Danıştay Kararı 5. Daire 2018/5325 E. 2022/7247 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/5325 E.  ,  2022/7247 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5325
Karar No : 2022/7247

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Piyade astsubay başçavuş olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı iddia olunan maddi zararının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu yolundaki değerlendirmeye hangi delillerin esas alındığının tarafına bildirilmediği, savunma hakkı tanınmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, sırf terör örgütü üyeliğinden yargılanıyor olmasının, idare mahkemesince temel gerekçe kabul edilerek davanın reddine karar verildiği, ByLock isimli uygulamaya ilişkin delillerin yasa dışı delil olduğu ve yargılamada dikkate alınamayacağı, ByLock kullanıcısı olduğu yolundaki tespitin halen iddia aşamasında olduğu, anılan hususun gerekçe olarak alınmasının masumiyet karinesini ihlal ettiği, ceza yargılaması tespitlerinin mahkemece incelenmediği, bu nedenle eksik incelemeyle kurulan hükmün hukuka aykırı olduğu,15 Temmuz 2016 tarihinden önce bu grubun terör örgütü olduğunu bilmesinin ve hareketlerine ona göre yön vermesinin mümkün olmadığı, bu nedenle anılan tarihten sonraki eylemlerinden ötürü sorumlu tutulabileceği, aksi durumun suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlaline yol açacağı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, özel hayata saygı, eğitim ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararında yer alan;
“…Sanığın ByLock programına, … numaralı GSM hattı üzerinden 14/08/2014-23/12/2014 tarihleri arasında … ve … numaralı IP’ler üzerinden toplamda en az 967 kez bağlantı yaptığı, bylock User ID numarasına ait yapılan çalışmalarda ID numarasının … olduğu, kullanıcı adının … olduğunun tespit edildiği… … isimli şahıs etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerde “2012 yılında … isimli şahıs beni aradı ve aynı evde buluştuk. Eve gittiğimde ismini hatırlayamadığım cemaat abisi oradaydı, sohbet yapıldığı esnada yine kapı çaldı ve odaya … isimli askeri personel girdi. Ben, …, … ve ismini hatırlayamadığım cemaat abisi sohbet ettik. Fethullah Gülen e ait video izledik. Yaklaşık 2 ay sonra … beni aradı ve görüşmeye gidelim dedi ve beni aracı ile alarak görüşme için aynı eve gittik. Bu evde cemaat abisi ben ve … cemaat sohbeti yapıp Fethullah Gülene ait kitapları okuduk ve vaaz videoları izledik. .. 2014 yılı başlarına ya da ortalarına doğru … beni cep telefonumdan arayarak çocuğumun durumunu sordu akabinde beni cemaat sohbetine davet etti. Kararlaştırılan günde … ile birlikte farklı bir eve görüşmeye gittik… Bu evde bizden başka … isimli cemaat abisi vardı, namaz kıldık sohbet ettik. Fethullah Gülen e ait kitapları okuduk ve vaaz videoları izledik. Daha sonra bu eve … ile bir kez daha gittik. Yine … isimli şahıs evdeydi. …: Bu şahıs … isimli Fethullahçı cemaat abisinin sohbetlerine gittiğim askeri personeldir. Bu şahıs ile beni A. kod gruplandırmıştır.” şeklinde teşhis ettiği, … Ağır Ceza Mahkemesince ifadesi alınan … “…’le birlikte … kod adlı kişinin evine sohbet toplantıları için gitmiştik. … başçavuştur. Piyade Başçavuştur. Bu şahsı ile beni … gruplandırmıştı. Daha öncesinde Muhasebeci olduğunu beyan ettikleri kişinin evine gitmiştik. Sonrasında da … ile …’nin evine gitmişliğimiz oldu.” şeklinde beyanda bulunduğu…” yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacı vekili tarafından temyiz aşamasında yatırılan temyiz başvuru harcı mahsup edildikten sonra adli yardım kararından dolayı tahsili ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki temyiz karar harcı ile kullanılacak posta giderlerinin davacıdan tahsili için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesi, 1. fıkrası uyarınca Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.