Danıştay Kararı 2. Daire 2017/1276 E. 2022/5161 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2017/1276 E.  ,  2022/5161 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/1276
Karar No : 2022/5161

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİLLER (DAVACI YANINDA) : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : …

DAVANIN KONUSU : Dava; …Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak devlet hizmet yükümlülüğünü yerine getiren davacı tarafından, 4924 sayılı Kanun’a tabi sözleşmeli personel statüsüne geçme istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin ve bu işlemin dayanağı olan Sağlık Bakanlığının 28/03/2017 günlü, 2017/3 sayılı Genelgesi’nin 1, 2, 3 ve 4. maddelerinin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından özetle, dava konusu düzenleyici işlemin ve bireysel işlemin Kanun’a açıkça aykırı olduğu, davalı idarenin Kanun’da kendisine verilmeyen bir yetkiyi kullandığı, dava konusu Genelge’nin ve tesis edilen bireysel işlemin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, 3359 sayılı Kanun’un Ek 3. maddesi ile uzman tabipler arasında hiçbir ayrım getirilmediği; uzman tabip unvanının kazanılmış olmasının, Devlet hizmeti yükümlülüğününün yerine getiriliyor olmasının ve Devlet hizmeti yükümlülüğünü sözleşmeli sağlık personeli olarak yerine getirme talebinin yeterli olduğu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Devlet hizmeti yükümlülük sürelerinin azaltılmasının dahi Bakanlar Kurulu kararı ile kısaltılabileceği, bireylere yükümlülük getirici nitelikte olmayan Devlet hizmeti süresinin kısaltılması konusunda dahi Kanun’un yetkiyi sadece Bakanlar Kuruluna verdiği, Sağlık Bakanlığının dava konusu Genelge ile Kanun’a aykırı olarak uzman tabipler arasında ayrım yaparak acil tıp uzmanları ve (acil tıp) yan dal uzmanları dışındaki uzman tabiplerin sözleşmeli olarak Devlet hizmet yükümlülüğünü yerine getirmelerini engellediği, Kanun’da uzman tabipler arasında hiçbir ayrım öngörülmediği ve bağlı yetki düzenlendiği halde, dava konusu Genelge’nin Anayasa’ya, eşitlik ilkesine, Kanun’a ve hukuka açıkça aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

MÜDAHİLLERİN BEYANI : Müdahiller tarafından özetle, kanun koyucunun amacının hekimlerin serbest statüde zorunlu Devlet hizmet yükümlülüklerini yerine getirmeleri olduğu, Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık kuruluşlarında çalıştırılacak olan sözleşmeli norm pozisyon sayısının belirlenmesi ve buna göre İl Sağlık Müdürlükleri tarafından yerleştirme işlemlerinin yapılması gerekirken norm pozisyon belirleme konusunda Yasa ile kendisine yetki verilmeyen İl Sağlık Müdürlükleri tarafından tesis edilen işlemin bu yönüyle hukuka uygun olmadığı, Danıştay İkinci Dairesinin, Danıştay Beşinci Dairesinin ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bu konuya ilişkin lehe kararları bulunduğu, içtihadın bu doğrultuda şekillendiği, bu inanca dayalı olarak bakılmakta olan davanın açıldığı, hukuki güvenlik ve istikrar ile adil yargılanma ilkeleri uyarınca ilgililer aleyhine sonuç doğuran içtihadi değişikliklerin, değişiklikten önce açılmış bulunan davalarda uygulanamayacağı ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından özetle, Maliye Bakanlığınca 01/01/2017 tarihinden geçerli olarak vize edilen pozisyonlar arasında yer alan uzman tabip pozisyon unvanlarının, eleman teminin güçlük çekilen birim ve ihtiyaç duyulan uzman tabip unvanına göre belirlendiği, takdir yetkisinin Sağlık Bakanlığında olduğu, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabileceği, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 28/03/2017 tarihli ve 2017/3 sayılı Genelgesi ile, boş bulunan sözleşmeli uzman tabip ve tabip pozisyonlarına yerleştirme işlemlerinin usul ve esaslarının ayrıntılı bir şekilde belirlendiği, Bakanlar Kurulu kararı ile tespit edilen ve Maliye Bakanlığı tarafından vize edilen hizmet birimleri ve her hizmet birimine düşen uzman tabip ve tabip sayısına göre öncelik sırası belirlendiği ileri sürülmüştür.