Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6212 E. , 2022/5705 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6212
Karar No : 2022/5705
DAVACI : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: … Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Davacı tarafından, “Çıkarılacak Ağaçların Belirlenmesi ve Kayıt Altına Alınması Danışmanlık Hizmet Alımı”na ilişkin usul ve esasları belirleyen Orman Genel Müdürlüğü İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte kurulan derneklerinin ormancılığın ulusal çıkarlarına ve kamu yararına kullanılmasını amacıyla faaliyet gösterdiğini, dava konusu tamimin yasal ve bilimsel dayanağının olmadığını, “Çıkarılacak Ağaçların Belirlenmesi” işinin orman amenajman planlarının öngördüğü miktarda ve çapta silvikültür tekniklerinin kabul edebileceği bir metot ve miktarlar doğrultusunda alandan çıkartılması ve çıkartılacak ağaçların damgalanması işlemi olduğu, yasa ve yönetmeliğe göre konunun yasal yetkili ve sorumlusu anılan yerin bağlı olduğu orman işletme şefi ve kamuda çalışan teknik elemanların olduğu, dava konusu yazı ile hizmet alımına dönüştürülen bu işlemin hukuka aykırı hale getirildiği, bunun hayatın olağan akışına aykırı oluduğu ve adrese teslimli bir ihale mantığında bulunduğu, Orman Genel Müdürlüğü’nde yeterli sayıda görevli de bulunduğundan tamimin, iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usul yönünden, davanın süresinde açılmadığı belirtilmiştir.
Esas yönünden ise, yıllar itibariyle koruma ve kullanma dengesi içinde üretim programlarındaki artışlar ve piyasa talebine uygun olarak gerçekleşmeler göz önüne alındığında üretim miktarı, endüstriyel odunda 2000’li yıllarda 7 milyon m³ seviyelerinde iken, 2019 yılında 22.1 milyon m³, 2020 yılı programı da 25,6 milyon m³ olarak belirlediğini, 2020 yılı gerçekleşmesinin ise 24.8 milyon m³ olduğunu, üretim yılları itibariyle gerçekleşen artışa rağmen, bu alanda çalışan görevli personel sayısında azalma olduğunu, bu nedenle çıkarılacak ağaçların belirlenmesi ve kayıt altına alınmasına ait işler için ihtiyaç bulunduğunu, 5531 sayılı Yasa çerçevesinde orman mühendislerinden danışmanlık hizmeti alımı yapılmasının teşkilatlarının işlerini kolaylaştıracağını, uygulamanın her işletme müdürlüğünde tüm alanlarda yapılmayacağının, ekonomik işletmecilik prensiplerine bağlı kalınarak, zorunlu olarak hizmet alımına ihtiyaç duyulan yerlerde bu uygulamaya başlanılacağını, ağaçların belirlenmesi ve kayıt altına alınması işleminde orman mühendisi teknik eleman ile birlikte kayıt tutan kişi, kompasla ölçüm yapan kişi, numara yazan kişi, duruma göre damga yeri için ayna açan bir veya iki baltacı ve damgacı olmak üzere 5 ya da 6 kişiye ihtiyaç olduğunu, bu işlerin idarenin rahatlıkla yapabileceği iddiasının mevcut orman mühendisi sayısıyla yapılmaya çalışılmakta olduğunu oysa, bir ekiple yapılması gerektiği dava konusu istemin üst mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır.
DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN BEYANI :
… Odasının, mesleğin ve meslektaşların hak ve yetkilerini korumak, ülkemiz ormanlarının korunması için gerekli çalışmaları yapmakla yükümlü olduğunu, gerektiğinde yasal süreçleri izleyerek de bu görevini yerine getirdiğini, bu nedenle davaya müdahale talebinde hukuki menfaati bulunduğunu,
Usul yönünden, davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğini; esas yönünden ise Kanunda damgalama yetkisinin sadece Orman Genel Müdürlüğü çalışanlarına ait olduğuna dair bir hüküm bulunmadığını, Ülke genelinde yıllık yaklaşık olarak bölme adı verilen 40.000 iş ünitesinde ormanlara bakım, gençleştirme, rehabilitasyon gibi değişik adlarda yapılan silvikültürel faaliyetlerin yapıldığı ve Orman Genel Müdürlüğü’nün teknik personel ihtiyacının oluşması durumunda bunun hizmet alımı ile karşılanmasında olağan dışı bir durumun oluşmadığını zira yapılacak işin denetim ve programlamasının yine davalı idareye ait olduğu beyan edilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, “Çıkarılacak Ağaçların Belirlenmesi ve Kayıt Altına Alınması Danışmanlık Hizmet Alımı”na ilişkin usul ve esasları belirleyen Orman Genel Müdürlüğü İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 169. maddesinde, “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.” hükmü yer almaktadır.
6831 sayılı Orman Kanun’un 27. maddesinde, “Devlet ormanlarından kesilecek veya herhangi bir sebeple devrilmiş veya kesilmiş ağaçlardan, hangilerinin diplerinin ve hangi ürün çeşidinin kimler tarafından numaralanıp damgalanacağına, orman mahsullerinin kesim, imal, toplama, koruma ve satış icaplarına göre nakil, istif ve ölçme işlerine, nakliye tezkerelerinin tanzim ve kullanılmasına ait şekil ve esaslar Orman Genel Müdürlüğünce tayin ve tespit olunur.” hükmü bulunmaktadır.
Öte yandan Damga Yönetmeliği’nin “Dikili Ağaç Damgası” başlıklı 5. maddesinde” Bu damga; ağaç kesildiğinde damga dip kütükte kalacak şekilde, alınmasına karar verilen göğüs hizasındaki çapları 20 cm ve üzerindeki ağaçlarda toprak seviyesine en yakın bir yerde açılacak aynaya, çapları 8-20 cm deki ağaçlarda aynaya veya kesim yüzeyine uygulanır.
Kesimde ve kontrolde kolaylık sağlamak için damgalar, mümkün olduğunca, bütün ağaçlarda aynı yöne dönük olarak uygulanır. Meyilli arazide bu yön meylin aşağı tarafıdır.
Göğüs hizasındaki çapları 8 cm. den küçük olan kesilecek ağaçlar damgalanmaz.
Tıraşlama, boşaltma kesimi yapılacak alanlar ile tamamen boşaltılacak yanan orman sahalarında sadece sınırlardaki ağaçlar damgalanarak sahanın sınırları belirlenir ve bu sınır içinde kalan ağaçlar damgalanmaz.
Baltalıklarda dikili damga yapılmaz. Ancak göğüs hizasındaki çapı 20 cm.den büyük ağaçlar 5 nci maddenin birinci ve ikinci fıkrasındaki esaslara göre damgalanır.
Bir Orman İşletme Şefliği sınırları içinde birden çok damganın kullanılması gerektiğinde, damgalar ayrı ayrı bölme veya bölmeciklerde (İşlem ünitesi) kullanılır.” hükmü ve “Damgalama Yetkisi ve Yetki Devri” başlıklı 9. maddesinde ise
” Damgalama yetkisi ve yetki devri şunlardır:
a)Dikili Ağaç Damgasında; Orman İşletme Şefi tarafından kullanılır. Ancak, Orman Bölge Müdürü veya İşletme Müdürü tarafından yazılı yetki verilmek kaydı ile, ormancılık öğrenimi görmüş tüm teknik elemanlara damga yapma görevi ve yetkisi verilebilir. Damgalama bir teknik eleman tarafından yapılabilir.
Özel Silvikültürel müdahale gerektiren damgalamada, ilgili birimlerden yeterince teknik eleman da bulundurulabilir.
Böcek, mantar ve benzeri gibi zararlıların arız olduğu sahalardaki ağaçlarda; Orman İşletme Şefi ve gerekli hallerde Orman Zararlıları İle Mücadele Şube Müdürlüğü teknik elemanlarınca müştereken damgalama yapılabilir.
