DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1722 E. , 2022/2977 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1722
Karar No : 2022/2977
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 25/10/2021 tarih ve E:2016/58433, K:2021/3241 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 25/10/2021 tarih ve E:2016/58433, K:2021/3241 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun da Yargıtay …Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile reddedilerek, hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı” ile “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı” ve Ceza Mahkemesi kararında yapılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte üyeleri tarafından verilen paraları topladığına, sınavlara örgütün hakimlik-savcılık sınavı çalışma evlerinde hazırlandığına, ByLock kullandığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını destekler şekilde tutum ve davranışlarda bulunduğuna, seçim sonucunda sandıkların açılması esnasında çetele tuttuğuna ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile üniversiteye hazırlık aşamasında örgüte müzahir dershaneye gittiğine ve 2014 HSK seçimlerinde sözde bağımsız adaylardan bazılarına oy verdiğine yönelik kendi beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlardan;
HTS Kayıtları yönünden, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü soruşturmaları kapsamında işlem gören ve ByLock abonelik bilgileri mevcut olan çok sayıda şahıs ile yaptığı görüşmeleri içerir HTS kayıtlarının, davacı hakkında diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Ev aramasında ele geçirilen dokümanlar yönünden, davacının evinde yapılan aramada Fetullah Gülen’e ait Sohbet Atmosferi ve Bir Kırık Dilekçe isimli kitapların, Ekrem Dumanlı’ya ait Alimler ve Zalimler isimli kitabın, Veysel Ayhan’a ait Darbe Oyunu isimli kitapların bulunması hususunun, davacı hakkında diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkı başlıklı 6.maddesine aykırı olduğu, zira bir suç ile itham edilen herkesin suçluluğu sabit oluncaya kadar masum sayılacağı ilkesinin göz ardı edildiği; hukuka uygun, makul şekil ve sürelerde savunma yapabilmesine imkan tanınmaksızın, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan, deliller toplanmadan hukuka aykırı bir şekilde meslekten ihraç edildiği; hiç kimsenin işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkum edilemeyeceği ve hiç kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilecek cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği hükmü göz ardı edilerek AİHS’in 7. maddesinin ihlal edildiği; Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlerinin kullanılmasının durdurulması başlıklı 15.maddesine, hak arama hürriyeti başlıklı 36.maddesine, suç ve cezalara ilişkin esaslar başlıklı 38.maddesine, çalışma hakkı ve ödevi başlıklı 49.maddesine, milletlerarası anlaşmaları uygun bulma başlıklı 90. maddesinin son fıkrasına, kamu görevlilerinin disiplin kovuşturmasında güvencesine ilişkin 129/2 maddesine aykırı işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 25/10/2021 tarih ve E:2016/58433, K:2021/3241 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.