Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2461 E. 2022/4912 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2461 E.  ,  2022/4912 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2461
Karar No : 2022/4912

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin edilen … Özel Eğitim Öğretim Turizm İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davalı idare tarafından, söz konusu ödeme emirlerinin anonim şirket yönetim kurulu üyesi olan davacı hakkında 6183 sayılı Kanun’un 35. ve mükerrer 35. maddeleri gereği düzenlendiği belirtilmişse de; söz konusu ödeme emirlerinde, davacının hangi sıfatla takip edildiğinin kanuni dayanağı ile birlikte belirtilmediği, ayrıca 6183 sayılı Kanunun 35. maddesindeki düzenlemenin limited şirket ortaklarının sorumluluğu hakkında olduğu, anonim şirket ortaklarının 6183 sayılı Kanun uyarınca, ortaklık sıfatıyla sorumlu olduğu yönünde bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından; davacının hangi sıfatla takip edildiğinin kanuni dayanağı ile birlikte belirtilmeksizin düzenlenen ödeme emirlerinin kanuni unsurlarını taşıdığından ve savunma hakkının gereği gibi kullanılmasına olanak tanındığından söz edilmesi mümkün olmadığından, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı vergi ve ceza ihbarnamelerine ilişkin tebligatın, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlendiği şekilde yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla 02/02/2021 tarihli ara kararı ile ödeme emirlerine dayanak ihbarnamelerin tebliğine ilişkin belgeler idareden istenildiği, ara karara cevaben gönderilen belgelerin incelenmesinden; …tarih ve …sayılı ödeme emrinin dayanağı olan vergi ve ceza ihbarnamelerinin tebliğ edilemediğine ilişkin belge sunulmadığı, …tarih ve …sayılı ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilemediğine dair tebliğ alındısının, adres tespit tutanaklarının ve ilanen tebliğe ilişkin belgelerin ibraz edildiği, …tarih ve …sayılı ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin ise 22/09/2017 tarihinde davacının ikamet adresi olarak belirtilen adreste çalışanına tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ alındısının sunulduğunun görüldüğü, bu durumda; …sayılı ödeme emrinin dayanağı olan vergi ve ceza ihbarnamelerinin tebliğ edilemediğine dair belge sunulmadığı, …sayılı ödeme emrinin dayanağı vergi ve ceza ihbarnamelerinin ilanen tebliğ edilmeden önce söz konusu tebliğ alındısında davacının adresinde bulunmadığı hususunun yukarıda yer verilen 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinde yazılan kişilerin imzası alınmak suretiyle tutanak haline getirilmediği görüldüğünden, usulsüz tebliğ ile kesinleştirilen kamu alacakları için düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği, …sayılı ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin ise 22/09/2017 tarihinde davacının ikamet adresinde çalışanı … isimli şahsa tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ alındısı ibraz edilmişse de, dava dosyasında mevcut olan belgelere göre, davacı adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ alındısına “gösterilen adresin kapalı olması sebebiyle site görevlisi …’ye soruldu. Sözlü beyanına göre muhatabın ayrıldığı/taşındığı öğrenildi. Tebliğ mümkün olmadığından iade” şerhi düşülerek 28/03/2017 tarihinin yazılmış olması ve anılan kişinin davacının çalışanı olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin davalı idarece sunulmaması karşısında, söz konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilmediği, dolayısıyla ödeme emri içeriği borcun kesinleşmediği sonucuna varıldığından, borcun kesinleştiğinden bahisle tahsili için düzenlenen söz konusu ödeme emrinde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının ilgili dönem kanuni temsilcisi olduğu … Özel Eğitim Turizm İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin 667 ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince kapatıldığı ve ticaret sicil kaydının re’sen silindiği, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından çıkarılan 08/09/2016 tarih ve 2016/3 Seri Nolu Uygulama İç Genelgesinde; Kanun Hükmünde Kararname kapsamında ticaret sicilinden silinen şirketler hakkında terkin tarihinden önceki dönemlere ilişkin yapılacak her türlü vergi tarhiyatının ve kesilecek cezaların ilgili dönem kanuni temsilcileri adına yapılması gerektiği ile (…) kapatılarak ticaret sicilinden terkin edilen bu mükelleflerden aranılan kamu alacakları hakkında 6183 sayılı Kanunun 35. ve mükerrer 35. maddeleri kapsamında takip işlemlerine ivedilikle devam edilmesi gerektiğinin düzenlendiği, anılan Kanun Hükmünde Kararnameler ve 2016/3 Seri Nolu Uygulama İç Genelgesi uyarınca davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.