Damgalama işleri birkaç kişi tarafından yapıldığında, görev unvanı en yüksek olan kişi Ekip Başkanlığı görevini yapar.
b)Devrik Ağaç Damgasında; Devrik Ağaç Damgasının kullanılmasına, Orman İşletme Şefi veya İşletme Müdürünce görevlendirilen teknik elemanlar yetkilidir.
Ancak, 7 nci maddede yazılı Zati ve Müşterek ihtiyaçlar ile felaketzede ve göçmen ihtiyaçları dışında, sadece devrik ağaçların damgalanmasında yine Orman İşletme Şefinin sorumluluğu altında Orman Muhafaza Memurlarına da görev verilebilir.
c)Usulsüz ve Nizamsız Kesimlere ve Ürünlerine Ait Damgada; Usulsüz Kesimlere Ait Damganın kullanılmasına, Orman İşletme Şefi veya İşletme Müdürünce görevlendirilen teknik
elemanlar yetkilidir. Ancak münferit olaylarda Orman İşletme Şefinin sorumluluğu altında Orman Muhafaza Memurlarına da yetki verilebilir.
d)Mamul Damgada; Mamul Damganın kullanılmasına Orman İşletme Şefi yetkilidir. Orman İşletme Şefi bu yetkiyi sorumluluğu altında, işletme şefliği teknik elemanlarına veya orman muhafaza memurlarına verebilir. Ancak bu görevlendirmenin verildiği ve geri alındığı tarih yazılı olarak tespit edilir.” kuralı bulunmaktadır.
Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak tüzük ve yönetmelik dışında, kılavuz, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında da düzenleme yapabilmektedirler. Ancak bu düzenlemeler arasında uyulması gereken “normlar hiyerarşisi” kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir.
Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen tüzük, yönetmelik, genelge, kılavuz gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
6831 sayılı Kanunu’nun 27. maddesinin uygulanmasıyla ilgili şekil, şart ve esaslar ile orman alanlarından kesilecek veya herhangi bir sebeple devrilmiş veya kesilmiş ağaçlardan, hangilerinin diplerinin ve hangi ürün çeşidinin kimler tarafından numaralandırılıp damgalanacağına ilişkin hususların Yönetmelik ile düzenleneceğine ilişkin açık hükmüne rağmen, dava konusu tamim ile çıkarılacak ağaçların belirlenmesi ve kayıt altına alınması hususunda danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden “çıkarılacak ağaçların belirlenmesi ve kayıt altına alınması” yetki ve görevinin Orman Genel Müdürlüğü’nde görevli Orman İşletme şefine ait olduğu, dava konusu tamim ile mevzuatında öngörülmeyen şekilde hizmet alımına ilişkin düzenlemeler getirildiği, bu hali ile dava konusu işlemde üst hukuk normu olan Orman Kanunu ve Damgalama Yönetmeliği’ne uyarlık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Orman Genel Müdürlüğü İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava konusu işlem, 6831 sayılı Orman Kanunu’un 27. maddesine dayanılarak çıkartılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı … Genel Müdürlüğü’nün usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esasına geçilmiştir.
İlgili Mevzuat:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 169. maddesinde, “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.” hükmü yer almıştır.
6831 sayılı Orman Kanun’un 27. maddesinde, “Devlet ormanlarından kesilecek veya herhangi bir sebeple devrilmiş veya kesilmiş ağaçlardan, hangilerinin diplerinin ve hangi ürün çeşidinin kimler tarafından numaralanıp damgalanacağına, orman mahsullerinin kesim, imal, toplama, koruma ve satış icaplarına göre nakil, istif ve ölçme işlerine, nakliye tezkerelerinin tanzim ve kullanılmasına ait şekil ve esaslar Orman Genel Müdürlüğünce tayin ve tespit olunur.” hükmü bulunmaktadır.
Öte yandan Damga Yönetmeliği’nin “Dikili Ağaç Damgası” başlıklı 5. maddesinde ” Bu damga; ağaç kesildiğinde damga dip kütükte kalacak şekilde, alınmasına karar verilen göğüs hizasındaki çapları 20 cm ve üzerindeki ağaçlarda toprak seviyesine en yakın bir yerde açılacak aynaya, çapları 8-20 cm deki ağaçlarda aynaya veya kesim yüzeyine uygulanır.
