DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1623 E. , 2022/2950 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1623
Karar No : 2022/2950
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Tarım Ürünleri San. ve Tic. AŞ.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2015/4873, K:2021/5188 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin elektrik piyasasında faaliyet göstermek için lisans verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve …sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 5., 6., 9., 20. ve 27. maddelerinin ve Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 10., 11. ve 12. fıkraları ile Geçici 6. maddesinin iptaline karar verilmesi ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Atıl hidroelektrik santralleri” başlıklı Geçici 15. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2015/4873, K:2021/5188 sayılı kararıyla;
Dava dilekçesinde davacı şirket tarafından hidroelektrik enerji santrali kurulması ve işletilmesine ilişkin üretim lisansının yenilenmesi amacına yönelik olarak DSİ ve davacı şirket arasında su kullanım hakkı anlaşmasının varlığının tescili ve belgelendirilmesi istemiyle yaptığı 27/03/2015 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16. ve Geçici 6. maddelerinin iptali istenilmiş ise de, dava dilekçesi içeriği ve öne sürülen hukuka aykırılık sebepleri dikkate alınarak, zımnî ret işlemine dayanak Yönetmelik açısından Yönetmeliğin 6. maddesinin 10., 11. ve 12. fıkraları ile Geçici 6. maddesi ile sınırlı olarak inceleme yapıldığı belirtildikten sonra,
Usul yönünden:
Davalılardan DSİ’nin usûle ilişkin itirazları açısından;
Dava dilekçesi içeriği ve öne sürülen hukuka aykırılık sebepleri dikkate alınarak, zımnî ret işlemine dayanak Yönetmelik açısından Yönetmeliğin 6. maddesinin 10., 11. ve 12. fıkraları ile Geçici 6. maddesi ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından davalı idarelerden DSİ’nin dava açma ehliyetine ilişkin itirazı ile derdestlik itirazının yerinde görülmediği,
Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 10., 11. ve 12. fıkraları ile Geçici 6. maddesi açısından;
Uyuşmazlığa konu 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 15/06/2019 tarih ve 30802 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik ile yürürlükten kaldırıldığı görülmekle birlikte, davacı şirketin hidroelektrik enerji santrali kurulması ve işletilmesine ilişkin üretim lisansının yenilenmesi amacına yönelik olarak DSİ ve davacı şirket arasında su kullanım hakkı anlaşmasının varlığının tescili ve belgelendirilmesi istemiyle yaptığı 27/03/2015 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 10., 11. ve 12. fıkraları ile Geçici 6. maddelerinin iptali istemiyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ)’ne karşı açılan davada, Dairelerinin 02/05/2019 tarih ve E:2015/3930, K:2019/1438 sayılı kararı ile anılan hükümlerin iptaline karar verildiği, davanın iptale ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/12/2020 tarih ve E:2019/2659, K:2020/3301 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görüldüğünden, dava konusu Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 10., 11. ve 12. fıkraları ile Geçici 6. maddesi açısından davanın esası hakkında karar verilmesine bu gerekçeyle gerek bulunmadığı,
Esas yönünden:
Davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş,
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Atıl hidroelektrik santralleri” başlıklı Geçici 15. maddesine yer verilerek,
Davacı şirketin, 11/11/1935 tarihli Kararname ve İktisat Vekaleti tarafından 05/08/1936 tarihinde Teşviki Sanayi Kanunu’na istinaden verilen muafiyet ruhsatnamesi uyarınca kendisine ait hidroelektrik santralinin bulunduğu, bu ruhsatın kendisine elektirk üretim, iletim, dağıtım, toptan satış, perakende satış, perakende satış hizmeti, ticaret, ithalat, ihracat alanlarında kazanılmış hak verdiğini, Yönetmelik maddeleri ile yeniden lisans alma zorunluluğu getirilmesi, lisans verilecek şirketlerde belirli kriterlerin aranması ve kısıtlamalar getirilmesi, lisans için yerine getirilmesi gerekli ön koşullar içermesi, lisans süresinin 49 yıl ile sınırlanmış olması ve verilen lisansların belirli koşullarda iptalinin düzenlenmiş olması nedeniyle ruhsata bağlanmış kazanılmış hakkının ihlâl edildiğini iddia ettiği,
