Danıştay Kararı 4. Daire 2019/7763 E. 2022/5725 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/7763 E.  ,  2022/5725 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7763
Karar No : 2022/5725

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Avukatlık Ortaklığı
VEKİLİ : Av. … Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı ortaklığın, 2013 yılı gelir vergisi beyannamelerine göre kesinti yoluyla ödenen vergilerden doğan iade alacağının bir kısım vergi borçların mahsup edilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı ortaklığın usulüne uygun şekilde mahsup talebiyle idareye başvuru yaptığı, vergi sorumlularınca bir kısım vergi kodunun hatalı bildirildiği, bildirilen kesintilerin bir kısmının hatalı vergi kodu ile bildirilmesinin söz konusu tutarların idareye ödenmediği veya idarece tahsil edilmediği anlamına gelmediği gibi idarece bu yönde yapılmış somut bir tespitin de ortaya konulmadığı, yasaya göre usulüne uygun yapılmış olan mahsup taleplerinin inceleme raporu veya teminat şartı aranmaksızın yerine getirileceği açık olmakla birlikte mahsup talebinin yerine getirilmemesi gerektiği yönünde de şu ana kadar yapılmış herhangi bir tespit ve raporun da dosyaya ibraz edilemediğinin anlaşıldığı, davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden mahsubu yapılmayan vergi borcu tutarının 233.394,52 TL olduğu görüldüğünden dava konusu mahsup talebinin bu tutara ilişkin kısmında hukuka uyarlık, bu tutarı aşan kısmının reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dosyaya davacı tarafından sunulan belgeler esas alınarak kararın verildiği, kendilerinin dosyaya ibraz ettiği kayıtların ise dikkate alınmadığı, dosyaya 27/01/2017 tarih ve “Muhtasar beyanname ile ödeme yapanlar listesi” nin ibraz edildiği ve 2013 yılı toplam kesinti tutarının açıklandığı, idare ile kendilerine ait kayıtlar arasında farklılık olduğunun karşılaştırılarak gerekirse uzman bilirkişi tarafından yapılacak inceleme ile görüş alınarak karar verilmesi gerektiği, yapılan işlemler açıkca hukuka aykırı olduğundan kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davacı ortaklığın 2013 yılına ilişkin yapılmayan ve tenzil edilen mahsup taleplerinin yapılacak olan vergi incelemesi neticesinde işleme alınacağının daha önce belirtildiği, davacı ortaklığın 2013 takvim yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesinin neticelenerek hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun dosyaya sunulduğu, söz konusu raporda hasılattan indirilen bazı gider kayıtlarının kanıtlayıcı belgesinin bulunmadığı, gerçek bir hizmet veya teslim bulunmadığı halde varmış gibi düzenlenen sahte belgeler kullanılarak gider kaydı yapıldığı, mesleki gider niteliğinde olmayan kazancın elde edilmesi için zorunlu bulunmayan, mahiyeti belirlenemeyen mesleki faaliyeti ile ikgisi tespit edilemeyen harcamaların gider olarak hasılattan indirildiği, özel maliyetlerin giderilmesinde kira süresine uyulmadığı gibi hususların anılan raporda tespit edildiği, bu rapor üzerine 2013 yılının gelir vergisi matrahının( ortaklık kazancı) re’sen takdirinin gerektiğinin tespit edildiği, yersiz olarak yapılan gider kayıtlarının ortaklık kazancına ilave edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, 2013 hesap dönemi için ortaklar adına haksız yere mahsubu gerçekleştirilen tutarların ortaklar adına düzenlenen dosyaya da sunulan inceleme raporları esas alınarak tarh edildiği, vergi tekniği raporu ile yapılan tespitler doğrultusunda davacı hakkında yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Taraflarca temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu Kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından taraflar temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Dosyanın incelenmesinden, TMSF tarafından idare edilen davacı ortaklığın, 2013 yılı gelir vergisi beyannamelerine göre kesinti yoluyla ödenen vergilerden doğan 3.347.479,91 TL tutarındaki iade alacağından 3.199.412,93 TL mahsup talebinde bulunduğu, söz konusu mahsup talebinin 2014/04, 06 gelir stopaj ve 2014/04 dönemi katma değer vergisi tahakkuklarına isabet eden kısmının vergi sorumlularınca ortaklığın vergi kimlik numaralarının sehven hatalı girilmesi nedeniyle 2013 yılına ilişkin stopaj iade alacağına konu tutarın, ortaklık tarafından verilen 2013 yılı gelir vergisi beyannamesi ekindeki tevkifat listesiyle uyumlu olmadığından bahisle reddedildiği, bir kısım vergi borçlarının mahsubu talebinin yerine getirilmemesi yönündeki işlemin iptali istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada, davacı ortaklığın tebliğ hükümlerinde öngörülen usule göre mahsup talebiyle idareye başvuru yaptığının görüldüğü, vergi sorumlularınca bildirilen kesintilerin bir kısmının hatalı vergi kodu ile bildirilmesinin söz konusu tutarların idareye ödenmediği veya idarece tahsil edilmediği anlamına gelmediği gibi idarece bu yönde yapılmış somut bir tespitin de ortaya konulmadığı, usulüne uygun yapılmış olan mahsup taleplerinin inceleme raporu veya teminat şartı aranmaksızın yerine getirileceği, mahsup talebinin yerine getirilmemesi gerektiği yönünde de şu ana kadar yapılmış herhangi bir tespit ve raporun da dosyaya ibraz edilemediği görüldüğünden davacının mahsup talebinin dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden mahsubu yapılmayan vergi borcu tutarının 233.394,52 TL olduğu anlaşıldığı, bu miktara ilişkin kısmının reddedilmesinde hukuki isabet görülmediğine ilişkin karar verilmiş ise de mahsup talebine ilişkin hazırlanan raporların davalı idare tarafından 07/08/2019 tarihinde kayda giren temyiz dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, ortaklık adına ve ortaklar hakkında 2013 yılına ilişkin düzenlenen raporların dosyaya sunulduğu görüldüğünden, söz konusu raporlarda yer alan tespitlerin değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.