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak devlet hizmet yükümlülüğünü yerine getiren davacının , 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli personel statüsüne geçme istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin, bu işlemin dayanağı olan Sağlık Bakanlığının 28/03/2017 günlü, 2017/3 sayılı Genelgesinin 1, 2, 3 ve 4. maddelerinin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 3. maddesinde; İlgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananların, her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralamasında yer alan ….. gün, Sağlık Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığınca uygun görülen diğer kuruluşlarda Devlet memuru veya ilgililerin talebi halinde 10/07/2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanuna tâbi sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yapmakla yükümlü oldukları hükmü yer alırken, 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkinda Kanun’un 1. maddesinde, kanunun amacı eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesini temin etmek üzere, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları tarafından hizmet akdi ile sözleşmeli olarak istihdam edilecek ve işçi sayılmayan sağlık personelinin hizmet şartlarını, niteliklerini, işe alınma ve işine son verilme hallerini, görev ve yetkilerini, hak, yükümlülük ve sorumluluklarını, ücret ve diğer ödemeleri ile özlük işlerini düzenlemek olarak ifade edilmiş olup anılan maddenin 2. fıkrasında, sözleşmeli personel istihdam edilecek hizmet birimlerinin yılda bir kez Cumhurbaşkanı kararı ile tespit ediliceği, dağıtımı yapılacak pozisyon sayısının 22000’i geçemeyeceği, Ekli (2) sayılı cetveldeki taban oranlarını yarısına kadar indirmeye Cumhurbaşkanı yetkili olduğu,. İstihdam edilecek sözleşmeli personel unvanları ve bunlarda aranılacak nitelikler ekli (1) sayılı cetvelde gösterildiği öngörülmüş, 4924 sayılı Kanunun 3. maddesinde ise;” Bakanlık, bu Kanunun 1 inci maddesi gereğince hazırlanan Cumhurbaşkanı kararında belirtilen hizmet birimlerinde ve ekli (1) sayılı cetvelde gösterilen pozisyon unvanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, Maliye Bakanlığı tarafından vize edilmiş pozisyonlarda Bakan onayı ile sözleşmeli personel istihdam edebilir. Sözleşmeli personelin pozisyon unvanlarını ve niteliklerini gösteren ekli (1) sayılı cetvel ile bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen sözleşmeli personel sayısı hizmete duyulan ihtiyaçtaki değişmeler dikkate alınarak yılda bir kez olmak kaydıyla, Cumhurbaşkanınca yeniden belirlenebilir.
Bu Kanuna göre istihdam edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarının, bu Kanunun 1 ve 3 üncü maddeleri gereğince Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen hizmet birimlerinde ve bu kararlarda belirtilen azami pozisyon sayısını geçmemek üzere, sağlık kurum ve kuruluşları ile gezici sağlık ve 112 acil servis gibi hizmet bazında birimler ve pozisyon unvanları itibarıyla dağılımına ilişkin vize işlemi, Bakanlığın teklifi üzerine yılda bir kez olmak üzere Maliye Bakanlığınca yapılır.
Ancak, sözleşmeli personel pozisyonlarının bulunduğu hizmet birimlerinin, birleşme, nitelik değiştirme veya isim değiştirme gibi nedenlerle değişikliğe uğraması halinde bu değişiklikler, il içinde olması kaydıyla, yılda en fazla iki kez Bakanlar Kurulu Kararı aranmaksızın Maliye Bakanlığı vizesiyle yapılabilir. Vize işlemine aykırı pozisyon unvanlarında ve sağlık birimlerinde sözleşmeli personel istihdam edilemez. Bakanlık, sözleşmeli personel pozisyonlarının hizmet ihtiyaçlarına en uygun şekilde dağılımının sağlanması için gerekli tedbirleri alır ve bu amaçla norm pozisyon sayılarını tespit eder. Norm pozisyon sayısının değişmesi dışında, pozisyonların birimler itibarıyla dağılımı değiştirilemez.” hükümlerine yer verilmiştir.
