DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1352 E. , 2022/2972 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1352
Karar No : 2022/2972
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 27/05/2021 tarih ve E:2017/949, K:2021/1564 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 27/05/2021 tarih ve E:2017/949, K:2021/1564 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği ve mahkumiyet kararının 24/04/2019 tarihinde kesinleştiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden; davacının … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgütün staj evlerinde kaldığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlardan dijital materyaller yönünden, davacının ikametinde ve işyerinde yapılan arama neticesinde ele geçirilen davacıya ait dijital materyallerin incelenmesi sonucunda elde edilen yazışma içeriklerinin, davacı hakkında diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu HSK Genel Kurul kararının, disiplin cezası niteliğinde olan göreve son verme olduğunun açık olması nedeniyle, 2802 sayılı Kanun’da belirtilen usulün uygulanmaması nedeniyle, sebep unsuru yönünden sakat hale geldiği;
ilgililere savunma hakkı tanınmasının, idare hukukunun gereği olduğu, Anayasa’nın 129. maddesinin 2. fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceğinin düzenlendiği; Anayasa ve evrensel hukuk ilkeleri gereğince her ilgili hakkında somut değerlendirme yapılarak işlemin kişiselleştirilmesi gerekirken, davalı idarece herhangi bir kişiselleştirme yapılmaksızın meslekten ihraç kararı verildiği; ByLock programını kullandığı iddia edilerek terör örgütüyle ilişkilendirilmiş ise de; internet üzerinden görüp indirdiği ByLock programını hiçbir zaman kullanmadığı, herkese açık olan, internette yer alan bir programın indirilmesi ve kullanılmasının da suç kanıtı yapılmasının mümkün olmadığı, hukuka aykırı olarak elde edilen, hukuken delil niteliği bulunmayan ve işlem tarihinde mevcut olmayan ByLock verilerine dayanılmasının mümkün olmadığı; tanıkların soyut, mesnetsiz ve teyit edilmeyen beyanlarının karara esas alınmasının hukuka aykırı olduğu; kararda yer alan yazışma içeriklerinin, tamamen siyasi ve toplumsal nitelikte olduğu, suç unsuru içermediği nazara alındığında; düşünce ve ifade özgürlüğü, haberleşme özgürlüğü, suçta ve cezada kanunilik gibi hukukun temel prensiplerine aykırı biçimde, örgüt ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici unsur olarak nitelendirilmesinin de hukuka aykırılık teşkil ettiği; dava konusu işlemin; kazanılmış haklara saygı ilkesine riayet edilmemesi, ölçülülük prensibinin çiğnenmiş olması, geriye yürümezlik kuralının ihlal edilmiş olması, mevzuata aykırılık teşkil etmesi, hakkında usulüne uygun soruşturma dahi yapılmaması, sebep ve konu arasında nedensellik bağının bulunmaması nedenleriyle konu unsuru bakımından da sakat olduğu ve iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 27/05/2021 tarih ve E:2017/949, K:2021/1564 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.