Kazanılmış hakkın, üçüncü kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş hak olarak tanımlanabileceği (AYM, E:1999/50, K:2001/67, K.T. 03/04/2001); bununla birlikte, bir faaliyetin gerçekleştirilebilmesi yetkisini veren “izin” gibi kimi hukukî durumların; belli anda, belli şartlarda bireyselleşmiş olsalar dâhi hukuken kalıcı olduklarının kabulü mümkün olmadığından sonradan ortaya çıkan yeni şartların hukukî durumlarda değişiklik yapılmasını kaçınılmaz kılması hâlinde değişebileceği,
Davacı tarafından, kazanılmış hakkı olduğu iddiasına dayanak yapılan 15/06/1927 tarih ve 608 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1055 sayılı Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun, millî ekonomiyi güçlendirecek, ekonomik kalkınmayı millî imkânlarla sağlayacak önlemlerin alınması amacıyla millî sermaye ile birtakım yatırımları yapabilecek ticaret şirketlerinin kurulması için sanayicilere arazi, telgraf, telefon, elektrik hat kolaylıkları sağlamak üzere çıkarıldığı; sanayide kullanılacak her türlü teçhizatın gümrük vergisinden muaf tutulması, belediye hudutları dışında kalan hazine arazilerinin on hektarlık alanların sanayi tesisleri kuracaklara ücretsiz olarak verilmesi, belediye hudutları içindeki hazine arazilerinin sanayi kuruluşlarına on yıl vade ile satılması, özel teşebbüsün telefon-telgraf iletim hatları kurmalarına izin verilmesi yanında, elektrik iletim hattı döşeyenlere ücretsiz direk tahsis edilmesi, sanayi ile ilgili her türlü malzemenin TCDD yolları ile naklinde %30 indirim uygulanması, Bakanlar Kurulu kararıyla, sanayi alanında yatırım yapan kuruluşlara üretimlerinin % 10’u kadar prim verilmesi gibi teşviklerin olduğunun anlaşıldığı,
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun (6446 sayılı Kanun’la başlığı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun şeklinde değiştirilmiştir.), elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması amacıyla 03/03/2001 tarih ve 24335 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
4628 sayılı Kanun’un 2. maddesinde, elektrik piyasası faaliyetlerinin; elektrik üretimi, dağıtımı, iletimi, toptan satışı, perakende satış hizmeti, ithalat ve ihracat faaliyeti olarak sayıldığı, piyasada, bu Kanun hükümleri uyarınca lisans almak koşuluyla yerine getirilebilecek faaliyetler ve faaliyet gösterebilecek tüzel kişilerin belirlendiği, Kanun’un 3. maddesinde de, bu Kanun kapsamında Kurum tarafından verilecek lisansların tabi olacağı usûl ve esaslar ile lisanslarda yer alacak asgari hükümlerin neler olduğunun teker teker sayıldığı,
Görüldüğü üzere; 4628 sayılı Kanun’la üretim, dağıtım, iletim, toptan satış, perakende satış, ithalat ve ihracat faaliyeti olarak sayılan elektrik piyasası faaliyetlerinin, lisans almak koşuluyla yürütülebileceği öngörülerek, elektrik piyasasının yeniden düzenlendiği, önceki sisteme göre esaslı değişiklikler getirildiği,
4628 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinde ise, hazırlık döneminin, bu Kanun’un yayımı tarihinden itibaren on iki aylık süreyi ifade edeceğinin, Bakanlar Kurulu tarafından bu sürenin bir defaya mahsus olmak üzere altı aya kadar uzatılabileceğinin; hazırlık dönemi kapsamında, (a) dönem süresince; (1) piyasada faaliyet göstermekte olan tüzel kişilerin lisans alma zorunlulukları bulunmadığının, … (3) bu Kanun’la düzenlenmesi gereken yönetmeliklerin hazırlanacağı ve yayımlanacağının, bu Kanun hükümlerine göre çıkarılacak yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin uygulanmasına devam olunacağının, (b) dönem sonu itibarıyla; (1) Elektrik Üretim Anonim Şirketi, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi, TEDAŞ ve üretim ve dağıtım tesislerini işletmekte olan veya mevcut sözleşmeleri ile üretim ve dağıtım tesislerini işletme hakkı elde etmiş olan özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişiler, ilgili yönetmeliklerin çıkarılmasını takiben, yönetmeliklerde belirtilen lisans başvurusuna ilişkin bilgi ve belgeleri, yönetmeliklerde belirtilen süreler içinde Kurula sunacağının, bu Kanun kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getiren tüzel kişilere Kurum tarafından, başvuru tarihlerinden itibaren bir ay içinde lisanslarının verileceğinin, söz konusu tüzel kişilerin, lisansların verilmesine kadar, piyasa faaliyetlerini yürürlükteki usul ve esaslar uyarınca yürüteceğinin kurala bağlandığı,
