Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4133 E. , 2022/4566 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4133
Karar No : 2022/4566
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği / …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 10/04/2018 tarih ve E:2014/3602 K:2018/3657 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası hükümlerinin uygulanmasını teminen ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca tetkik hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 103. maddesiyle mülga (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinde, Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen on beş gün içinde taraflarca kararın düzeltilmesinin istenebileceği, kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesiyle, ehliyet ve tarafların vekilleri konusunda bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde uygulanması öngörülen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 50. maddesinde, medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın davada taraf ehliyetine de sahip olacağı; 51. maddesinde, dava ehliyetinin, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği; 52. maddesinde, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanların davada kanuni temsilcileri, tüzel kişilerin ise yetkili organları tarafından temsil edileceği; 72. maddesinde de, davanın vekil aracılığıyla açılması ve takip edilmesinde, kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak üzere, Borçlar Kanunu’nun temsile ilişkin hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 8. maddesinde, her insanın hak ehliyetine sahip olduğu; 9. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan kimsenin kendi fiilleriyle hak edinebileceği ve borç altına girebileceği; 10. maddesinde, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetinin bulunduğu; 28. maddesinde ise kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 43. maddesinde, hukuki işlemden doğan temsil yetkisinin, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunan veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona ereceği; 513. maddesinde de, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile vekaletin kendiliğinden sona ereceği öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinde davacı …’in 21/08/2016 tarihinde vefat ettiği, vefat etmeden önce Av. …’a verilen noter onaylı vekâletname ile davacının vefatından sonra, 18/06/2018 havale tarihli karar düzeltme dilekçesiyle Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin kararının düzeltilmesinin istenildiği, dava konusu uyuşmazlığın yalnızca öleni ilgilendirmeyip mirasçılara intikal edebilen haklarla ilgili olduğu, dolayısıyla mirasçıların işbu davayı takip haklarının bulunduğu, Dairemizin 27/04/2022 tarihli ara kararı ile Av. …’dan; müteveffanın mirasçıları tarafından kendisine temsil yetkisi verildiğini gösteren usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir vekaletnamenin kendisinde bulunup bulunmadığının sorulduğu, Av. … tarafından ara karara cevap verilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen hükümlere göre; yargılama işlemlerinde bulunabilmek için hak ehliyetine sahip olunması gerektiği açık olup, davacının hak ehliyeti olduğu zamanda kurulan vekalet ilişkisi, hak ehliyetinin sona ermesiyle birlikte kendiliğinden sona ermektedir.
Bu durumda; davacının vefatı ile hak ehliyeti, dolayısıyla taraf ehliyeti sona ermiş olup, vekalet ilişkisi kendiliğinden sona erdiğinden, vekilin taraf ehliyeti sona eren davacı … adına karar düzeltme kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığından, Av…’ın kararın düzeltilmesi isteminin incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, KARARIN DÜZELTİLMESİ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 19/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.