28/03/2017 günlü, 2017/3 sayılı, “4924 Sözleşmeli Personel” konulu Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genelgesinde;”… Boş bulunan sözleşmeli uzman tabip ve tabip pozisyonlarına yerleştirme işlemleri aşağıda belirtilen usul ve esaslara göre yapılacaktır.
1- Ekli (I) sayılı listede bulunan birimlerde vizelenen sözleşmeli uzman tabip pozisyonlar, sadece acil tıp uzmanları için kullanılacaktır.
2- Ekli (II) sayılı listede bulunan birimlerde vizelenen pozisyonlar (5. hizmet bölgesinin il merkezlerinde bulunan birimlerde vizelenen pozisyonlar); öncelikle acil tıp uzmanları için kullanılacaktır. Acil tıp uzmanlarının yerleştirme işlemlerinden sonra boş yer bulunması halinde yan dal uzmanlarının yerleştirme işlemleri yapılacaktır. Acil tıp uzmanları ve yan dal uzmanlarının yerleştirme işlemlerinden sonra boş pozisyon bulunması halinde diğer ana branşlarda bulunanların yerleştirme işlemleri yapılacaktır.
3- Ekli (III) sayılı listede bulunan birimlerde vizelenen pozisyonlar, acil tıp uzmanlarına öncelik verilmek suretiyle personel dağılım cetvelinde öngörülen branş ve sayılar esas alınarak kullanılacaktır.
4- Ekli (I) sayılı listede bulunan hastaneler ile 5. hizmet bölgesinin il merkezlerinde bulunan hastalerde vizelenen sözleşmeli tabip pozsiyonları, sadece hastanelerin acil servislerinde kullanılacaktır….” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıya aktarılan düzenlemeler uyarınca, sağlık hizmetlerinin yurt çapında kesintisiz ve ihtiyacı en iyi şekilde karşılayacak biçimde yürütülmesini sağlamakla yükümlü olan davalı idarenin, teminininde güçlük çektiği uzman tabiplerin istihdamını sağlamak için söz konusu pozisyonları özendirici kılmasını sağlamak adına düzenleme yapmasında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, … günlü, … sayılı işlem ile; 2017/3 sayılı Sağlık Bakanlığı Genelgesi uyarınca, 5. hizmet bölgesinin il merkezinde bulunan hastanelerde uzman tabip vizelerinin sadece acil tıp uzmanı ve yan dal uzmanları için tahsis edildiği anlaşılmakla ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olan davacının, 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli personel statüsüne geçme istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde de mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerekeceği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, tıpta uzmanlık eğitimini tamamlayarak devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmak üzere … Eğitim ve Araştırma Hastanesine ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak atanmıştır. Devlet hizmet yükümlülüğünü 4924 sayılı Kanun’a tabi sözleşmeli statüde yerine getirme talebiyle idareye başvuruda bulunmuştur.
Davacının talebi, 2017/3 sayılı Sağlık Bakanlığı Genelgesi uyarınca 5. hizmet bölgesinin il merkezinde bulunan hastanelerde uzman tabip vizelerinin sadece acil tıp uzmanı ve yan dal uzmanları için tahsis edildiği ve bu sebeple davacının isteği hakkında işlem yapılamadığı gerekçesiyle davalı idarece tesis edilen … günlü, … sayılı işlem ile reddedilmiştir

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
24/07/2003 günlü, 25178 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. maddesinde “Bu Kanunun amacı; eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir sekilde yürütülebilmesini temin etmek üzere, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları tarafından hizmet akdi ile sözleşmeli olarak istihdam edilecek ve işçi sayılmayan sağlık personelinin hizmet şartlarını, niteliklerini, işe alınma ve işine son verilme hallerini, görev ve yetkilerini, hak, yükümlülük ve sorumluluklarını, ücret ve diğer ödemeleri ile özlük işlerini düzenlemektir.
