemesi üzerine uyuşmazlığa konu ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği, ancak amme alacağının kanuni temsilciden takibine geçilmeden önce asıl borçlu şirket hakkında yapılması gereken mal varlığı araştırmasının yapılmadığı, söz konusu mal varlığı araştırmasının amme alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin 10/12/2018 tarihli tebliğinden sonra 10/01/2019 tarihinde yapıldığı, bu durumda, 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezasının asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi, kamu alacağının süresi içinde ödenmemesi halinde, usulüne uygun bir şekilde mal varlığı araştırması yapılarak borcun asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi üzerine davacı adına ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, gerekli malvarlığı araştırması yapılmaksızın alacağın şirketten tahsil edilemediği ve tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuki isabet görülmediği; davacı tarafından, tebligat zarfından ikinci ve üçüncü sayfalarının çıktığı belirtilen … tarih ve … sayılı ödeme emri bakımından, davalı idarece verilen cevapta sözü edilen ödeme emrinin sehven düzenlendiğinin anlaşılması üzerine, tanzim edildiği tarihte iptal edildiği ve davacıya tebliğ edilmediğinin beyan edildiği, bu halde dava açılmadan önce iptal edildiği anlaşılan söz konusu ödeme emrinin iptali isteminin incelenmeksizin reddine, ödeme emrinin iptal edildiğinin davacıya bildirilmemiş olması ve davanın açılmasında davacının kusurunun bulunmaması nedeniyle yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri dışında kalan ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2012/Ağustos dönemi özel usulsüzlük cezası dışında kalan kısımları ile, dava konusu diğer ödeme emirlerine ilişkin kısmına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusu yönünden, dayandığı gerekçeler karşısında, davalının istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının bahsi geçen kısımlarının hukuka ve usule uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun anılan ödeme emirleri yönünden reddine; Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2012/Ağustos dönemi özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusu yönünden ise, şirket hakkında haciz varakaları düzenlenerek mal varlığı araştırmasına geçildiği, ancak yapılan mal varlığı araştırmasının sadece davacı şirkete ait motorlu taşıt ve gayrimenkul olup olmadığına ilişkin olarak yapıldığı, bunun dışında şirket hakkında bankalar ve diğer kurumlar nezdinde mal varlığı araştırması yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya ibraz edilmediğinin görüldüğü, asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırmasının usulüne uygun şekilde yapılarak ödeme emrine konu amme alacağının davacının temsilcisi olduğu şirketten tahsil edilemediğinin davalı idarece ispat edilemediği, bu halde, asıl amme borçlusu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması tamamlanmadan, amme alacağının şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsil olanağı kalmadığının kabulü mümkün olmadığından, şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2012/Ağustos dönemi özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin bu kısma yönelik istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, 12/03/1993 tarihinden itibaren … İnş. San. Tic. Ltd. Şirketinin müdürü olduğuna ilişkin kaydının bulunduğu, vadelerinde ödenmeyen amme alacağı için asıl borçlu şirket adına ödeme emirlerinin düzenlenip yasaya uygun şekilde şirket tüzel kişiliği adına tebliğ edildiği, tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı asıl borçlu şirket tarafından itirazda bulunulmadığı ve ödeme emirlerinin kesinleştiği, alacakların tahsili için asıl borçlu şirket hakkında cebren tahsil ve takip başlatıldığı, yapılan araştırmada borçlu şirketin mal varlığına rastlanılamadığından kanuni temsilci olan davacı adına takibe girişilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.