Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/217 E. , 2022/4934 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/217
Karar No : 2022/4934
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, … İnşaat Nakliyat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirlerinin …tarih ve …ve …sayılı ödeme emirlerinde yer alan borçlar ile …tarih ve …sayılı ödeme emrinde yer alan 2009/Eylül dönemine ait vergi ziyaı cezası yönünden incelenmesinden; asıl borçlu şirket adına düzenlenen …tarih ve … sayılı, …tarih ve …sayılı ve …tarih ve …sayılı ödeme emirlerinin muhtelif tarihlerde şirket müdürü …’nın ikametgah adresinde, eşi …’ya tebliğ edildiği, şirket adına düzenlenen bu ödeme emirlerinin ilk olarak şirketin bilinen adresinde tebliğe çalışılması gerekirken bu usulün atlanarak doğrudan şirket müdürünün ikametgah adresinde tebliği yoluna gidildiği, oysa aynı şekilde şirket adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin şirkete ait adreste daimi çalışana tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu nedenle asıl borçlu şirket adına düzenlenen …tarih ve …, …tarih ve …ve …tarih ve …sayılı ödeme emirlerinin şirketin bilinen adresine tebliğ edilmeye çalışılmaksızın doğrudan şirket yetkilisi …’nın ikametgah adresinde eşine tebliğ edilmesinin usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla şirket adına usule uygun tebliğ edilerek kesinleşmiş bir vergi borcu bulunmadığından, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2009/Eylül dönemine ait vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı ile …tarih ve …ve …sayılı ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu …tarih ve …sayılı ödeme emrinde yer alan 2010/Ocak, Şubat dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ve gecikme zamları ile 2009/Eylül dönemine ait katma değer vergisi ve gecikme zammına gelince; asıl borçlu şirket adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin şirkete ait adreste daimi çalışana usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve ihtilaf konusu yapılmayarak kesinleştiği, şirket hakkında haciz kararı alınarak haciz varakaları düzenlendiği, davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerden mal varlığı araştırmalarının 05/11/2018 tarihinde yapıldığı ve aynı tarihte şirket adına kayıtlı 1974 model bir adet kamyonet bulunduğu, oysa davacı adına şirket borçları nedeni ile düzenlenen ödeme emrinin, şirket adına yapılan mal varlığı araştırmasından yaklaşık iki ay önce düzenlenmiş olduğunun görüldüğü, dava konusu kamu alacağının asıl borçlu şirketin varlıklarından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğine ilişkin herhangi bir tespitte bulunmadan, henüz mal varlığı araştırması dahi yapılmaksızın, kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2010/Ocak, Şubat dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ve gecikme zamları ile 2009/Eylül dönemine ait katma değer vergisi ve gecikme zammına ilişkin kısmında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin mükellefiyet kaydının terkin edilmesi nedeniyle bu tarihten sonra şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin kanuni temsilcinin ikametgâh adresinde bulunmaması nedeniyle kanuni temsilcinin adresinde bulunan kişiye tebliğ edilmesinde, 213 sayılı Kanunun 94. maddesi hükmünde öngörülen tebligat usulüne aykırılık bulunmadığı, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde ihtilaf konusu yapılmayarak kesinleştiğinin görüldüğü ayrıca, davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi ve eki belgelerin incelenmesinden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla 27/09/2018 tarihinde düzenlenen ödeme emirlerinden önce 17/09/2018 tarihinde şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirketin vergi borcunu karşılayacak herhangi bir hak ve alacağı ile mal varlığının bulunmadığının anlaşılması üzerine borcun şirketten tahsil imkanı kalmadığı tespit edildiğinden, kamu alacaklarının ilgili dönemlerde kanuni temsilci olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirketteki ortaklık hissesini devrettiğinden sorumlu tutulamayacağı, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğlerinin usulsüz olduğu, mal varlığı araştırmasının 05/11/2018 tarihinde yapıldığı, şirkete ait bir adet kamyonet olduğu, bu haliyle borcun şirket nezdinde kesinleştirilmediği ve borcun tahsil imkanı kalmadığından tarafından istenilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.