Kesimde ve kontrolde kolaylık sağlamak için damgalar, mümkün olduğunca, bütün ağaçlarda aynı yöne dönük olarak uygulanır. Meyilli arazide bu yön meylin aşağı tarafıdır.
Göğüs hizasındaki çapları 8 cm. den küçük olan kesilecek ağaçlar damgalanmaz.
Tıraşlama, boşaltma kesimi yapılacak alanlar ile tamamen boşaltılacak yanan orman sahalarında sadece sınırlardaki ağaçlar damgalanarak sahanın sınırları belirlenir ve bu sınır içinde kalan ağaçlar damgalanmaz.
Baltalıklarda dikili damga yapılmaz. Ancak göğüs hizasındaki çapı 20 cm.den büyük ağaçlar 5 nci maddenin birinci ve ikinci fıkrasındaki esaslara göre damgalanır.
Bir Orman İşletme Şefliği sınırları içinde birden çok damganın kullanılması gerektiğinde, damgalar ayrı ayrı bölme veya bölmeciklerde (İşlem ünitesi) kullanılır.” hükmü ve “Damgalama Yetkisi ve Yetki Devri” başlıklı 9. maddesinde ise
” Damgalama yetkisi ve yetki devri şunlardır:
a)Dikili Ağaç Damgasında; Orman İşletme Şefi tarafından kullanılır. Ancak, Orman Bölge Müdürü veya İşletme Müdürü tarafından yazılı yetki verilmek kaydı ile, ormancılık öğrenimi görmüş tüm teknik elemanlara damga yapma görevi ve yetkisi verilebilir. Damgalama bir teknik eleman tarafından yapılabilir.
Özel Silvikültürel müdahale gerektiren damgalamada, ilgili birimlerden yeterince teknik eleman da bulundurulabilir.
Böcek, mantar ve benzeri gibi zararlıların arız olduğu sahalardaki ağaçlarda; Orman İşletme Şefi ve gerekli hallerde Orman Zararlıları İle Mücadele Şube Müdürlüğü teknik elemanlarınca müştereken damgalama yapılabilir.
Damgalama işleri birkaç kişi tarafından yapıldığında, görev unvanı en yüksek olan kişi Ekip Başkanlığı görevini yapar.
b)Devrik Ağaç Damgasında; Devrik Ağaç Damgasının kullanılmasına, Orman İşletme Şefi veya İşletme Müdürünce görevlendirilen teknik elemanlar yetkilidir.
Ancak, 7 nci maddede yazılı Zati ve Müşterek ihtiyaçlar ile felaketzede ve göçmen ihtiyaçları dışında, sadece devrik ağaçların damgalanmasında yine Orman İşletme Şefinin sorumluluğu altında Orman Muhafaza Memurlarına da görev verilebilir.
c)Usulsüz ve Nizamsız Kesimlere ve Ürünlerine Ait Damgada; Usulsüz Kesimlere Ait Damganın kullanılmasına, Orman İşletme Şefi veya İşletme Müdürünce görevlendirilen teknik elemanlar yetkilidir. Ancak münferit olaylarda Orman İşletme Şefinin sorumluluğu altında Orman Muhafaza Memurlarına da yetki verilebilir.
d)Mamul Damgada; Mamul Damganın kullanılmasına Orman İşletme Şefi yetkilidir. Orman İşletme Şefi bu yetkiyi sorumluluğu altında, işletme şefliği teknik elemanlarına veya orman muhafaza memurlarına verebilir. Ancak bu görevlendirmenin verildiği ve geri alındığı tarih yazılı olarak tespit edilir.” hükmü yer almıştır.