Bu çerçevede Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanıp 04/08/2002 tarih ve 24836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak, yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ile 4628 sayılı Kanun’a göre oluşturulması öngörülen elektrik piyasasında faaliyet gösterecek tüzel kişilere verilecek lisanslara ilişkin usûl ve esasların belirlendiği,
2001 yılında yürürlüğe giren 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun, 6446 sayılı Kanun’la başlığının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun şeklinde değiştirildiği, elektrik piyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özel ayrımı yapılmaksızın, kural olarak, lisans alınması zorunluluğunun 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile de sürdürüldüğü,
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra ise, 04/08/2002 tarihinde yayımlanan Yönetmelik yürürlükten kaldırılarak 02/11/2013 tarih ve 28809 sayılı Resmî Gazete’de güncel Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin yayımlandığı,
İptali talep edilen Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 5. maddesinde, önlisans ve lisans alma yükümlülüğüne ilişkin kurallara; 6. maddesinde, lisansa tabi faaliyetlere ilişkin kurallara; 9. maddede, önlisans ve lisans sürelerine ilişkin kurallara; 20. maddede lisans başvurularına ilişkin kurallara; 27. maddesinde, yaptırımlar ve lisans iptaline ilişkin kurallara yer verildiğinin görüldüğü; elektrik piyasası ile ilgili olarak düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurumun, 4628 ve 6446 sayılı Kanunlar ile kendisine tanınan yetkiyi dava konusu kuralları yürürlüğe koymak suretiyle kullandığının görüldüğü,
Bu bağlamda, elektrikle ilgili hizmet vermek üzere kurulmuş olan sermaye şirketlerine ilişkin görev ve yetkilerin, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin Resmî Gazete’de yayımı tarihinden itibaren Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna geçmiş bulunduğu, 4628 sayılı Kanun’la getirilen yeni sistem gereği elektrik piyasası faaliyetlerinin, ancak lisans almak koşuluyla yürütülebileceği, bu sürece ilişkin geçiş hükümleri de öngörüldüğü anlaşıldığından, bu hukukî durum karşısında elektrik piyasasına ilişkin olarak 4628 sayılı Kanun’un öngördüğü yeni hukukî düzene uygun olarak tesis edilen Yönetmelik maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
… tarih ve … sayılı Kurul Kararı yönünden;
Davacının, Dairelerinin 2013/723 esas sayılı dosyasında yürütmenin durdurulması isteminin kabulü kararı uyarınca lisanslarının yenilenmesi gerektiği iddiası açısından yapılan incelemede, davacının 24/07/2012 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığının 08/09/2012 tarih ve 80051 sayılı işlemi ile söz konusu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 5., 7., 13., 14., 15. ve 16. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı işleminin Dairelerinin 05/03/2014 tarih ve E:2013/723 sayılı kararıyla yetkisiz makamca tesis edildiğinden bahisle yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine mahkeme kararının uygulanması amacıyla davacının başvurusu yetkili makam olan Kurul tarafından incelenerek …tarih ve …sayılı karar ile lisans başvurusunun usûlüne uygun olarak yapılmamış olması ve ilgili mevzuata aykırı olması sebebiyle reddedildiği, Kurul’un anılan kararına karşı Dairelerinin E:2015/1399 sayılı dosyasında iptal davası açıldığı görüldüğünden, davacının 16/02/2015 tarihli başvurusunun mahkeme kararının yerine getirilmesi istemi niteliğinde olmadığı, lisans verilmesi istemine yönelik yeni bir talep olduğunun anlaşıldığı,
Davacı tarafından, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri uyarınca belirlenen başvuru formu doldurularak, ilgili lisans türü için belirtilen belgeler ile birlikte başvuruda bulunması gerekirken, davalı idare tarafından öngörülen lisans başvuru dilekçesi dışında, davacı şirket tarafından geliştirilmiş bir dilekçe formatı ile ve sunulması gereken bilgi ve belgelere yer verilmeksizin, toplu olarak 4628 sayılı Kanun hükümlerine göre davalı idare tarafından verilen bütün lisanslar için başvuruda bulunulduğu,