Sözleşmeli personel istihdam edilecek hizmet birimleri; yılda bir kez Cumhurbaşkanı kararı ile tespit edilir. Dağıtımı yapılacak pozisyon sayısı 22000’i geçemez. Şehir merkezlerinde kullanılacak toplam pozisyon sayısı, bu rakamın azami % 5’idir. Ekli (2) sayılı cetveldeki taban oranlarını yarısına kadar indirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 3. maddesinde ise ” Bakanlık, bu Kanunun 1 inci maddesi gereğince hazırlanan Cumhurbaşkanı kararında belirtilen hizmet birimlerinde ve ekli (1) sayılı cetvelde gösterilen pozisyon unvanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, Maliye Bakanlığı tarafından vize edilmiş pozisyonlarda Bakan onayı ile sözleşmeli personel istihdam edebilir. Sözleşmeli personelin pozisyon unvanlarını ve niteliklerini gösteren ekli (1) sayılı cetvel ile bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen sözleşmeli personel sayısı hizmete duyulan ihtiyaçtaki değişmeler dikkate alınarak yılda bir kez olmak kaydıyla, Cumhurbaşkanınca yeniden belirlenebilir.
Bu Kanuna göre istihdam edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarının, bu Kanunun 1 ve 3 üncü maddeleri gereğince Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen hizmet birimlerinde ve bu kararlarda belirtilen azami pozisyon sayısını geçmemek üzere, sağlık kurum ve kuruluşları ile gezici sağlık ve 112 acil servis gibi hizmet bazında birimler ve pozisyon unvanları itibarıyla dağılımına ilişkin vize işlemi, Bakanlığın teklifi üzerine yılda bir kez olmak üzere Maliye Bakanlığınca yapılır.
Ancak, sözleşmeli personel pozisyonlarının bulunduğu hizmet birimlerinin, birleşme, nitelik değiştirme veya isim değiştirme gibi nedenlerle değişikliğe uğraması halinde bu değişiklikler, il içinde olması kaydıyla, yılda en fazla iki kez Bakanlar Kurulu Kararı aranmaksızın Maliye Bakanlığı vizesiyle yapılabilir. Vize işlemine aykırı pozisyon unvanlarında ve sağlık birimlerinde sözleşmeli personel istihdam edilemez. Bakanlık, sözleşmeli personel pozisyonlarının hizmet ihtiyaçlarına en uygun şekilde dağılımının sağlanması için gerekli tedbirleri alır ve bu amaçla norm pozisyon sayılarını tespit eder. Norm pozisyon sayısının değişmesi dışında, pozisyonların birimler itibarıyla dağılımı değiştirilemez.” hükümlerine yer verilmiştir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 3. maddesinde; “İlgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananlar, her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralamasında yer alan ….. Gün, Sağlık Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığınca uygun görülen diğer kuruluşlarda Devlet memuru veya ilgililerin talebi halinde 10/07/2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanuna tâbi sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler. Bu süreler ihtiyaca göre Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile kısaltılabilir. Sürelerin hesabında fiilen çalışma esas olup, hafta sonu ve resmi tatil günleri fiili çalışmadan sayılır. Yıllık, mazeret ve hastalık izinli geçirilen günler ise yükümlülük süresine ilave edilir. ” düzenlemesi yer almaktadır.
28/03/2017 günlü, 2017/3 sayılı, “4924 Sözleşmeli Personel” konulu Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genelgesinde;
“… 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun Ek 3. maddesi, uzman tabip ve tabiplerin Devlet hizmeti yükümlülüklerini istekleri halinde 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli sağlık personeli olarak yapmalarına,…. imkan tanımaktadır.
Bu çerçevede, boş bulunan sözleşmeli uzman tabip ve tabip pozisyonlarına yerleştirme işlemleri aşağıda belirtilen usul ve esaslara göre yapılacaktır.
1- Ekli (I) sayılı listede bulunan birimlerde vizelenen sözleşmeli uzman tabip pozisyonlar, sadece acil tıp uzmanları için kullanılacaktır.
2- Ekli (II) sayılı listede bulunan birimlerde vizelenen pozisyonlar (5. hizmet bölgesinin il merkezlerinde bulunan birimlerde vizelenen pozisyonlar); öncelikle acil tıp uzmanları için kullanılacaktır. Acil tıp uzmanlarının yerleştirme işlemlerinden sonra boş yer bulunması halinde yan dal uzmanlarının yerleştirme işlemleri yapılacaktır. Acil tıp uzmanları ve yan dal uzmanlarının yerleştirme işlemlerinden sonra boş pozisyon bulunması halinde diğer ana branşlarda bulunanların yerleştirme işlemleri yapılacaktır.
