Danıştay Kararı 9. Daire 2020/1414 E. 2022/4878 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/1414 E.  ,  2022/4878 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1414
Karar No : 2022/4878

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, üçüncü kişi (önceki malik) ile yaptıkları inanç sözleşmesine dayanarak açtığı tapu iptali ve tescili davası sonucunda …. Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iktisap ettikleri Aydın İli, Kuşadası İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada … parsel, … Blok/… nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde önceki malikin vergi borçları nedeniyle 03/11/2006, 20/06/2007, 01/06/2012, 11/04/2013 ve 15/09/2017 tarihlerinde uygulanan hacizlerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 03/11/2006 ve 20/06/2007 tarihlerinde uygulanan hacizler yönünden; …. tarafından davacı adına taşınmazın tescilinin yapılmaması nedeniyle davacı tarafından, …’ya karşı tapu iptali ve tescili davası açıldığı, davanın 21/10/2009 tarihinde tapuya şerh düşüldüğü ve söz konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verildiği görülmekte olup, tescilin hangi tarihten itibaren hüküm ifade edeceği ve iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğinin değerlendirilmesi gerektiği, mahkeme kararı ile tescilde mülkiyetin tescilden önce kazanılacağı dikkate alınarak, ilgili Mahkeme ilamı gereği tescilin, tapuya şerh düşülme tarihi olan 21/10/2009 tarihinden itibaren iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceği kanaatiyle, bu tarihten önce tapuya güven ilkesi gereği davalı idare tarafından konulan ilişkin haciz işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 01/06/2012, 11/04/2013 ve 15/09/2017 tarihlerinde uygulanan hacizler yönünden; Mahkeme ilamı gereği tescilin, tapuya şerh düşülme tarihi olan 21/10/2009 tarihinden sonraki kazanımlar açısından tapuya güven ilkesinin korunamayacağı, bu nedenle şerh tarihinden sonra konulan haciz işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu işlemin 01/06/2012, 11/04/2013 ve 15/09/2017 tarihlerinde konulan haciz işlemlerine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, … Asliye Hukuk Mahkemesi kararından çok önce taşınmazın davacıya satışına yönelik olarak 15/11/2004 tarihli satış sözleşmesinin düzenlendiği, yabancıların taşınmaz mal alımını düzenleyen kanunun 26/07/2005 tarihinde iptali nedeniyle taşınmazın gerekli yasal düzenleme yapılıncaya kadar emlakçı Hamit Karaca adına tescil edildiği ve bu amaçla 18/07/2006 tarihli inanç sözleşmesi mahiyetinde bir protokolün Kuşadası Ticaret Odası’nda bu satış sözleşmesinin ödeme planına yönelik olarak imzalandığı,bu protokolde yer alan kendisi tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri yerine getirmek ve bedelini de ödemek suretiyle maliki olduğu taşınmazın davacı ile o davadaki davalı … arasındaki inanç sözleşmesi gereği Mahkeme kararıyla adına tapudaki tescil tarihinden önce doğan, …’nın vergi borçlarından kaynaklanan, yani kendine ait olmayan bir borçtan dolayı konulan haczin kaldırılmamasının, davacının mülkiyet hakkına müdahele ve o hakkı sınırlayan bir işlem niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından ve uygulanan haczin davacının mülkiyet hakkından daha öncelikli olarak değerlendirilecek ve mülkiyet hakkının sürekli olarak sınırlanmasını mutlak anlamda zorunlu kılacak bir husus olarak değerlendirilmediğinden dava konusu haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının kaldırılarak davanın, yukarıda yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı ile … arasında yapılan sözleşmenin üçüncü kişi konumunda bulunan idarelerince bilinmesinin beklenemeyeceği, tapuya güven ilkesi uyarınca uygulanan haciz işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Daire karında belirtilen gerekçeyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı tarafından, üçüncü kişi (önceki malik) ile yaptıkları inanç sözleşmesine dayanarak açtığı tapu iptali ve tescili davası sonucunda … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iktisap ettikleri Aydın İli, Kuşadası İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada … parsel, … Blok/… nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde önceki malikin vergi borçları nedeniyle 03/11/2006, 20/06/2007, 01/06/2012, 11/04/2013 ve 15/09/2017 tarihlerinde uygulanan hacizlerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 6. maddesinde vergi mahkemelerinin a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları, c) Diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği ifade edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Aydın İli, Kuşadası İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada … parsel, … Blok/… nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz dava dışı … adına kayıtlı iken, anılan kişinin vergi borçları nedeniyle taşınmaz üzerine haciz şerhleri işlendiği, davacı tarafından … ile imzalanılan 01/07/2005 tarihli inanç sözleşmesine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescili davası sonucunda … Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla taşınmazın davacı adına tesciline karar verildiği, davacı tarafından 03/05/2018 tarihinde davalı idareye taşınmaz üzerindeki önceki malikin vergi borçları nedeniyle konulan hacizlerin kaldırılması istemiyle başvuruda bulunulduğu, başvurunun … tarih ve … sayılı işlemle; ” hacizlere ilişkin tapu kaydının mükellef adına kayıtlı olduğu bir dönemde işlenmiş olması nedeniyle, amme alacağını tehlikeye düşürmemek adına kaldırılmasının uygun olmadığı” gerekçesiyle reddedildiği, bakılan davanın bu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu edilen hususun; 6183 sayılı Kanun’a göre tesis edilen haciz işleminin unsurlarındaki bir hukuka aykırılık iddiası olmayıp, davacının edindiği taşınmaz malın tapu kaydında yer alan sınırlamanın kaldırılması isteğine, dolayısıyla mülkiyet hakkının muhafazasına yönelik olduğu, hacze konu borcun borçlusunun dava dışı Hamit Karaca, alacaklısının ise Vergi Dairesi Müdürlüğü olduğu, davacının uyuşmazlık konusu taşınmazın mülkiyetini tapu iptali ve tescil davası ile kazandığı, anılan ilamda taşınmazın üzerindeki hacizlere ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, önceki malikin vergi borcu nedeniyle tapu kaydına konulmuş olan haciz şerhlerinin, taşınmazın yeni maliki olan davacıya karşı etkisinin ve haczin kaldırılması konusunun değerlendirilmesine ilişkin olduğu anlaşıldığından, davaya konu taşınmaz mülkiyeti ile ilgili uyuşmazlığı çözmekle görevli olan yargı kolunun adli yargı mahkemeleri olduğu açıktır.
Nitekim, benzer bir konuda verilmiş Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 28/12/2015 tarih ve E:2015/853, K:2015/888 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, davanın görev yönünden reddi gerekirken, Bölge İdare Mahkemesi’nce işin esası incelenerek verilen kararda isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.