Yukarıda belirtildiği üzere, elektrik piyasası faaliyetlerinin, 4628 sayılı Kanun ve diğer ilgili mevzuat ile ayrıntılı olarak düzenlendiği, 4628 sayılı Kanun’un mülga 2. maddesinin, elektrik piyasası faaliyetlerini: “piyasada faaliyet gösterecek tüzel kişilerin üretim, iletim, dağıtım, toptan satış, perakende satış, perakende satış hizmeti, ticaret, ithalat ve ihracat faaliyetleri” olarak sıraladığı; Kanun’da elektrik enerjisi “iletim” faaliyetinin, ancak tekel niteliğinde ve …Anonim Şirketi tarafından yürütülebileceğinin düzenlendiği, diğer faaliyetlerde ise, kamu tüzel kişilerinin yanında, özel hukuk tüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesine katılabileceğinin öngörüldüğü; elektrik piyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özel ayrımı yapılmaksızın, kural olarak, lisans alınması zorunluluğu getirildiği; belirtilen yaklaşımın, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile de sürdürüldüğü,
6446 sayılı Kanun’un 8. maddesinde “Elektrik enerjisi iletim faaliyeti, lisansı kapsamında münhasıran TEİAŞ tarafından yürütülür.” kuralına yer verildiği; 6446 sayılı Kanun’un 9. maddesinde her bir dağıtım bölgesinde bir adet dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin bulunmasını, başka bir tedarikçiden elektrik enerjisi ve/veya kapasite temin edemeyen tüketiciler bulunması hâlinde yapılacak elektrik satışlarının perakende satış lisansı sahibi olan dağıtım şirketi tarafından yapılmasının öngörüldüğü, Kanun’da ithalat ve ihracat faaliyetleri için, ayrı bir lisans verilmesinin öngörülmediği, her iki kanuna göre bu iki faaliyetin, perakende satış lisansına ya da toptan satış lisansına eklenen kayıtlar ile yapılacak faaliyet niteliğinde olduğunun kurala bağlandığı,
6446 sayılı Kanun’un Geçici 15. maddesinde, 4628 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce elektrik üretim faaliyetinde bulunmuş ancak anılan Kanun’un yürürlük tarihinden sonra çeşitli sebeplerle üretim faaliyetinde bulunamamış hidroelektrik santrallerinin hak sahiplerinin Kanun’un yürürlüğe girdiği 30/03/2013 tarihini izleyen altı ay içinde davalı idareye başvurmaları ve mevcut projelerle çakışmaması hâlinde, DSİ tarafından ilana çıkılmadan ilgili Yönetmelik çerçevesinde su kullanım hakkı anlaşması imzalanması gerektiğinin kurala bağlandığı,
Dolayısıyla davacı şirket tarafından 6446 sayılı Kanun’un Geçici 15. maddesinde belirtilen usul takip edilerek Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde belirtilen şartlarda başvuruda bulunması gerektiği hususu gözardı edilerek, davalı idare tarafından öngörülen lisans başvuru dilekçesi dışında, davacı şirket tarafından geliştirilmiş bir dilekçe formatı ile ve sunulması gereken bilgi ve belgelere yer verilmeksizin, toplu olarak 6446 sayılı Kanun hükümlerine göre davalı idare tarafından verilen bütün lisanslar için yapılan başvurunun doğrudan reddedilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 10., 11. ve 12. fıkraları ile Geçici 6. maddelerinin iptali istemi açısından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; 04/06/2015 tarih ve 5621-23 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 5., 6., 9., 20. ve 27. maddelerinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 15. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu; davacı şirketin Erzincan ili, …ilçesi, …Köyü’nde bulunan un fabrikası müştemilatında yer alan hidroelektrik santralinde 11/11/1935 tarihli Kararname ve dönemin İktisat Vekâletince verilen 05/08/1936 tarihli Muafiyet Ruhsatnamesine istinaden elektrik üretimi ve satışını gerçekleştirdiği ve bunun kazanılmış hak niteliğinde olduğu dolayısıyla hidroelektrik santralinin elektrik üretim-dağıtım-iletim lisansı mevzuatına tabi olmadığı ve muafiyet ruhsatnamesinin müktesep hak teşkil ettiği; hidroelektrik santralinin kurulu bulunduğu Karasu nehrinden beslenen su kanalının şirket adına tapuda tescilli özel mülk olması nedeniyle su kullanım hakkını haiz olduğu ve önkoşuldan muaf tutulması gerektiği; eksiklik varsa bile belgelerin tamamlanması için süre verilmesi gerektiği; iptal istemine konu Yönetmelik ile lisans verilecek şirketlerde belirli kriterler arandığı, yeniden su kullanım hakkı anlaşması imzalanması zorunluluğu getirildiği, bütün bu düzenlemelerin kazanılmış hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının davanın reddine yönelik kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Dava hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2015/4873, K:2021/5188 sayılı kararının temyize konu davanın reddine yönelik kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.