Danıştay Kararı 9. Daire 2020/437 E. 2022/4944 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/437 E.  ,  2022/4944 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/437
Karar No : 2022/4944

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Türkiye Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında, yurt dışında bulunan ilişkili grup şirketlerine hizmet alımı adı altında fatura düzenlenmesi suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2013/Aralık dönemi için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından, dosyaya “Bilgi İşlem Teknolojileri” hizmetine ilişkin fatura ve sözleşme dışında İzmir Ticaret Odası bilirkişileri tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı raporun sunulduğu, rapora göre, şirketin online satış üzerine kurulduğunun ve bu anlamda gerekli altyapıyı ilgili şirketlerden sağladığının, ayrıca Bilgi Teknolojileri sistemlerinde yapılan inceleme ve testler neticesinde bu hizmetlerin fiilen alındığının belirtildiği görüldüğünden, ispat külfeti yerine getirilerek hizmetin fiilen alındığının ortaya konulduğu anlaşıldığından, anılan hizmete ilişkin faturalarda yer alan katma değer vergisi indiriminin reddinde ve anılan hizmete ilişkin yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı; “Bilgi İşlem Teknolojileri” hizmeti dışındaki diğer hizmetler yönünden ise günümüz ekonomik ve ticari koşulları altında verimlilik ve karlılığın artırılması, hizmetlerin standart bir biçimde ve daha uygun koşullarda temini için grup içi firmalar arasında hizmet alışverişi mümkün olup grup içi firmalardan alındığı iddia edilen hizmetlere ait giderlerin yasal defterlere gider kaydedilebilmesi için “hizmet alan şirketin söz konusu hizmete ihtiyacı olması, hizmetin grup içi firma tarafından fiilen sağlanması, hizmet bedelinin emsallerine uygun olması” ilkelerinin üçüne birden uygun olmasının gerektiği, açıklanan ilkelerden ilki olan; “hizmetin fiilen sağlanıp sağlanmadığı” hususunun davacı şirketçe somut bir şekilde ve belgeleriyle açıkça ortaya konulamadığı, olaya ispat külfeti açısından bakıldığında ise, davacı söz konusu faturaları gider olarak kaydetmek suretiyle bu hizmetleri aldığını iddia etmekte ise de, anılan hizmet faturalarının eski tarihli sözleşmelere dayandırıldığı, hasılat arttıkça hizmet bedelinin de yükseldiği, faturaların dışında söz konusu hizmetleri aldığını ispata yarayacak sözleşmeler dışında bir delilin dosyaya sunulamadığının görüldüğü, davacı şirketin söz konusu faturalarda yer alan katma değer vergilerini indirim konusu yapamayacağı anlaşıldığından, anılan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatın bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan davacı şirket hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi inceleme raporunda, 2012/Aralık döneminden devreden katma değer vergisinin 0,00-TL olarak dikkate alınması gerektiği belirtildiğinden bu husus esas alınarak yeni katma değer vergisi beyan tablosunun oluşturulduğu, anılan vergi inceleme raporuna istinaden yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasında dava konusu edildiği ve … tarih ve … sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz aşamasında davacı tarafından 6736 sayılı Yasadan yararlanıldığı ve bu nedenle Danıştay tarafından temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği görüldüğünden, Aralık/2012 döneminden devreden indirilebilir katma değer vergisinin 0,00-TL olarak dikkate alınmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, cezalı tarhiyatın bilgi işlem teknolojileri hizmetine ait faturalardan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Yeterli araştırma yapılmadan, sunulan delillerin gerekçe gösterilmeden reddedilerek emsallere uygun bedellerin tespiti için gerekli yöntemler uygulanmadan sonuç ve kanaate varıldığı, 2013 yılında satış hasılatının %8 artmasına karşılık grup şirketlerine yapılan hizmet ödemelerinin %5 oranında arttığı, vergi inceleme raporunda ismi ve unvanı açıklanmayan …ve …firmalarının transfer fiyatlandırması yönünden emsal alındığı, ancak gizli emsal kullanılmasının adil yargılanma hakkına ve silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğu, 2013 yılında kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunulduğundan aynı yıla ilişkin olarak kurumlar vergisiyle ilgili hiçbir incelemenin yapılamayacağı, 3065 sayılı Yasa’nın 30/d maddesine eklenen hükümlü transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlara ilişkin vergi sorumlusu sıfatıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılabileceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: İstinaf dilekçelerindeki ileri sürülen iddiaların tekrar edildiği belirtilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin kabulü, davalının temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Davacının duruşma istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 17/2. maddesi uyarınca uygun görülmeyerek işin esasına geçildi:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY: Davacı şirket hakkında, yurt dışında bulunan ilişkili grup şirketlerine hizmet alımı adı altında fatura düzenlenmesi suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2013/Aralık dönemi için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, cezalı tarhiyatın bilgi işlem teknolojileri hizmetine ait faturalardan kaynaklanan kısmı ile 2012/Aralık döneminden devreden katma değer vergisinin “0” olarak dikkate alınmasından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, cezalı tarhiyatın bilgi işlem teknolojileri hizmetine ait faturalardan kaynaklanan ve 2012/Aralık döneminden devreden katma değer vergisinin “0” olarak dikkate alınmasından kaynaklanan kısımları dışında kalan kısmında yönelik davacı temyiz istemine gelince;
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11. maddesinde transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların, kurum kazancından indirilemeyeceği hükme bağlanmış Kanun’un 13. maddesinde ise, kazancın transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı haller belirtilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin (d) bendinde, indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirim konusu yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi” başlıklı 30. maddesinin (d) bendinde Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği belirtilmiş, söz konusu maddeye 6728 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile “5520 sayılı Kanunun 13 üncü madesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi hariç” hükmü parantez içinde eklenmiştir.
6728 sayılı Kanun’un 44. maddesinin gerekçesinde “Katma Değer Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (d) bendinin sonuna eklenen parantez içi hüküm ile 5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlara ilişkin aynı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (c)bendi uyarınca kanunen kabul edilmeyen giderlere ve Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5)numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin olup, mükelleflerce ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenmiş olan katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi sağlanarak, uygulamada yaşanan ihtilafların önüne geçilmesi amaçlandığı” belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket adına yurt dışında bulunan grup şirketlerine hizmet bedeli adı altında ödeme yapılmasına rağmen fiilen bu hizmetlerin alınmadığı, ilişkili grup şirketlerine hizmet alımı adı altında transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu, bu nedenle 2013 yılında hizmet bedeli olarak ödenen ve faturalarda yer alan katma değer vergisi tutarlarının ilgili dönem katma değer vergisi beyannamelerinde haksız şekilde indirim konusu yapıldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak söz konusu indirimlerin reddedilmesi suretiyle dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; 3065 sayılı Kanun’un indirimi kabul edilmeyen giderlerin düzenlendiği 30/1-d maddesinde yapılan son değişiklikle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlara ilişkin olarak ödenen katma değer vergilerinin indirim hesaplarından çıkarılmasına gerek bulunmadığı, söz konusu değişiklik öncesinde de bu konuya ilişkin bir düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında, yorum yolu ile vergisel yükümlülükler genişletilemeyeceğinden dava konusu tarhiyatın bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış olup, bu kısım yönünden davayı yazılı gerekçeyle reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, Davalının temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının; cezalı tarhiyatın bilgi işlem teknolojileri hizmetine ait faturalar ile 2012/Aralık döneminden devreden katma değer vergisinin “0” olarak dikkate alınmasından kaynaklanan kısmına yönelik hüküm fıkrasının ONANMASINA, kalan kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım üzerinden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.