3- Ekli (III) sayılı listede bulunan birimlerde vizelenen pozisyonlar, acil tıp uzmanlarına öncelik verilmek suretiyle personel dağılım cetvelinde öngörülen branş ve sayılar esas alınarak kullanılacaktır.
4- Ekli (I) sayılı listede bulunan hastaneler ile 5. hizmet bölgesinin il merkezlerinde bulunan hastalerde vizelenen sözleşmeli tabip pozsiyonları, sadece hastanelerin acil servislerinde kullanılacaktır….” düzenlemelerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I- Dava konusu düzenleyici işlemin iptali istemi yönünden;
Davacı, Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirmek üzere dava konusu 2017/3 sayılı Genelge’nin ekinde bulunan Ek (II) sayılı listede yer alan Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesine ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak atanmıştır. Bu nedenle 2017/3 sayılı Genelge’nin 2. maddesinin davacının hukuki menfaatini etkilediği anlaşıldığından, bu kısma hasren inceleme yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen yasal mevzuatın ve dosya içerisinde bulunan bilgi ile belgelerin incelenmesinden; 3359 sayılı Kanun’un Ek 3. maddesi ile uzman tabip ve tabiplerin Devlet hizmet yükümlülüğünü ifa ederken Devlet memuru veya 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli sağlık personeli olarak görev yapma tercih hakkının bulunduğu, ancak 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli sağlık personeli pozisyon sayısı üst sınırının 22.000 olduğu, sözleşmeli personelin istihdam edileceği hizmet birimlerinin Bakanlar Kurulu kararı ile tespit edileceği, pozisyonların Maliye Bakanlığı tarafından vize edileceği; davalı idarenin, belirli sınırlamalar içinde olduğu ve bu nedenle 4924 sayılı Kanun’un 3. maddesinin üçüncü fıkrasında sözleşmeli personel pozisyonlarının hizmet ihtiyaçlarına en uygun şekilde dağılımının sağlanması için gerekli tedbirleri almak ve bu amaçla norm pozisyon sayılarını tespit etmekle görevlendirildiği anlaşılmaktadır.
4924 sayılı Kanun’un amacının, gerek “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde gerekse Kanun’un adında belirtildiği gibi, eleman temininde güçlük çekilen yerlerde sağlık personeli istihdamını sağlayabilmek adına “sözleşmeli personel” olma imkanı sağlayarak özendirmek olduğu, sağlık hizmetlerinin yurt çapında kesintisiz ve ihtiyacı en iyi şekilde karşılayacak biçimde yürütülmesini sağlamakla görevli davalı idarenin, Devlet hizmeti yükümlüsü veya kadrolu personel sayısının yetersizliği nedeniyle Devlet memuru eliyle sunabileceği uzmanlıklar yerine, Yasaların kendisine verdiği planlama görev ve yetkisi uyarınca teminininde güçlük çektiği uzman tabiplerin istihdamını sağlamak için söz konusu pozisyonları özendirici kılmasını sağlamak adına düzenleme yapmasında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunduğundan söz etmek olanaklı değildir.
Öte yandan; söz konusu Genelge ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığınca, kamu hastaneleri birliklerine gönderilen yazı uyarınca, Şanlıurfa İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğince, Genel Sekreterliğe bağlı sağlık tesislerinin, 2017 yılı 4924 sayılı Kanun’a göre ihtiyaç duyulan sözleşmeli sağlık personel vizelerini sağlık tesislerine göre branş bazında tespit etmek üzere komisyon oluşturulduğu, komisyonca alınan 14/04/2017 günlü karar ile tespit edilen branşlar arasında davacının görev yaptığı sağlık birimi olan Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinde davacının branşı olan ruh sağlığı ve hastalıklarına yer verilmediği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; hizmet gerekleri gözetilerek düzenlendiği anlaşılan dava konusu Genelge’de hukuka aykırılık görülmemiştir.
II- Dava konusu bireysel işlemin iptali istemi yönünden;
Hukuka aykırılık bulunmayan dava konusu Sağlık Bakanlığının 28/03/2017 günlü, 2017/3 sayılı Genelgesi uyarınca davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu … günlü, … sayılı işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde, …-TL yargılama giderinin davacı yanında müdahil üzerinde bırakılmasına, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin ve davalı idarece yapılan …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davalı idareye iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.