Dava konusu Orman Genel Müdürlüğü İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığı’nın “Çıkarılacak Ağaçların Belirlenmesi ve Kayıt Altına Alınması Danışmanlık Hizmet Alımı”na ilişkin usul ve esasları belirleyen Orman Genel Müdürlüğü İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin incelenmesi:
Orman Genel Müdürlüğü İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile Çıkarılacak Ağaçların Belirlenmesi ve Kayıt Altına Alınması Danışmanlık Hizmet Alımına ilişkin usul ve esaslarını belirlenmiş olup, 2020 yılı içerisinde Orman Genel Müdürlüğü’nde yeni göreve başlayacak personel durumlarının da göz önüne alınarak, teknik eleman ya da işçilik hizmeti açığı söz konusu olan işletme müdürlüklerinde, zorunlu olarak hizmet alımına ihtiyaç duyulan işletmelerde uygulamanın başlayacağını, Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda mevcut ödeneklerin de dikkate alınacağı ve öncelik verilecek işletmeler ile yaklaşık hangi miktar hizmet alımı yoluyla işlemlerin yapılabileceğinin kararlaştırılacağını, hizmet alımı yapılırken ihtiyaç durumu, öncelik sırası ve mevcut kapasite ödenek durumu gözetilerek işlemlerin yapılacağını, danışmanlık hizmet alımının 5531 sayılı Yasa çerçevesinde yapılacağı, hizmet alımı birim fiyatının anahtar teslimi yöntemi şeklinde yapılacağı, malzeme, araç, gereç vb tüm giderlerin fiyata dahil olduğu, bakım bölümlerinde meşcere çaplarında yapılacağı ve ibreli ile yapraklı olarak birim fiyatlarının oluşturulacağı, silvikültürel teknikler açısından doğru ağaçların seçilmesi ve çap ölçüleri ile diğer işlemlerin mevzuata uygun yapılması için denetimlerde gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerektiği hususlarında 28 Orman Bölge Müdürlüğünün talimatlandırıldığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafından, dava konusu işlemde belirlenen “çıkarılacak ağaçların belirlenmesi ve kayıt altına alınması” işleminin ağaçların damgalanması işlemi olduğu, Yasa ve Yönetmeliğe göre konunun yetki ve sorumluluğunun kamu çalışanlarında olduğu, dava konusu yazı ile hizmet alımına dönüştürülmesinin yasal dayanağı bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idarece, üretim programlarındaki artışlar ve piyasa talebine uygun olarak gerçekleşmeler göz önüne alındığında üretim miktarının sürekli arttığı, bu alanda çalışan görevli personel sayısında azalma olduğunu, bu nedenle çıkarılacak ağaçların belirlenmesi ve kayıt altına alınması ait işler için ihtiyaç bulunduğunu, 5531 sayılı yasa çerçevesinde orman mühendislerinden danışmanlık hizmeti alımı yapılmasının teşkilatlarının işlerini kolaylaştıracağı savunulmaktadır.
Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak tüzük ve yönetmelik dışında, kılavuz, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında da düzenleme yapabilmektedirler. Ancak bu düzenlemeler arasında uyulması gereken “normlar hiyerarşisi” kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir.
Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen tüzük, yönetmelik, genelge, kılavuz gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
İdarenin düzenleyici idari işlem tesis etme yetkisinin “Yasama yetkisinin devredilmezliği” ilkesinin bir sonucu olarak ikincil nitelikte bir kural koyma yetkisi olduğu göz önüne alındığında; söz konusu yetkinin kanunların çizdiği çerçeve içinde kalması ve kanunlara uygun olarak kullanması zorunludur. Bu bağlamda kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa düzenlemenin yönetmelikle yapılması, ayrıca normlar hiyerarşisinde yönetmeliğe göre daha alt düzeyde yer alan düzenleyici işlemlerin yönetmelikle çizilen sınırı aşmaması ve yönetmeliğe uygun olması bir diğer zorunluluktur.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, “çıkarılacak ağaçların belirlenmesi ve kayıt altına alınması” yetki ve görevinin Orman Genel Müdürlüğü’nde görevli Orman İşletme şefine ait olduğu, dava konusu tamim ile mevzuatında öngörülmeyen şekilde hizmet alımına ilişkin düzenlemeler getirildiği, bu hali ile dava konusu işlemin üst hukuk normu olan Orman Kanunu ve Damgalama Yönetmeliği’ne aykırı bir düzenleme olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Orman Genel Müdürlüğü İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Davalı yanında müdahilin yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.